Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
19 Aralık 2014 Cuma 15:45
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 82406
DOLAR 1.7690
EURO 2.3580
€ / $ 1.3343
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 31/12/2011
2 - 8 - 25 - 27 - 30 - 47
ŞANS TOPU 12/02/2013
4 - 5 - 14 - 18 - 30 - 3
SÜPER LOTO 20/12/2012
19 - 23 - 26 - 28 - 36 - 49
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
Paylaş Benimsayfam'da Paylaş
Facebook'ta Paylaş Myspace'de Paylaş Twitter'da Paylaş
12 Kasım 2010

Nihat HATİPOĞLU

 nhatipoglu@hurriyet.com.tr

Kaderimizi kendimiz çizeriz


HAYATIMIZDA en çok kullandığımız cümlelerden birisi “Alın yazım böyleymiş” sözüdür. Peki nedir bu alın yazısı? Kader nedir? Kader değişir mi? Kişi kaderinden sorumlu mudur?

İmanın gelenekselleştirilmiş altı kuralı sayılırken kurallar arasında, “Kaderin, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna iman etmek” maddesinin yer aldığını hepimiz biliriz. Elbette iman edilecek hususlar altı kuraldan ibaret değildir. Önemli bir hadiste İslam’a girecek bir insana takim edilecek İslam’ın beş genel, altı iman kuralı özetlenir. Madem ki “Kader’e” iman şarttır o halde kadere nasıl iman edeceğiz. Şöyle iman edeceğiz: Bizler daha annemizin rahmine düşmeden bizim yaşayacağımız her ayrıntı virgülüne, noktasına kadar -Allah’ın yüce ilminde- biliniyordu. Yüce Allah için zaman kaydı yoktur. Allah zamana mahkûm değildir. O’nun ilmi yaşanmış, yaşanacak bütün zaman ve mekânları kuşatır. Yüce Allah anne rahmine düşecek olan herhangi birimizin hayatını, ne yapacağımızı zamana ihtiyaç duymadan bildiği için de buna uygun olarak takdir etmiştir. Daha anlaşılır bir ifadeyle; yapacağımızı, biz yapmadan önce yazmıştır. İşte Yüce Allah’ın sonsuz ilmiyle, ne yapacağımızı bilmesi ve bizim de hayata geldiğimizde bunları birebir yaşamamıza “Kader veya alın yazısı” diyoruz.
Peki Yüce Allah’ın yaşayacaklarımızı bilmesi ve yazması bizi bunları yaşamaya mahkûm eder mi? Elbette hayır. Yüce Allah yaşayacağımızı vakti gelmeden evvel bildiği için yazmıştır. O zaman ikinci bir soru daha soralım. Peki biz bu eylemlerimizde tamamen hür müyüz? Allah’ın buna hiçbir müdahalesi yok mu? İşte bu noktada iki felsefi ekol devreye girer. Bunlardan biri klasik mekaniğin (Newton mekaniğinin) eşyada kullandığı katı ‘Determinizm’e benzeyen ‘cebriyecilik’tir. Buna göre Allah emreder -kuralları zorunlu kılar- kul ise yapar. Kişi kaderine mahkûmdur. Emreden Allah, yapan ise insandır. İşte bu anlayışta, “cebr-i mütevassıt” yani kayıtsız şartsız zorunluluk değil de, kısmi zorunluluk vardır. Yüce Allah’ın “Küll-i iradesi” -bütüncül irade-, kişinin cüz-i iradesine -kısmi iradesine- göre her zaman üstündür. Allah’ın dilediği yerde kulun iradesi askıya alınır, Allah’ın dileği olur, kulun iradesi bu noktada devre dışı kalır, anlayışıyla cevap verilir. Yüce Allah gerekçesini tam bilmediğimiz bir şeyden dolayı kişinin bir konudaki iradesinin zıddına hükmedebilir. Bu ihtimal her an geçerlidir. Ama bu müdahaleden kişi sorumlu olmaz.
Özetle insan sınırlı olmak kaydıyla eylemlerinde hürdür ve irade sahibidir. Bu zorunluluk ölçülü bir zorunluluktur.
