Geleceğin yolcu uçağı uçan kanat

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, üç büyük imalatçıya geleceğin yolcu uçağı olarak ‘uçan kanat’ konsept tasarımı yaptırdı. Hedef, aerodinamik mükemmelliğe ulaşmış, yakıt sarfiyatını yüzde 40 azaltacak, çevreyi yüzde 75 daha az kirletecek, gövdesi tamamen kanattan oluşan özel yolcu uçaklarını 2025’te hazır hale getirmek.

GELECEĞİN YOLCU UÇAĞI UÇAN KANAT - FOTO GALERİ

NASA her ne kadar uzay çalışmalarıyla tanınsa da havacılık konusunda devrimci teknolojilerin geliştirilmesine çok ciddi destek veriyor. İki yıl önce en büyük üç Amerikalı uçak imalatçısı Boeing, Lockheed Martin ve Northrop Grumman’ı geleceğin yolcu uçağı tasarım çalışmasına davet eden NASA, ilk konsept dizayn projelerini teslim aldı.

NASA’nın yaptığı araştırmalar, geleceğin yolcu uçağının tasarımının ‘uçan kanat’ şeklinde olacağını ortaya koyuyor. Havacılık dünyasının 70 yıl önce tanıştığı bu tasarımın en büyük özelliği mükemmel aerodinamik performans sağlaması. Gövde ve kanatlar birleşip tek bir yapı oluşturduğu için bu dizaynda sürtünme en aza indiriliyor. Bunun anlamı, aynı yolcu sayısını daha az yakıt harcayarak uçurabilmek.

2010’da başlayan projede imalatçılara 224 yolcu kapasitesine sahip, menzili 14 bin 800 kilometre olacak, saatte 900 kilometre hızla uçabilecek tasarımlar yapılması istendi. Hedef, yüzde 40 yakıt tasarrufu ve çevrenin yüzde 75 daha az kirletilmesiydi. Üç imalatçı da 10 bin mühendis/saatlik çalışma sonrasında geliştirdiği farklı tasarımları NASA’ya sundu.

İLK UÇUŞ 2018’DE

Bilgisayar simülasyonlarıyla test edilen tasarımlar, beklenenden daha iyi çıktı. Gürültü oranlarındaysa motorların maksimum güçte çalıştığı kalkış sırasında 34 desibellik bir düşüş yakalandı. Ağustos ayında toplam 15 yıl sürecek projenin ikinci aşamasına geçiliyor. Bundan sonraki aşama, 2018’de yapılacak ölçekli modellerin ilk uçuşu. Gerçek performansını o zaman gösterecek bu tasarımların 2025’te imalata hazır hale getirilmesi planlanıyor. Eğer ‘uçan kanat’ rüştünü ispat ederse, yolcu uçakları şekil değiştirecek.

BOEING HEM JET HEM PROPFAN MOTOR ÖNERDİ

Boeing, 737 boyutlarında tasarladığı uçakta iki farklı model geliştirdi. Jet kullanan konsept çift motorlu. Daha az yakıt harcayan ve ‘propfan’ olarak adlandırılan dev pervanelere sahip tasarımsa üç motorlu. Propfan’da motor sayısı artarken yüzde 52’ye kadar yakıt tasarrufu sağlanması öngörülüyor. Boeing tasarımda ilk ölçekli modeli 2008’de uçan XB-48B modelinden yararlandı.

NORTHROP GRUMMAN B-2 BOMBARDIMAN UÇAĞINDAN GELİŞTİRİYOR

Halen kullanılan tek ‘uçan kanat’, Northrop Grumman tarafından geliştirilen B-2 bombardıman uçağı. Her biri 1.1 milyar dolara mal olan uçak daha da büyütülecek. En az 250 yolcu taşıyacak boyuta ulaşacak. Northrop Grumman, uçağın tasarımının başarıyla uçmasına ve teknolojisinin kendini ispat etmesine güveniyor. İmalatçı bir yandan da Amerikan Hava Kuvvetleri’nde kullanılan C-5 Galaxy nakliye uçaklarının da yerini alacak benzer bir model üzerinde çalışıyor.

LOCKHEED MARTIN’IN ORTAĞI EFSANEVİ TASARIMCI

Yıllar sonra yeniden yolcu uçağı pazarına girmek isteyen Lockheed Martin hem çok yenilikçi hem de teknolojisi ispat edilmiş bir modeli NASA’nın onayına sundu. Uçak, uzaya gidecek ilk sivil uzay mekiğini taşıyacak ‘Beyaz Şövalye’den esinlenerek tasarlandı. Lockheed Martin'in efsanevi tasarımcı Burt Rutan’ın şirketi Scaled Composites ile ortaklığı bulunuyor. Tasarımda iki ayrı gövde, büyük bir kanatla birleştiriliyor. Böylece aerodinamik kayıp yaşanmadan kapasite iki katına çıkartılıyor.

VERİMLİLİĞİ MÜKEMMEL, UÇURULMASI ZOR

Havacılık uçan kanat konseptiyle 1940’larda tanıştı. Mühendisler, tamamen kanattan oluşacak gövdeyle sürtünmeyi en aza indirmeyi ön görüyordu. Böylece aeroedinamik mükemmellik sağlanacaktı. Aynı zamanda uçağın taşıma kapasitesi de artırılmış olacaktı. Projeyi hayata ilk geçiren Northrop’un kurucusu Jack Northrop oldu. Bombardıman uçağı olarak düşünülen pervaneli B-35 1942’de uçtu. Ancak uçağın kontrolü çok zordu. Buna teknik sorunlar da eklenince yaşanan kazaların ardından proje durduruldu.

İLK TÜRK UÇAN KANADI

Türk Hava Kurumu Uçak Fabrikası, 1947’de başladığı THK13 uçan kanat planör tasarımıyla dünyada adından söz ettirdi. İlk prototipi sekiz ayda tamamlanan planör, 1948’de uçtu. Paris Havacılık Fuarı’nda da sergilenen THK-13 projesi, test uçuşlarında yaşadığı kazalar nedeniyle iptal edildi.

Fırında erimeyen plastik tabak

Havayollarının ikramdaki en büyük derdi yolcu memnuniyetini sağlarken hem göze hitap eden hem de ağırlık yapmayan yani uçağın daha fazla yakıt harcamasını engelleyen malzeme kullanmak. Uzun yıllardır tüm dünyaya ikram malzemeleri üreten Türk SEM Plastik şirketi fırında 200 derecede erimeyen ve yeniden kullanılabilir özel bir tabak geliştirdi. İlk olarak gelecek ay Pegasus Havayolları’nda denenmeye başlanacak porselen görünümlü plastik tabak hafifliği ve dayanıklılığıyla ikram malzemelerinde yeni bir sayfa açacak.

Bir yıldır bu proje üzerinde çalıştıklarını söyleyen şirketin genel müdürü Yavuz Eroğlu, “İkramda farklılaşmak isteyen havayolları, yolculara restorandaymış gibi kaliteli malzeme kullanarak servis yapmayı hedefliyor. Geri dönüşümlü plastikten imal ettiğimiz tabaklar hafif, yıkanıp tekrar kullanılıyor ve porselene göre çok daha ekonomik. Aralarında Lufthansa’nın da olduğu birçok şirket bu ürünle yakından ilgileniyor” diye konuştu.

ÇOK DAHA HAFİF

* Porselen tabağın ağırlığı 600 gram. Çizilmeyen yeni tabaklarsa 110 gram. Özellikle uzun uçuşlarda havayolu ikram ekipmanını hafifleterek yakıt tasarrufu yapıyor.

* Köri gibi ağır baharatlı yemekler tabağın rengini değiştirmiyor. Hızla yıkanıp defalarca kullanılabiliyor.

* Yemek endüstriyel mutfak hissi veren alüminyum kaplar yerine bu plastik tabaklarda hazır olarak uçağa yükleniyor. Kabin memurları sunumla uğraşmadan ikramı gerçekleştiriyor.

Skytrax tarafından seçilen 10 en iyi havayolu şirketinin yedisine malzeme veren SEM Plastik, dünya havayolu ikram malzemesi pazarında yüzde 10’luk paya sahip. Bu yıl açacağı yeni tesisle kapasitesini iki kat artıracak olan şirket, pazarda ikinci sıraya çıkmayı hedefliyor.

Deniz uçağı filosu büyüyor

Doğuş Grubu’nun sahip olduğu Körfez Havacılık, filosuna bir adet DHC-6 Twin Otter 400 tipi çift motorlu deniz uçağı almak üzere anlaşma yaptı. Haziran ayında teslim edilecek uçağın kabini VIP donanımlı olacak. Normalde 19 koltuklu kabin Körfez Havacılık için sekize indiriliyor. Çift motorlu uçak, denizden yapılacak hava taksi operasyonunda kullanılacak. Halen Körfez Havacılık filosunda Gulfstream G450, Hawker 900XP iş jetleriyle Sikorsky S-76 tipi helikopter bulunuyor.

SEABIRD UÇUŞA HAZIR

Türkiye’de ilk kez denizden denize tarifeli uçacak Sea Bird Havayolları ise şubat ayı sonunda seferlere başlamak için gün sayıyor. Twin Otter tipi ikinci uçağını mart ayında filosuna katacak şirket, yıl sonunda üç uçağa çıkacak. Sea Bird ayrıca 14 Şubat’ta Singapur Havacılık Fuarı’nda da ön anlaşmasını yaptığı altı adet 6 Twin Otter 400 için kesin sipariş verecek.

Sıvılarınızı postaya verin

Havalimanlarında giderek sıkılaşan sıvı kurallarına karşı yolcu dostu yeni uygulamalar hayata geçiyor. ABD’de Ogomo.com internet sitesi tarafından verilen hizmette, iç hatlarda yolcuların kabin bagajında yanlarına aldığı sıvılar 9.99 dolar karşılığında gideceği yere bir günde teslim ediliyor. Amerikan Posta Servisi işbirliğiyle uygulanan hizmette yolcu isterse paketini otel konsiyerjine bırakıp dönüşte evde teslim alabiliyor. Sıvı yasağı Türkiye’de 1 Mart’tan itibaren iç hat uçuşlarında, İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen Havalimanları'nda başlıyor. Uygulama 1 Nisan’da tüm meydanlarda geçerli olacak.

YAZARLAR

© Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding