Öcalan'ı neden idam etmemiştik, hatırlar mısınız?

    Başbakan bir süredir ısrarla teröre karşı mücadelede idam cezasının etkili olacağını anlatıyor. Acaba? Terör suçluları veya Öcalan'ın idam edilmesi PKK'yı korkutur mu, yoksa terörü arttırmak için bir fırsat mı yaratır?

    Başbakan,  bir süredir idam cezasını, özellikle terör suçlarıyla ilgili olarak geri getirmekten söz ediyor. Alışığızdır, Başbakan ortaya bir görüş attı mı, Ak Parti hemen kolları sıvar ve patronun istediğini yerine getirir.
      
    Türkiye'nin idam cezasından kurtulması hiç kolay olmamıştı. Büyük kavgalar sonunda uygar ülkeler arasına girebilmiş, insanlık dışı bir uygulamadan kendimizi kurtarabilmiştik.
      
    Şimdi saati geriye çevirmek çok daha zor ve yıpratıcı olacak. Boş yere zaman ve enerji kaybedeceğiz. Eskiye döneceğiz!
      
    Peki, Başbakan neden idam konusunu ortaya atıyor?
      
    Ben, Erdoğan'ın bu sözleri benimsediği için söylediğine inanmıyorum. Zira, bu yaklaşım Erdoğan'ın geçmişteki düşüncelerine hiç uymuyor.
      
    Türkiye’nin kurucuları arasında yer aldığı Avrupa Konseyi’nin 1954’de imzaladığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin savaş halleri dışında idamı kaldıran ek protokollerin yürürlüğe girmesini onaylayan bakanlar kurulu kararı 2003’te Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı. İdam cezası 2006’da yine Tayyip Erdoğan hükümetinin önerisiyle tamamen kaldırıldı. Dün idama karşı çıkan Erdoğan bugün neden tutum değiştirsin?
     
    İki nedene bağlıyorum:

       1- Terör iktidarı çok sıkıştırıyor. Kamuoyu rahatsız. Anlaşılan, Başbakan seçmenini tatmin edebilmek için idam konusunu gündeme getiriyor.
       2- 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar, milliyetçi oyları toplayabilmek, hiç değilse bu oyları kaçırmamak için, idam konusunu kullanıyor.
      
    Yoksa, idam korkusuyla Öcalan veya PKK'nın korkutulması veya dize getirilmesinin, bu şekilde terörün durdurulmasının imkansız olduğunu, aksine idamların terörü daha da azdıracağını en iyi bilmesi gereken insandır.
      
    Eğer bu tahminim doğru ise, o zaman şu soruyu sormamız gerekiyor:
     
    İdamı geri getirmek çok tehlikeli bir taktik değil mi?

    Öcalan'ın idam edilip edilmemesi 1999'da tartışılmıştı.
     
    O dönemi çok iyi hatırlıyorum, zira PKK liderinin infaz edilmesine karşı gelenlerin arasındaydım.
      
    İdam cezasının kaldırılması ve Öcalan'ın infazı hemen hemen aynı sıralarda gündeme gelmişti. Hatırlayacak olursanız, Mesut Yılmaz-Bülent Ecevit-Devlet Bahçeli üçlü koalisyonu görev başındaydı. Türkiye büyük hızla, AB'ye adaylığı yakalayabilmek için reform paketleri çıkarıyordu. İdam cezasının kaldırılması da adaylığın bir koşuluydu ve bu nedenle yerine getirildi. Eğer idam o tarihte kaldırılmasa, 2004'te Ak Parti tarafından kaldırılmak zorunda kalınacaktı! 
      
    Öcalan'ın idam edilip edilmemesi bu karardan önce gündeme düştü. Koalisyon hükümetinin aldığı en zor kararlardan biriydi diyebilirim. Bir yanda kamuoyunu perişan eden bir Pkk terörü, öte yanda tüm politikasını Öcalan'ı asmaya dayandırmış olan MHP 'nin kaldığı zor durum vardı.
      
