HSBC: Türkiye’de ilk 5’e girmek için orta boy banka alma fırsatına hep bakarız

HSBC Türkiye Genel Müdürü Martin Spurling’le bankanın İstanbul’daki merkezinde buluştuğumuzda doğal olarak öncelikle Dexia’nın satış vitrinine koyduğu Denizbank’la ilgili girişimlerindeki son durumu öğrenmek istedim:

- Denizbank’la ilgili yorum yapacak durumda değilim.
- Siz gerçekten Denizbank boyutundaki bir bankayı almak istiyor musunuz?
- Bizim hedefimiz Türkiye’deki en büyük global banka olmak. Bu amaçla önümüzde zaten bir organik büyüme planı bulunuyor. Ancak hedefe daha hızlı ulaşmak için bir banka alma konusunu hep gündemimizde tutuyoruz.
Söz büyüme hızından açılmışken, şu ayrıntıyı anlattı:
- Türk bankacılık sektörünün üst sıralarındaki oyuncuların hepsi güçlü ve onların da büyüme tempoları iyi gidiyor. Biz, organik büyümeyle yolumuza devam edecek olursak, 25 yılda ancak 5’inci sıraya yükselebiliriz.
Banka alma konusundaki kriterlerini ortaya koydu:
- Bir kere büyümemize katkı yapacak, orta ölçekte bir banka olması gerekiyor. Alacağımız banka bizim kültürümüze uyum sağlamalı, yeni müşteriler kazandırmalı, kısacası aldığımızda bizi belirli bir büyüklüğe taşımalı.
Denizbank’la ilgilenmiş olmalarını ayrı tutarak, şu noktanın altını çizdi:
- Türk bankacılık sektörü çok güçlü. Bu ortamda bankaların sıklıkla satış vitrinine çıkması beklenmez. Ancak, fırsat olursa da her zaman ilgileniriz. Yeter ki ölçeği ulaşılabilir ama çok da küçük olmasın.
- Bu durumda organik büyüme planınız nasıl gidiyor? Örneğin gelecek 5 yıllık yatırım hedefiniz nedir?
- Şu anda 333 şubede 6 bin 200 personelle hizmet veriyoruz. Gelecek 5 yıllık büyüme planımız için 275 milyon dolarlık sermaye benzeri kredi aldık.
- Bu krediyi HSBC’nin merkezinden mi sağladınız?
HSBC Stratejik Planlama ve Kurumsal İletişim Grup Başkanı Evren Altıok yanıtladı:
- Evet, oradan kullandık...
Martin Spurling sürdürdü:
- 2012’de 30 şube daha açacağız. Onlar oturdukça yeni şube planlarımızı devreye sokacağız.
Bu noktada Türkiye’nin gelecek 18 ayına dönük değerlendirmelerini paylaştı:
- Türkiye şu anda çok güçlü görünüyor. Gelecek 18 ayı da çok pozitif görüyoruz.
Goldman Sachs’ın 2050 raporunu anımsattım:
- Goldman Sachs, 2050 yılında Türkiye’nin İngiltere’den sonra Avrupa’nın ikinci büyük ekonomisi olacağını öngörüyor.
Evren Altıok da HSBC’nin benzeri bir raporuna değindi:
- HSBC de 2050’de Türkiye’nin 2 trilyon dolarlık milli gelirle dünyanın 12’nci büyük ekonomisi olacağını düşünüyor.
Spurling, bir başka araştırmadan örnek verdi:
- 2025’e kadar dünya ticaretinin yüzde 95 büyüyeceği hesaplanıyor. Aynı dönemde Türkiye’nin dış ticaretinin yüzde 110 büyüyeceği öngörülüyor. Bence bu az bile.
HSBC, Türkiye’ye 2001 krizi sonrası Demirbank’ı alarak adım atmıştı... Geçen süreçte büyüme konusunda çok da agresif adımlar atmadı...
Ancak şimdi, orta ölçekli bir bankayı bünyesine katıp “zıplama”yı kafasına koymuş görünüyor...
Dünyada çok sıkışan Dexia’nın satışa çıkardığı Denizbank pazarlığında kenara çekilmiş görünen HSBC, Türkiye’de orta ölçekli banka alma hedefine kolay ulaşabilir mi?

Türkiye 2001 krizinden çok iyi dersler çıkardı, bunu Avrupa’ya da iyi anlatmalı

MARTIN Spurling, daha önce ABD’de, son bir-iki yıldır Euro Bölgesi’nde yaşanan sıkıntılara değindi:
- Türkiye, 2001 yılında çok ağır kriz yaşadı. Ancak, o krizden önemli dersler çıkardı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Merkez Bankası, bankacılık sektörü, çıkardığı dersleri çok iyi uyguluyor.
Ardından ekledi:
- Türkiye 2001 krizinden çıkardığı dersleri Avrupa’ya iyi anlatmalı.

Merkez Bankası’nın attığı adımların doğru olduğu şimdi anlaşılıyor

HSBC Türkiye Genel Müdürü Martin Spurling’e Merkez Bankası’nın performansını sordum:
- Merkez Bankası’nın geçen yıl uygulamaya koyduğu bazı kararlar başlangıçta tereddüt yarattı. Çünkü dünyada da pek bilinmiyordu. Ancak, bugünlerde görülüyor ki, Merkez Bankası’nın yaptığı doğruymuş.
- Merkez Bankası bu ayki Para Politikası Kurulu toplantısında faiz koridorunu biraz daralttı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
- İşte bu adım, daha öncekilerin doğruluğunu ortaya koyan göstergelerden biri oldu.
- Merkez Bankası’nın politikalarından genelde memnun musunuz? “Şöyle yapsaydı daha iyi olurdu” dediğiniz noktalar var mı?
- Bankalar da, reel sektör de öngörülebilir ortamlar ister. Geçen yıl birara belirsizlik yaşandı, yön çizmekte zorlanıldı. Merkez Bankası daha öngörülebilir davranmalı diye düşünüyorum.

Türkiye’deki girişimcilik ruhuna hayran oldum

MARTIN Spurling’in Türkiye’den önce Jersey’deki off-shore bankayı yönettiğini öğrenince izlenimlerini sordum:
- Türkiye’deki girişimcilik ruhuna hayran oldum...
Spurling, KOBİ’lerin ekonomideki rolüne dikkat çekti:
- İstanbul’un Türk ekonomisindeki ağırlığını biliyoruz. Ancak, yine de Türkiye, İstanbul’dan ibaret değil.

Almanya’da ilk kez Almanca da bilen bir büyükelçimiz var

CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül’ün ekonomi Başdanışmanı Ahmet Ertürk’le geçen akşam Işık Plastik’in patronu Mehmet Çeker’in Beyazıt’taki Oteli DoubleTree by Hilton’da sohbet ederken söz Türkiye’nin Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu’na geldi:
- Avni Bey, Türkiye’nin Almanya’ya gönderdiği Almanca da bilen ilk büyükelçi olmuş.
Hüseyin Avni Karslıoğlu’nu Bakü’de büyükelçiyken tanıdım. Sonra Cumhurbaşkanı Gül’ün Özel Kalem Müdürlüğü döneminde bazı seyahatlerde çalışmalarına yakından tanıklık ettim.
Ertuğrul Özkök’ün “küpeli büyükelçi” yazısında da konu olan Hüseyin Avni Karslıoğlu, görev döneminde Türkiye-Almanya ilişkilerine çok şey katacak...

Vahap MUNYAR yazılarını takip edin!

YAZARLAR

© Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding