Bel nasıl incelir, göbek nasıl erir

Göbeğiniz sürekli genişliyor, bel çevreniz her gün büyüyorsa, sorunu sadece ‘reçete diyetler’le çözemezsiniz. Bir an önce beden şartnamenize uygun bir beslenme planı oluşturmaya bakın. Yoksa başınıza gelecek olan şeyyer stres oburluğu ya da menapoz balkonu

Fazla kilolu olmak her zaman ve her yaşta sorun ama göbekli biri olmak başlı başına bir dert! Göbeğiniz varsa yalnızca formunuz bozulmakla kalmıyor, metabolizmanız ve hormonal sisteminizde de bir dizi problem (diyabet, gut, yağlı karaciğer) başlıyor. Dahası, göbeklenmek çoğu zaman insülin direnci ve benzeri bir genetik-metabolik bozukluğun varlığına da işaret ediyor. Sonuçta kanınızdaki insülin seviyesini düşürmeden veya stres hormonu kortizolü azaltmadan göbeğinizden kurtulmanız imkânsız hale gelebiliyor.
Kısacası, eğer pankreas bezi aşırı insülin imal etmeye programlanmış ve bu nedenle insülin direncine yakalanmış, ‘metabolik sendrom’lu biriyseniz, ya da evi, eşi, işi, kısaca hemen her şeyi sorun yapan iflah olmaz bir stres üreticisiyseniz göbeklenmeniz zaten beklenen bir sonuç. Eğer bunları ‘kötü beslenme’ ya da ‘tembellik’ gibi iki büyük günahla da beslemeye kalkarsanız probleminizin katmerli kadayıfa dönüşeceğinden emin olabilirsiniz!
Anlatmak istediğim şu: Çok özel istisnalar dışında, göbeğiniz sürekli genişliyor, bel çevreniz her gün büyüyorsa, sorunu sadece ‘reçete diyetler’le çözemezsiniz. Soruna neden olan genetik-metabolik-hormonal faktörleri bulup, yönetmeyi de öğrenmeniz gerek. Bunun bir anlamı da beden şartnamenize uygun bir beslenme planı oluşturmaya zorunlu olmanız.
Burada nadir görülen ama önemli olan bir ayrıntı var: Göbeklenme çok nadiren özellikle yüzde yuvarlaklaşma, ensede yağ birikimi, karında kalçada mor-kırmızı çatlaklarla birlikteyse, kuşing hastalığı veya başka bir böbreküstü bezi hastalığından da kaynaklanabilir. Bu durumda çözüm için daha profesyonel bir destek almanız, bir endokrinoloji uzmanıyla görüşmeniz lazım.

Menopoz balkonu

Sık görülen bu tür metabolik göbeklenme nedenlerinin istisnaları da var tabii ki: Mesela menopoz döneminde ortaya çıkabilen bel genişlemesi bunlardan biri. Menopozla ilişkili bel-kalça büyümesinden daha çok progesteron hormonunun azlığı sorumlu tutuluyor. Progesteron azalınca yağ yakımı da, karbonhidrat metabolizması da metabolizma hızı da düşmeye başlıyor. Neticede göbeklenme beklenen bir tatsızlık haline gelebiliyor. Benzer durum erkeklerde andropoz dönemindeki testosteron azalmasında da görülüyor. Kadınların ‘menopoz balkonu’ erkeklerin ‘cankurtaran simidi’ gibi isimler verdiği bu değişimlerle mücadele etmek de sanıldığı kadar kolay değil.

Ham hum şaralop çözümler

Yazdıklarımı okudukça canınızı sıkıp, “Hocam biraz da çözümden bahsetseniz?” diyeceğinizi biliyorum ama konu önemli ve çoğunuz bu önemli bilgileri dikkate almadan problemi ‘ham hum şaralop’ yöntemlerle kısa yoldan çözmeye yani ‘boyacı küpüne girip çıkarak’ belinizi inceltmeye bayılıyorsunuz! Ne var ki geçici bazı başarılar elde etseniz de sonraları daha beter sonuçlarla karşılaşınca üzülüyorsunuz. Sizi, sorun odaklı çözümler üretmeye yönlendirmek istemem bundan. Kısacası insülin direnciniz varsa bu direnci kırmadan, stres probleminiz varsa azaltmadan, böbrek üstü bezleriniz hastaysa tedavi ettirmeden, menopoz veya andropozunuza çözüm üretmeden sorunu sadece mucize diyetlerle halletme çabalarınızın yüzde yüz hüsranla sonuçlanacağından emin olabilirsiniz.

Doğal destekler işe yarar mı

Göbeği eritebilecek bazı doğal çözümler konusunda sizi daha önce de bilgilendirdim. Yeniden hatırlatayım: Omega-3 destekleri, karbonhidrat emilimini yavaşlatan doğal destekler (carb blocker), yoğurt, günde iki-üç bardak yeşil çay içmek, bel çevrenizi inceltmenize yardım edebilir. Alkolden mutlaka uzak durmanız lazım. Alkol tüketiminin artması göbeklenmenin önemli bir nedeni haline gelebiliyor. Probiyotik desteklerin veya probiyotiklerden zengin beslenmenin (kefir, yoğurt) de göbeklenmeye bir ölçüde engel olabileceği düşünülüyor. Ama etkilerinin sınırlı olduğunu da unutmayın.

Fazla kortizol stres oburu yapar

Anlaşılan, kilo fazlalığı sadece bedenimiz için değil, beynimiz için de ciddi bir problem. Uzun süreli bir araştırmaya göre beden yağı artıp göbek büyüdükçe beyin küçülüyor. Gözlemler obezite-beyin ilişkisinde sorumlu faktörün öncelikle kortizol olduğunu gösteriyor. Öyle görülüyor ki, küçük miktarı ve kısa dokunuşlarıyla beyni gelişmeye, öğrenmeye zorlayan kortizolün miktarı artınca işler tersine dönüyor! Fazla kortizol yarattığı kronik stresle bir taraftan ‘stres oburluğu’ yaratarak kilo aldırırken diğer yandan yorgunluğa, depresyona ve beyin hasarına neden oluyor. Ayrıca beyin ve vücutta yaşlanma süreçlerini de hızlandırıyor. Kronik stres de günümüzün en önemli sağlık sorunlarından biri. Stres kortizol üretiminde uzun süreli yükselişlere neden oluyor. Bu yükselişler kilo almayı, karın bölgesindeki yağları çoğaltmayı kolaylaştırıyor. Gövdesel yağlanma sadece kalbi, damarları, eklemleri, karaciğer ya da pankreası değil, beyni de yorup üzüyor. Fazla kilolar beyne de iyi gelmiyor! Kilo sorununu çözme ve kilonuzu yönetme kılavuzunuzun içinde stresle mücadele etmeye de yer açmak gerek.

YAZARLAR

© Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding