Kasık ağrısı neden önemli?

Kasık ağrısı deyip geçmeyin, önemsiz zannedip hafife almayın! İki üç haftadır devam eden bir kasık ağrısı yumurtalık kanserinin ilk işareti bile olabileceğini unutmayın...

Tabii ki her kasık ağrısı yumurtalık kanserine işaret etmez ama, her kasık ağrısını nedeni anlaşılana kadar araştırmak, sorunun “adını koymak” lazımdır. Özellikle kadınlarda kasık ağrısına yol açabilen çok sayıda sağlık sorunu var. Zaten bu nedenle de problem erkeklerden çok kadınlarda görülür. Hatta, bazı kadınlar neredeyse her ayın bir iki gününü bu ağrılarla geçirebilir. Nedeni şu...

YUMURTLAMA AĞRISI DA, KİST YIRTILMASI DA OLABİLİR

Her ayın belirli günlerinde ritmik olarak tekrarlayan kasık ağrısı özellikle genç kız ve kadınlarda sık görülür. Bu son derece masum ağrıların nedeni periyot orta dönemindeki normal “yumurtlama”dır. Ağrının özelliği ise son periyodun yaklaşık 2. haftasına rastlamasıdır! Yumurtalık kistlerinin, kist içi kanamalar, kistin iltihaplanması, dönerek boğulması ya da aşırı büyümesi sonucunda da ağrı olabiliyor. Kistlerin patlaması da önemli ve şiddetli ağrıyla sonuçlanabiliyor.
Kadınlarda kasık ağrısına yol açan daha pek çok şey var: Dış gebelik, rahim içi araçlar (spiraller), endometriozis, rahmin dönük olması veya kendi ekseni etrafında kıvrılması bunlardan sadece bazıları.
Kasık bölgesinin kronik iltihapları ile ağrı, yanma, üşüme, titreme ve ateş gibi belirtilerinde eşlik ettiği enfeksiyonlara toplu olarak “Pelvik İnflamatuar Hastalık” (PİD) adı veriliyor. PİD sık görülen, teşhisi zor olan, tedavisi pek de başarılı olmayan can sıkıcı bir kasık ağrısı nedeni.
Kasık ağrılarının erkeklere özel nedenlerine gelince... Yumurtalık iltihapları (orşit), yumurtalık kanalı varisleri (varikosel), prostat iltihapları (prostatit)  erkeklerde kasık ağrısının sık sık görülen nedenleri.

DİĞER NEDENLER...

“Kasık ağrılarının ne kadar da çok sebebi varmış” diye düşüneceğinizi biliyorum. Üzülerek belirtmek zorundayım ki liste aslında bundan çok daha uzun: İdrar yolları ve mesane taşları, idrar torbası iltihapları, sinirsel bağırsak spazmları (İBS), iltihabı kolitler, kalın bağırsak tümörleri de tekrarlayan kasık ağrılarına yol açabiliyor.
Eğer birkaç günden uzun süren, hele hele tekrarlayıp duran kasık ağrılarından şikâyet ediyorsanız, ağrılarınız giderek daha da şiddetleniyorsa, ağrılar, ateş, üşüme, titreme, kilo kaybı, iştahsızlık, idrar veya makattan kan gelmesi, kilo kaybı, adet düzensizlikleri, vajinal kanamalar gibi işaret eşlik ediyorsa lütfen fazla gecikmeden bir tıbbı yardım isteyin. Müracaat edeceğiniz ilk aile hekimi basit bir değerlendirme ile ağrınızın muhtemel nedeni hakkında fikir sahibi olacak ve sizi ilgili uzmana yönlendirecektir.

BENİM ÖNERİM...

Birkaç günden fazla devam eden kasık ağrılarını lütfen ciddiye alın. Süreci ağrı kesiciler, bölgesel sıcak soğuk uygulamalar ve istirahatla geçiştirmeye kalkmak zaman diliminizin kaybı anlamına gelir, aklınızda olsun. Özellikle giderek şiddeti artan, başka sorunlarında eklendiği durumlarda işi şansa bırakmayın.

BİR ÖNERİ

Ne yapacağız

Diyet yapmanın kilo yönetiminin iki ayağından sadece birini oluşturduğunu unutmayın. Çözümün ikinci ayağını yani egzersiz yapmayı, aktif bir hayat tarzı oluşturmayı unutmamak da şart!
Kilo yönetimi yolculuğuna çıkarken sadece benzin almayı değil, biraz da gaza basmayı kafanıza koymalısınız. Daha fazla aktivite yapmayı asla ihmal etmemelisiniz. Sadece yememek sizi mutsuz edecektir. Oysa az yiyip hareket etmek bu mutsuzluğu ortadan kaldırmakla kalmayıp keyif ve heyecan verecektir. Küçük bir önerimiz daha var: Beslenme planınızı yaparken de aktivite düzeyiniz artırırken de “makulü” yani “orta noktayı” arayın. Makul bir diyet ve aktivite planı daha kalıcı ve etkili olacaktır. Tercihi az kısıtlaması bol hiçbir yaşam tarzı değişikliği kalıcı olmaz.

Sağlıklı beslenmenin tüyoları

Yiyecekleri hazırlama biçiminizde değişiklik yapmadığınız sürece sağlıklı beslenmek için bütün iyi niyetiniz ve planlarınız mutfakta yok olabilir. Öğrenmeniz gereken en önemli şey, yiyecekleri yağsız veya çok az yağlı pişirmektir. Başlamak için şu önerileri uygulayın:
- Yemek kitapları veya gazetelerde, besleyici değerlerin de verildiği az yağlı yemek tariflerini arayın.
- Yapışmaz yüzeyli tencere-tava alın. Böylece yağ eklemeden bazı yemekleri pişirebilirsiniz.
- Sarmısak ezme aleti, baharat değirmeni, limon kabuğu rendesi, yumurta sarısı ile beyazını ayıran alet gibi yeni ve değişik birkaç tane mutfak aleti alın. Böylece yemek pişirme yöntemleriniz gelişir.
- Evde soğan, baharat, taze limon, tatlandırılmış sirke, düşük sodyumlu soya sosu ve sade-yağsız yoğurt gibi yağ içermeyen tat vericiler bulundurun.
- Soğan, mantar veya kerevizi; tereyağı veya başka bir yağ yerine, çok az miktarda şarap, et-balık suyu, su veya soya sosu içerisinde sote edin. 
- Sebzeleri mikrodalga veya buharda pişirin. Daha sonra tatlandırılmış sirke, şifalı otlar, baharat ekleyin.
- Sıvı yağları dökmek yerine püskürterek kullanın, ızgaraya, tavaya, salataya yağ katmak yerine püskürtme ile yetinin. Bunun için sprey şeklinde yağlar alabilirsiniz.
- Salata yaparken sebzeleri rendelemek veya incecik kıymak yerine daha iri parçalar halinde doğrayın. - Balığı hemen her süper markette bulabileceğiniz parşömen kâğıdına veya alüminyum folyoya sararak pişirin.
- Balık veya derisi alınmış tavuk etini; et-balık suyu, sebze suyu, tatlandırılmış sirke, sek şarap, şifalı otlar ve baharat içinde haşlayın.
- Tencere yemeklerindeki et miktarını 1/3 oranında azaltın. Yerine daha fazla sebze, pirinç veya makarna ekleyebilirsiniz.

Dr. Evren ALTINEL

UNUTMAYIN

Ara öğünler çocuklar için daha da önemlidir

Bizi izleyenlerin çok sık karşılaştığı bir beslenme önerisi de ara öğünleri ısrarla almaktır. Metabolizma beslenme bilimi ile ilgilenen doktorlar, çocuk hastalıkları uzmanları ve diyetisyenler ara öğünler konusunda müthiş ısrarlıdır. Haklı olduklarından hiç kuşkunuz olmasın!
Ara öğünler, sağlıklı beslenmenin sigortalarıdır. Ara öğünlere kan-şeker dengesi, iştah seviyesi ayarlanır metabolizma hızı düzenlenip hesaplanır. Ara öğünlerle enerji eksikliği sorunundan uzak kalınır. Bu öğünler güç, kuvvet, mutluluk ve huzur verir. Ara öğün alışkanlığı edinmenin en doğru yolu buna çocukluk çağlarında başlamaktır. Ana öğünler gibi ara öğünler de dikkatle planlanmalıdır. Üç ana öğüne ek olarak iki üç ara öğün alınmalıdır. Ara öğünler bir eğlence ve bir dinlenme zamanları gibi algılanmalıdır.
Hemen hatırlatalım: Ara öğünler ana öğünlerin yerini almamalı sadece onları tamamlamalıdır. Ara öğünlerin bir takviye, bir destek, bir yeniden enerji alma zamanı olduğu unutulmamalıdır. Ara öğünler kilo yönetiminin önemli bir sigortasıdır.

Ara öğünlerde...

DOĞRULAR
' Yağsız yoğurt
' Peynir
' Çiğ sebzeler
' Sebze çorbaları
' Taze meyveler, kurutulmuş meyveler, pestiller
' Ton balığı salatası
' Kepekli kraker ve bisküviler
' Ceviz, fındık, badem

YANLIŞLAR
Cipsler
Yağlı kurabiyeler ve börekler
Çikolatalı kekler
Hazır kremalı bisküviler
Browniler
Patlamış mısır
Gofretler
Kremalı dondurmalar
Pizza parçaları

Osman MÜFTÜOĞLU yazılarını takip edin!

YAZARLAR

© Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding