30-40 yaş için Ikea tablolarını atma vakti

Üniversiteyi bitirdiniz. Bir işe girdiniz. Ev kredisi, araba taksidi, sonra belki evlilik derken... Başlangıçta yekün tutan kısmı büyük oranda geçtiniz. Geçtiniz ama... Salonda koltukta oturuyorsunuz.

Haberin Devamı

Boş kalmasın diye birkaç yıl evvel aldığınız o bet Ikea tablosu karşı duvarda hâlâ duruyor. Doğan Hızlan hafta içi çok güzel yazdı. "Sanatı orta halliler yaşatır" diye. İşte bunu da, 30-40 yaş arası orta halliler için hazırlanmış bir sanat eseri edinme rehberi gibi düşünün. Amerika'da yapılanlardan örneklerle...

* ÖNCE İÇERİK Elbette bu bir bütçe meselesi. Herkes için bir sınır var. Ama sanat dergileri sık sık kapak yapar. Galeride önce etikete mi bakarsınız, yoksa içeriğe mi diye sorarlar. İşte siz ikincisi olun. Önce işin ne olduğuna bakın. Beğenirseniz ikinci aşama. Bugün New York'ta ucuza iş satan yüzlerce genç sanatçı olduğunu ve bunların aralarından 10 yıl sonra ünlüler çıkacağını unutmayın.

* BEĞENSEM Mİ Bunun yanıtını size kimse veremez. Tereddüt edip "Beğensem mi beğenmesem mi" diye düşüneceksiniz ya. Beğeni tabii ki estetikten bağımsız değil. Sanat bilgisi yüksek birininki sizden farklı olabilir. Ama bunun matematiksel formülü nedir diye merak ediyorsanız, kimse size söyleyemez. Yok çünkü. O güne kadarki deneyimlerinize güvenin. "Ben bunu beğendim" demekten sakın çekinmeyin./images/100/0x0/55eab0f7f018fbb8f8908e7d

Haberin Devamı

* PİYASA KİM Göreceksiniz. Beğeniniz, bir süre sonra bugün sanatla ilgilenen herkesin üzerine kafa yorduğu, neye göre hareket ettiğini çözmeye çalıştığı 'sanat piyasası' denilen görünmez elin de bir parmağı haline gelecek. Bıraksanız Chelsea'deki simsar bütün dünyayı yönetmek ister elbette ama... Siz de girin oyuna. Bu konuda karamsarlar çok. Fakat ne kadar çoğalırsanız, Williamsburg'da atölyesinde çalışan sanatçı o kadar nefes alır.

* ÇAĞDAŞLAR Çağdaşlarınızı tanıyın. Bir yandan sanat tarihi okuyup beğeninizi geliştirmeye çalışın tabii... Ama asıl yaşıtlarınız, sizinle aynı gazeteleri okuyan, aynı filmleri seyreden, aynı politikacıları dinleyen sanatçılar hayatı nasıl algılıyor ona bakın. Sanatla aranızdaki mesafe daha kolay kalkar.

* TEMAS Mesafe kalkacak elbet bir süre sonra. Fakat şunu da hiç aklınızdan çıkarmayın. Sizin gibi olmak, bir sanatçı için en büyük kabustur. Tracey Emin'in lafı: "Eğer basit, sıradan, sevgi dolu bir aileden geldiğimi fark etsem bileklerimi keserim." Sizi böyle göreceklerini bilin.

Haberin Devamı

* UFAK İŞLER Eskilere bakacaksanız da, yine illa büyük iş almanız, büyük paralar vermeniz gerekmiyor. SoHo'da ufak galeriler var. 1000 dolara Picasso litografileri buluyorsunuz. "Bir Picasso'm var", "Bir Abidin Dino'm var" demek size iyi gelecekse, ufak işleriyle başlayın.

* ÖĞRENCİLER Daha ilginci, şimdi şöyle de bir moda var Amerika'da. İlla Komet'i atölyesine kapatmanız gerekmiyor. Güzel sanatlar öğrencilerine iş sipariş ediyorlar. Ev dekoratörleri başlattı. Hızla yayılıyor. 200-300 dolar yaratıcılık ücreti veriyorsunuz. Salonunuzun bir duvarına ya da çocuğunuzun odasına bir sanat eseri yapıyor. Gidin Mimar Sinan'a. Portfolyosuna baktığınız böyle bir öğrenciyle anlaşıp siz de yapın. Tabii dememe gerek var mı bilmiyorum: Çalışırken sakın işine burnunuzu sokmayın. Ayrıca etrafta küçük Medici gibi dolaşmayın.

Haberin Devamı

 
Kuzey Irak'ta neler oluyor duydunuz mu

POLİTİKA

Adorno'nun lafı. "Auschwitz'ten sonra şiir yazmak barbarlıktır" demiş. O yüzden mi bilmiyorum. Marmarisli Paşa gibi şiir yazmayıp resim yapıyorlar. Amerika'nın, Irak'ı işgal ettikten sonra atadığı vali Paul Bremer'i hatırlarsınız. Saddam yakalandığında kameraların karşısına geçip "Yakaladık" demişti. İşte şimdi o da yılın büyük bölümünü kuzey eyaleti Vermont'a geçirip resim yapmaya başlamış. Manzara resimleri... Üstelik satıyor da.

Hafta içi Bremer ile uzun bir telefon görüşmesi yaptım. Suriye, İran hep önde ama Irak'ta ne olduğunu anlamaya çalışıyorum. Çünkü bir hafta önce Amerika'nın eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz, National Interest'te bir yazı yazdı. Ve Çekiç Gücün kurucusu... 79 yaşındaki eski diplomat, açık açık artık Kürtlerin Irak'ta bağımsızlık ilan etmeyi düşündüklerini söyledi. Bremer'e sordum. Onun dediğiyse şu oldu: "Ben Irak'tayken, ülkenin bölünmemesi için Iraklıları teşvik etmeye çok önem verdik. Kürtlerin Irak tarafında kalmaları için. Aksi, Türkiye dahil Irak'ın komşuları için bir felaket olurdu. Tehlike, Iraklı Kürt liderlerin, İran'ın, özellikle de İslamcı Şiilerin Bağdat'ta çok fazla otorite kurup Kürt özerkliğini sınırlamaya başladıklarını düşünmesi. Şimdi asıl mesele bu."

Haberin Devamı

YENİ SAVAŞ TEORİSİ

Biliyorum. Etrafta bir sürü savaş teorisi varken daha fazlasına duymaya ihtiyacınız yok. Daha Suriye Savaşı, İran Savaşı teorileri bitmedi. Ayrıca Türkiye'de herkes içerisiyle meşgul. Ama Bremer'in bana söylediği başka bir varsayımı da aktarmak istiyorum. Bilinsin diye: "Kürtler bağımsızlıklarını ilan ederlerse, İran'daki Kürtlerden kesinlikle hemen destek görecekler. Çoğu Amerikalı farkında değil ama İran aslında Pers İmparatorluğu gibi. Persler toplam nüfusun yüzde 50 küsurunu oluşturuyor. İranlı Kürtler, kurulacak yeni ülkeye katılmak isteyecekler. Ve İranlılar için de bu kesinlikle tahammül edilemez bir risk. Bu noktada Azeriler de var çünkü. Daha önce tarihte hiçbir zaman bir Azerbaycan olmamıştı. Ama şimdi Azerbaycan var. Tahran'da oturan İranlılar için Kürtlerin ve Azerilerin başka bir yere gitmesi katlanılmaz bir durum. Sonra Bandar Abbas'taki Araplar ne olacak? Doğudaki Beluciler ne olacak? O yüzden Irak Kürtleri tarafından Kürt bağımsızlığına doğru atılacak herhangi bir adım, daha geniş bölgesel bir savaşı provoke etme riski yaratacak."

 

Yazarın Tüm Yazıları