Mal, koca popolu

Ben deliyim, artık siz de bunu biliyorsunuz.

Hala bu hatundan eposta alıyorum ama haliyle en sonuna kadar gideceğim; tabir-i caizse dibine kadar.
O kadar tatlısınız, o kadar dostsunuz ki epostalarınızla hep bana destek oldunuz.
Sanırım ona da hahahhahaha…
Ellerinizden öperim.
Sizlerin epostalarını yayınlarım.
Yanlış adrese çattı değil mi?
Seviyorum sizleri.
Pazartesi gibi adını, sanını, her haltını yayınlayacağım, ders olsun diye.
Evladıma laf edeni ezer geçerim.
Bu da kapak olsun bundan sonrakilere
İyi ki varsınız.
……..

KEYFİNİZ BOL OLSUN

Ayşe Hanım merhaba,
Bugün köşenizde yazdığınız yazınızı okudum da insanların hele ki bir hemcinsin bu kadar hazımsız, kıskanç, küstah olabilmesine nedense şaşırmadım.
Lütfen böyle e-postalar keyfinizi kaçırıp şevkinizi kırmasın. Siz her ruh halinizi sevinçlerinizi de depresif hallerinizi de çekinmeden okurlarınızla paylaşırken bu kadar doğallığınız ve hayatın içinden oluşunuza belli ki çok içerlemiş birileri. Boşverin tüm kıskançlıklara rağmen sahip olduğunuz her şeyin güzel kızınızla keyfini çıkarın. Ankara'dan sevgiler.
Olga
……..
 

BOZMA KAFANI

Selam Ayşe Hanım,

Bugünkü yazından sonra sana mail atmak istedim. Madem mailleri ciddiye alıyorsun, ben de moral vereyim istedim, bakarsın benim mailimi de ciddiye alırsın.
Çok doğalsın, harbisin,  esprilisin, hayatla dalga geçebiliyorsun, hatta kendinle dalga geçebiliyorsun, iyi zamanın olmuş, kötü zamanın olmuş, dostların var e tabi düşmanların da var Ayşecik...
Hiiiiiiiiç takma kafana, aynen devam! Bir şarap aç bu akşam, sefan olsun.

Hollanda'dan selamlar,
Orhan.

…………

Söz konusu kişiye ağlamak mı, gülmek mi gerek anlamadım

Selam bunu da yayınla lütfen.

Sana dil uzattığı için bence otursun acısın haline, meyve veren ağaç taşlanır bence bunun seninle bir husumeti var geçmişten senin bilmediğin ya da umursamadığın bir şahıs bu. Canı çok acımış onu umursamadığın için çıldırmış sana sataşıyor halt etmiş bunu yazıları yazmakla.
Kişinin içindekiler taa kendisini gösterir bence kendini anlatmak istemiş tabii senin adını kullanarak kısaca acınacak, kompleksli ve boş olan kendisi.

Sen sakın üzülme bu yazılanlara eminim benim gibi bir çoook okurun da böyle düşünüyordur. Bizler, ben seni ve yazdıklarını çok seviyoruz, iyi ki varsın ve lütfen bu gazete var oldukça sen de hep bu köşede ol e mi?

SEVGİLER.

Saygılarımla.
Buket 

……..

Yani kesin sizi bilen birisi

Merhabalar Ayşe Hanım,
İlk önce gerçekten böyle bir yazı aldığınız için üzgünüm hiç de üzerime değil ufak bir yorum yapayım dedim, yani bu yaz iyi size yollayan sizin tanıdığınız birisi, siz onu, o sizi tanıyor. Normal bir okurunuz değil, konuşmalarında yurt dışında az çok bulunmuş kelimelerinin arasına İngilizce sözler yerleştiren birisi neyse size kolay gelsin, zaten bunları siz de biliyorsunuzdur.

Zehra

………..

Aldırmayın Ayşe Hanım

O zavallı, yurt dışında yaşadığı belli, zavallıya aldırmayın Ayşe Hanım. Hele o son satırları onun ne biçim bir bayağı kadın olduğunu ortaya döküyor.
Sevim

……..

Merhaba

01.05.2012 tarihinde yazınızı okudum, gerçekten o kadar doğal ve içtensiniz ki bunu 1 defa daha kanıtlamış oldunuz. İyi ki varsınız, yazılarınızda gerçekten kendimi buluyorum.

Ben de uygunsuz mailler alıyorum ve elim kolum bağlı, gelen mailleri silmekle yetiniyorum. Savcılığın mail adresleri şikâyetlerinde nasıl bir yol izlediklerini bilmiyorum o yüzden şikâyette bulunmadım. Şikâyette bulunmam için nasıl bir yol izlemem lazım?

Allah’a emanet ol. Sen bir tanesin.
Esra

…………

SABIR DİLİYORUM

Sevgili Ayşe Hanım,

Bir kadın ve Kagider Yönetim Kurulu Üyesi olarak, size yazılan yazıdan utandım. Yazan kişinin üslubundaki kıskançlık, haset duygularıyla kalem alınmış, hakaret dolu yazısına şaşırdım. Anlayamadığım bu denli kötü söz söylemek için zamanını boşa harcayan bu hanım, bir ruh hastası ve toplumda garip bir yargı ile kadın kadının kurdudur efsanesini yaşatmak için çaba sarf eden bir zavallı olmalı.

Tüm kadınları bizlere doğanın verdiği “empati” yeteneğimizle birbirimizi anlamaya davet ediyorum. Siz de bence üzülmeyin, gerçekten üslup kötü ve Türkçe’den not: 0.

Saygılarımla,

Aydan

……….

1 MAYIS YAZINIZ

Merhaba;

Dünkü yazınızı şimdi okuyabildim ancak okuduklarıma inanamadım.
Nasıl bir cahiliyet bu böyle?
Tamam, herkesin hoşlanmadığı birileri muhakkak var ama kimse kimseye bu şekilde hitap edemez.
Seviyesiz insanlar ve en kötüsü bu tip insanlara maruz kalmanız.
Düşündüklerini doğru düzgün ifade bile edememiş zaten, en basit insanlık(!) özelliği bile yok sanırım bunda.
Umarım bir an önce bulurlar.

Sevgiyle kal.

Seda

………..

BUGÜNKÜ YAZINIZ

Hayretler içinde okudum, bir insan hiç tanımadığı bir insana nasıl bu kadar kin ve nefret duyabilir?
Bence bu kadın bir şekil tanıyor sizi. Geçmişten bir kıskançlık bir şey söz konusu.

Hala şoktayım. İnsanlar neden kötü? Velev ki babanız sayesinde aldınız köşe yazısını, ne olmuş, yapılan işe baksana sen. Ben de mesleğime ilk tanıdık şirketinde başladım, aile dostumuz, sonra yolumu kat ettim. Ne olmuş yani!

Ayça

………….

BU NEDİR YA?

Ayşe bu nedir ya, bu ne kendini bilmezlik bu ne cesaret bu ne saçmalıktır?
Bu insanları anlamak ne kadar zorlaştı ya da insanların birine hakaret edip saydırması ne kadar kolaylaştı.
Sen kimsin, neyine güveniyorsun da böyle bir şeye kalkışıyorsun, beğenmiyorsan okuma kardeşim.
Binlerce insan Ayşe’nin yazı yazdığı günleri sabırsızlıkla bekliyorken sen neye dayanarak böyle bir şey yapıyorsun?
Niye insanların hakkını emeğini çiğniyorsun?
Ay neyse, çok sinirim bozuldu ki seni düşünemiyorum.
Ama inanıyorum sen böyle şeylere takılmazsın ki umarım en kısa zamanda yakalanır.
Eminim bugünkü yazını görünce 3,5 atmaya başlamıştır bile.
Seni seviyoruz Ayşe ve her zaman yanındayız bunu böyle bilsin herkes.
Keyifle okuduğum tek yazarsın öpüyorum seni.
Halise

………..

ÇOK ÇOK GEÇMİŞ OLSUN

Canım benim;

İnan çok üzüldüm bu mailleri kim gönderiyse gönderdi, senin için isterse çok ağır şeyler yazsın, o da önemli değil çünkü sen
gereken cevabı verebilirsin, haddini bildirebilirsin.
Ancak merhum baban ve amcan hakkında ağza alınmayacak, küfürler, ağır kelimeler kullanması gerçekten çok üzücü.
Adap ve terbiye almamış, kişiliği oturmamış, insan kelimesinin kendisi için kullanılamayacağı kesin olan biri.
Yazık, çok yazık.
Sana şimdi burada methiyeler düzmemin bir anlamı yok, seni bilen biliyor, yüreğini biliyoruz.
Sadece kendini hırpalayıp üzme.
Çok öptüm.

Gül
………..


UCUBE OKUYUCU


Sevgili AYŞE,

Sana gelen e-postayı okuyunca gözlerime inanamadım.
Bunu yazan bir insan olamaz ya da aklından zoru var.
Mutlaka bir psikologa gitmeli. Tamamen psikolojik vaka, yazık acıdım. Belki de sana atfettiği sıfatların hepsi, kendi kurtulmak istediği sorunlardır, eziklik duyuyordur da üstesinden gelemediği için olmak istediği birine (bu sen oluyorsun) çamur atarak kendine kurtuluş yolu arıyordur. Bu gibi davranışların altında kıskançlık ve çekememezlik yatar.
Eminim yazını okuyan psikologlar açıklama yapacaktır.
Üzme kendini Ayşecim, övünülecek, gurur duyulacak ailen, onların adını yaşatacak sen varsın. Aklıselim insanlar bunu biliyor.
Çok öpüyorum. Daima mutlu ol.

Günsel

………..


Ah be iyilik meleğim, böyle ucuz insanlar senin canını sıkmasın meyve veren ağaç taşlanır, iyi ki varsın, iyi ki yazıyorsun.
Sevgi ve Saygılarımla.
Ahmet

……………..


Sevgili Ayşe,
(kendimi size çok yakın hissettiğim arkadaşım gibi düşündüğüm için hanım sıfatını kullanmadım)

Bugünkü yazınızı okudum,
Belki size ters gelecek ama çok güldüm.
Yazılan o iğrenç cümlelerin maillerin toplamından çıkan anlam sadece ve sadece “Ayşe seni çok kıskanıyorum, yerinde olmak için her şeyimi verirdim, sana, Lopez popona, köşende kelimelerle dans etmene hayranım. Ama kıskanç ve kötü birisi olduğum için hisselerimi ancak bu şekilde yorumluyorum.” demek istemiş.
Kısaca meyve vermeyen ağaç taşlanmaz.

Çok öpüyorum.

Artı o popondan ben de nefret ediyorum.  (çünkü çok güzel)
Nimet
…………

Merhaba

Sayın Aral, size yazılanları okudum, çok çirkin şeyler, belli ki aile terbiyesi almamış bir yobaz tarafından yazılmış. Üzülmeye değmez ama kimliğini deşifre etmeniz de mücadeleci birisi olduğunuzu gösteriyor, dediğiniz gibi el mi yaman, ben mi? Sağlıcakla sevgiyle kalın.


Elif

Ayşe ARAL yazılarını takip edin!

YAZARLAR

© Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding