Çok sıkıldım!

İnsanlara “bu” diye hitap edenlerden: Kimi siyasetçilerin de sıklıkla kullandığı bu hitap biçmi, insanda bir kan çekilmesi, bir yabancılaşma, adeta hayatın anlamını sorgulama duygusu yaratır.

Be arkadaş. Masadan mı bahsediyorsuuun, iskemleden miii, yoksa bir canlıdan mı? Bilelim.
Cümlelere “Yaani, tpikide” kalıbıyla başlayanlardan: Günlük diyaloglar içinde en çok karşılaştığımız ifadelere bir yenisi eklendi, müjdeler olsun. Bundan böyle eşle, dostla, arkadaşlarınızla konuşurken kullandığınız “İnnnanılmaz”, “aaaynen” ve “bi’ tık daha” gibi ifadelere, “tabii ki de” kelime grubunu ekleyebilir, tatlılığınıza tatlılık katabilirsiniz. Bundan sonra birisi size bir soru sorduğunda, kendinizi biraz sıkışmış, biraz stresli hissederseniz, cümlenize “TPİKİDE” diyerek başlayabilirsiniz. Hemen bu konuyu bir örnekle pekiştirelim: Mesela bankadan bir takım evrakları almak konusunda gecikmiş Zeynep’e “Zeynep’ciğim, bankaya uğramanı söylemiştim, uğrayabildin mi?” diye bir soru soralım:
Zeynep, eğer “tabii ki de” kalıbını yeterince hayatına soktuysa, size “Yaani TPİKİDE uğradım ama öğle tatiliydi, tekrar gideceğim” gibi bir cümle kuracaktır.
“Hanfendüeee” kelimesinden: İkinci “bayan” sendromu desek yeridir. ?imdi efendim, şöyle anlatayım. Birtakım erkekler, tanımadıkları kadınlarla iletişim kurarken bu hitap şeklinin son derece uygun olduğunu düşünmekteler. Mesela paranızın üstünü unutursunuz, bakkal arkanızdan “hanfendüüüeee” diye avaz avaz bağırır. Kebapçıya gidersiniz, burammm buram ter kokarak siparişinizi almaya gelen servis elemanı “Hanfendüüee siz ne alırdınız?” diye sorar. Kalabalık bir yerde alışveriş yaparken kasiyer “Fiş mi fatura mı?” diye sorduğunda, eğer duymazsanız, sorusunu “Hanfendüeeeeeöö, fiş mi fatura mı?” diye tekrarlar. Tabii bunu “şşş-huooop-alooo” tonuyla söylediği için insanda bir cevap vermeme, bir terslenme arzusu yaratır. Zannedersin ki sen direksiyon başındasın ve bir hafriyat kamyonunu inşaat alanına geri geri sokmaya çalışıyorsun, o da sana “Gel gel. Sağ sağ sağ. Fiyuvvt, huooop!” diye bağırarak yardım ediyor.
Madem hâl böyle, biz de “?ş, huoop” tonuyla “Hanfendüee” diye hitap eden erkeklere aynı şekilde cevap verelim. Eğer ufukta, gözlerini yarım açmış bir şekilde “Hanfendüüeeö” diye bağıran bir adam görürsek, ona “Beyfendüeeeööğ” diye hitap edelim.
Tabii bu noktada “Bre Habitus, hanımefendi de demeyeceksek, nasıl hitap edelim kadınlara?” dediğinizi duyar gibiyim. Hiç şüphesiz “kadııın kadıın”, “esküzmi” ya da “genç bayan”, “küçük hanım” diye seslenilmesini istemeyiz lakin “hanımefendi” diyecekseniz de, bunu inşaat alanına hafriyat kamyonunu geri geri sokmaya çalışan şoföre yardım eden adam tonu ile söylemeyiniz, çok rica ediyorum.
Elektronik aletlere bağımlı yaşamaktan: Efendim, dün henüz bir senesi dolmamış bilgisayarımın üzerine kahve dökmek suretiyle kendisini hurdaya çıkardım. Tamir bile edilemiyor, size o kadar söyleyeyim. Dün siz beni bu sayfalarda arar, “Neredesin, Habitus?” diye sorarken benim teknik serviste ciğerim yanıyordu. ?u noktada “Bugün back-up’ını aldın mı?” diye sormak isterim sana sevgili dikkatsiz Habitus okuru. İnsan ancak elindekini kaybedince elektronik cihazlara bağımlı yaşadığını idrak edebiliyor. Üç saniyede tüm çalışmalarınız çöp oluveriyor. ?imdi müsaadenizle kaybolan verilerim için yas tutacağım.

Melike Karakartal yazılarını takip edin!

YAZARLAR

© Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding