Bu bir mucize değil

    Zaman zaman bunu yapıyoruz. THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu ile makam odasında beyaz çay içip sohbet ediyoruz.

    Diyor ki; “Bu bir mucize değil. THY için ciddi bir potansiyel vardı. Ve cesaretle 200 uçağı geçtik. Belki 250 ya da 300 uçağa kadar gideceğiz. Yerli ve transit yolcunun hareketini iyi izledik ve doğru orantılı büyüdük. Bizim için belki de 300 uçaktan sonra gerçek rekabet başlayacak. ”
    Mütevazı bir şey gibi gelse de içindeki gerçeklik doğru teşhisin sonucu. THY, var olan gücü uçaklarının gövdesine toplayıp, doğru hizmet anlayışı ve az eksikli organizasyonla bugünlere geldi.
    Topçu, hedeflerini sürekli büyüttüklerini ama maceracı olmaktan da kaçındıklarını söylüyor. Gelecek günlerde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda dış hatlardaki CIP salonunu konseptini yayacaklar. İlki Moskova’da açılacak. Belki pideci de olacak. Dünyada hiç görülmemiş genişlikteki ikram yelpazesini Moskova’da da uygulayacaklar.
    Sonra Londra ve ardından New York gelecek. Elbette Paris için ağırlıklı girişimleri var. TAV CEO’su Sani Şener’i de Fransız ortakları üzerinden yardıma çağırmışlar. O da uğraşıyor.
    New York JFK’deki salon için yer Terminal 1’de; neredeyse hazır gibi. Yani yakın gelecekte THY dünya merkezlerinde başkalarının CIP salonlarında sığıntı gibi durmayacak, kendi salonlarıyla sisteme kafa tutacak.

    7 ADET BOEING 777

    Sipariş verilen uzun menzilli Boeing 777’ler gelinceye kadar hızla kiralama için çalışma yapılmış. Yedi uçak bulunmuş ve kiralama işlemleri tamamlanmış. Bunlar gerekli yapısal değişikliklerden sonra mayıs ayından itibaren filoya katılacak. Böylece uzun menzilde daha çok noktaya uçuşta sıkıntı yaşanmayacak.
    Airbus’la A330-300 sipariş anlaşması içindeki artı beş adet opsiyonda kesin siparişe çevrilmiş ya da çevrilmek üzere. Filo hızla büyüyor. Daha ileriye doğru iki katlı uçaklar içinde hazırlıklar yapılıyor. Üçüncü havalimanı için önlerinde ciddi bir zaman olduğu için Atatürk Havalimanı’nda rahatlama sağlayacak askeri apron devri gibi hızlı çözümleri de hızlandırmaya uğraşıyorlar.
    THY, pilot eğitimi konusunda ciddi araştırmalar yapıyor. Yurt dışındaki okullara gönderdiği pilot adayları için görülmemiş sıkılıkta bir kontrol sistemi kurmuş. Aydın Çıldır’da alınan arazide kurulacak uçuş akademisi için dünya çapındaki bir markayla ortaklığa gidilecek.
    Hedef sadece kendi pilotunu yetiştirmek değil, bütün bölge ülkelerinin ihtiyaçlarına cevap vermek. Bu çalışmaların çok uzun süreceğini sanmıyorum. THY’nin marka değerine en büyük katılımı gerçekleştiren Do&Co ise yeni mönüler, yeni lezzetler için çalışmalar yapıyor. Bu yeni lezzetler hızla uçaklara taşınacak.
    THY ikramda ulaştığı başarıdan asla taviz vermeyecek. Tasarruf dönemlerinde bile ikramdan bir şey eksilmeyecek. Aksine Do&Co’nun patronu Attila Doğudan eliyle, yarattığı devrimi büyütecek.
    Beyaz çaylar bitiyor, THY’deki radikal değişikliklerle ilgili sohbetimizi bir başka hafta devam ettirmek üzere bırakıyoruz. Kabin memurlarının üniformalarını sorup “Üniformalar bizi marka değerine yakışır şekilde temsil etmeli” diyorum.
    Topçu o konunun hiç aceleye getirilmeyeceğini ve sonuna kadar en iyisi için uğraşacağını söylüyor.
    Ben gidiyorum, Topçu da arkamdan Kamerun’a, yeni açılan hattaki ilk uçuşa gidiyor...

    /_np/2296/18772296.jpg

    Kadınlar cam kenarı erkekler koridoru istiyor

    ABD’de yapılan bir araştırmaya göre kadın ve erkek yolcular koltuktan yemek seçimine kadar tamamen zıt tercihlere sahip

    1. Nereye oturuyorlar?
    Kadın: Çoğunluğu cam kenarını istiyor. Burayı tercih ederken amacı rahatsız edilmemek.
    Erkek: Koridoru rahat oturup ayaklarını uzatmak ve kolay giriş-çıkış için istiyor.

    2. Kol koyma yeri kavgası
    Kadın: Böyle bir kavga yan yana oturan iki kadın yolcu arasında neredeyse hiç yaşanmıyor. Kadın yolcular genellikle ayaklarını-kollarını uzatırken yan koltuğun sınırlarına girmiyor.
    Erkek: Kol koyma yerini kapmayı erkek iktidar bölgesini ilan etmek anlamına geliyor. Yerine oturur oturmaz kol koyma yerini kapıyor. Ayaklarını bazen yana veya ileri uzatıp rahatsızlığa neden olabiliyor.

    3. Kabin bagajı
    Kadın: Genellikle el çantası taşıdıkları için kabin bagajını yanlarına almıyorlar. Boyutları kurallara uygun bile olsa bavulunu kargoya veriyor.
    Erkek: Daha az parçayla seyahat ediyor ama bavullarını yanından ayırmak istemiyor. Kabin ölçülerinde aldığı çantasını kesinlikle yanında taşıyor.

    4. Yemekler
    Kadın: Genellikle salataları, hafif yemekleri tercih ediyor. Uçmadan önce tercihli yemek sunan havayollarında diyet yemek yükleten çok. Ama birçok kadın yolcu tatlıyı da atlamıyor.
    Erkek: Genellikle ana yemekleri yiyorlar. Aparitif, salata veya tatlılarla erkek yolcuların arası pek iyi değil. Ana yemek tercihlerinde kırmızı et ezici ağırlığa sahip. İkinci tercih balık.

    5. Nasıl uyuyorlar?
    Kadın: Battaniyesiz uyuyamıyor. Gündüz uçuşlarında pencere perdelerini kapattırıyor, uzun uçuşlarda verilen göz maskeleri hemen takıyor.
    Erkek: Battaniyeyi pek aramıyor. Işıktan kadınlar kadar rahatsız olmuyor. Erkek yolcu yorgunsa her durumda kestirmeye başlayabiliyor.

    6. Amenity kit
    Kadın: Uzun menzilli uçuşlarda verilen ve içinde diş fırçası, nemlendirici gibi ürünlerin bulunduğu çantalar çok hoşlarına gidiyor.
    Erkek: Amenity kit’in sadece çantasını kullanılıyor. İçiyle pek ilgilenmiyor. En fazla bir sonraki yolculuğu için diş macununu alıyor.

    7. Uçakta veya terminalde alışveriş
    Kadın: Daha az yükle seyahat etseler de dış hat uçuşlarında uçağa binerken de inerken de gümrüksüz satış mağazalarından bolca alışveriş yapıyorlar. Bazıları uçakta satılan duty free ürünlerini önceden inceliyor. Alışverişin önemli bölümü erkeğe göre daha bilinçli.
    Erkek: Genellikle son dakika hediye almak için alışveriş yapıyor. Erkekler için uçakta satılan duty free ürünleri adeta hayat kurtarıcı. Havayolları bu özelliklerini bildiği için erkek yolcuların hediye ihtiyaçlarını karşılayacak hem de yüksek ciro yapacakları ürünleri koyuyor.

    Havada cildiniz neden kurur?
     
    Kabindeki havanın basıncı, yerden 1800 ila 2600 metre yüksekliğe eşit olarak veriliyor. Nem oranı yüzde 20 civarında. Daha düşük kabin basıncı yüksekliği için uçak tasarımlarının tamamen değişmesi gerekiyor. Bu da çok pahalı bir yatırım. Uçakta cildinizin kurumaması için bol bol su ve meyve suyu için. Kahve, çay, alkol gibi vücutta su oranını düşüren sıvılardan uzak durun. Kuru cildiniz varsa, nemlendirici kremler kullanın.

    Yazarın Son Yazıları
    08 Eylül 2014, Pazartesi
    01 Eylül 2014, Pazartesi
    01 Eylül 2014, Pazartesi
    31 Ağustos 2014, Pazar
    25 Ağustos 2014, Pazartesi
    18 Ağustos 2014, Pazartesi
    17 Ağustos 2014, Pazar
    11 Ağustos 2014, Pazartesi
    04 Ağustos 2014, Pazartesi
    21 Temmuz 2014, Pazartesi
    Merhaba
    Hürriyet Facebook deneyiminden yararlanmak için Facebook ile giriş yapın.

    YAZARLAR

    © Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding
    Kapat
    Hürriyet Facebook Deneyimine Hoşgeldiniz
    • Keşfedin! Arkadaşlarınızın okuduğu ilginizi çekecek haberleri keşfedin, Facebook hesabınızda arkadaşlarınızın neleri okuduğunu görün.
    • Kolayca Paylaşın! Okuduğunuz haberler Facebook hesabınızda kolayca paylaşılsın, sizin gündeminizden arkadaşlarınız da haberdar olsun.
    • Kontrol Sizde! Paylaşımlarınızı istediğiniz zaman durdurun, istediğiniz zaman tekrar başlatın. Kontrolü her zaman elinizde tutun.