    O dönemde hem Ankara hem de kamuoyunun sağduyulu kesiminin kafasında sadece bir tek düşünce vardı: "İdam edilmesi durumunda ülke kana bulanabilir..."
      
    Ne Washington'dan ne de Avrupa Birliği’nden öyle boyun eğilecek baskı filan gelmedi. Öcalan'ın idam edilmemesi konusunda tavsiyeler oldu, ancak koşul yoktu.
      
    Devlet başka bir nedenle kaygı içindeydi.
      
    Öcalan'ın idamı durumunda Güneydoğu'nun ayaklanacağı hesap ediliyordu. PKK'nın bölüneceği, büyük ve kanlı bir iç mücadele, aynı zamanda suikast maratonu, kendini gösterme yarışının başlaması bekleniyordu.
       
    Güvenlik güçlerinden de "Böyle bir durumda biz başa çıkamayız" mesajları geliyordu.
      
    O kadar ki MİT medyanın en azgın "Asalım" taraftarı yazar ve gazetelerine yönelik lobi faaliyeti yaptı. Başta MİT Müsteşarı Atasagun olmak üzere, İçişleri- Adalet Bakanlıkları gazetecilere brifingler düzenlediler. Asker elini ayağını çekti "Biz tarafsız, bize görüş sormayın" diyerek yeşil olmasa da sarı ışık yaktı.
      
    İşte böylesine son derece zor bir ortamdan geçtik ve devlet çok yerinde bir kararla idamı erteledi. Zaten ardından da idam cezası tümüyle kalktı.
      
    Türkiye rahat bir nefes aldı.
      
    Şimdi tekrar sıfır noktasına geri döneceğiz.

    İDAM, PKK'NIN İŞİNE YARAR...

    Eğer idam cezasının teröre karşı caydırıcı bir unsur olacağını düşünüyorsanız, hiç kendinizi yormayın. Boşuna zamanınızı ve enerjinizi harcamış olursunuz.
      
    Nedenleri çok, ben sadece birine değinmek istiyorum.
      
    PKK için, idam cezası caydırıcı değil, aksine önemli bir propaganda unsuru olacaktır. Zira onlar için insan kaybı önemli değildir. Umurlarında dahi olmaz. Aksine, ister Öcalan ister gerillalarından birinin idamı ellerine inanılmaz bir fırsatın geçmesini sağlar.
      
    İdam edilenler “Kahraman” ilan edilecek, kent ve kırsaldaki taraftarlarını ayaklandıracak. Örgüt ülkenin dört bir yanını kana bulayacak. Üstelik bütün bunları da idam gibi dünyada alkış almayan bir cezaya karşı mücadele ediyormuş süsü vererek yapacak.
      
    Son bir not: Pkk'lı dediğiniz ve dağlarda savaşan genç adamın ölüm korkusu yoktur. Ha idam edilmiş ha bombardımanda ha TSK'nın kurşunuyla ölmüş, hiç fark etmez...
      

     

    Merhaba
    Hürriyet Facebook deneyiminden yararlanmak için Facebook ile giriş yapın.

    YAZARLAR

    © Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding
    Kapat
    Hürriyet Facebook Deneyimine Hoşgeldiniz
    • Keşfedin! Arkadaşlarınızın okuduğu ilginizi çekecek haberleri keşfedin, Facebook hesabınızda arkadaşlarınızın neleri okuduğunu görün.
    • Kolayca Paylaşın! Okuduğunuz haberler Facebook hesabınızda kolayca paylaşılsın, sizin gündeminizden arkadaşlarınız da haberdar olsun.
    • Kontrol Sizde! Paylaşımlarınızı istediğiniz zaman durdurun, istediğiniz zaman tekrar başlatın. Kontrolü her zaman elinizde tutun.