İkinci ekol ise kişinin kendi kaderini yarattığını -insan kendi fiillerinin yaratıcısıdır- iddia eden mutezile, kaderiye ekolüdür. Bu ekol de, bu anlayışıyla İslam’ın genel prensiplerine aykırı bir cepheyi temsil eder.
* * *
Yüce Allah her şeyi bir ölçü ve planla yaratmıştır. (Kamer Suresi, 49) alın yazısı olarak nitelendirilen kader de bu bütün içinde değerlendirilmelidir. Yüce Rabbin, bizim yapacaklarımızı bilerek yazması, bizi o şeyleri yapmaya zorlamaz. Tıpkı, astronomik hesaplar sonucunda bir yıl sonra Güneş’in tutulacağını, Güneş’in tutulacağı günü ve saati yazan bir takvim yaprağının Güneş’in tutulmasını etkilemediği gibi, yüce Allah’ın geleceği bilmesi de kişiyi o geleceğe mahkûm kılmaz. Aksi takdirde cinayet işleyen kişi şöyle demek hakkına sahip olurdu “Allah emretti, Allah yazdı ben de cinayet işledim”. Bu durumda -hâşâ- katili cinayete zorlayan Allah olurdu ve kişiye bu konuda hesap sorması zulüm olurdu. Halbuki iyiyi veya kötüyü yaratan Allah, o Allah kötüyü bir imtihan vesilesiyle yarattığını deklare etmiştir ve kötüden razı olmadığını da ilan etmiştir. İyiyi yaratıp da iyiden razı olduğunu da beyan eden yine yüce Allah’tır.
* * *
Biz kaderde -geleceğimizde- tek söz sahibi olanın Yüce Allah olduğuna iman ederiz. Bize rağmen -bütün tedbirlerimize rağmen- önümüze gelecek bir şeyden dolayı razı olmak da isyan etmemek de kadere imanın içindedir. Bizler helal ve haram, iyilik ve kötülük, günah ve sevap konularında eylemlerimizden tam sorumluyuz. Bu noktalarda Rabbimiz bizi özgür kılmış ve özgür irademizle yapacaklarımızı yazmıştır. Zaten kaderimizin bu ayrıntılarından sorumluyuz. Ama boyumuz bosumuz, gözümüzün rengi gibi, helal ve haram gibi, iyilik ve kötülük gibi konuların dışındaki özelliklerimizden sorumlu değiliz. Elbette bu da bizim kaderimizdir ama sorumluluk dışındaki daire ile ilgilidir.
* * *
“Kadere iman eder, kederden emin olur” denmiştir. Elbette böyledir. Çünkü kaderi bütün detayıyla bilmek, kuşatmak mümkün değildir. İmamı Şafii gibi İslam âlimleri kader konusunda derin tartışmalara girmeyi hoş karşılamamışlardır. Öyle ya gaybın anahtarları Allah’ın katındadır. İnsan bunu nasıl bilebilir ki... Kainatın ve insanın her zerresinde milyarlarca sır vardır. Bizler imtihan dünyasında sırlarla kuşatıldığımızın farkında olmalıyız. Hayatımıza, geleceğimize dair bütün tedbirleri almalıyız. Bundan sorumluyuz. Doğru olanı, iyi olanı, faydalı olanı Rabbin dileğini yapmak zorundayız. Karşılaştığımız bazı olayları sıcağı sıcağına çözmek zor olabilir. Bilmediğimiz binlerce hikmet olabilir. İnsanın sınırlı bilgi sahibi olduğu, gelecek hakkında tahminin ötesinde bilgisinin olamayacağını, Yüce Allah’ın her şeyi bilen olduğunu (Teğabun, 11) bilmek zorundayız. Onun için herhangi bir olaya isyan etmeden önce, kaderi suçlamadan önce kendimize dönmeliyiz. Kendimizi sorgulamalıyız. Zira Yüce Allah’ın külli iradesi, başıboş, hedefsiz ve hikmetsiz değildir. “Karada ve denizde oluşan felaketler bizim hak ettiklerimizden başka nedir ki.” (Rum, 41)
İşte İslam’ın öngördüğü “tevekkül” bütün bu unsurları yerine getirdikten sonra oluşacak tevekküldür. Yoksa kişi maddi ve manevi tedbirleri olmadan tevekkül ederse, bu tevekkülden de sorgulanacaktır.
* * *
“Hayır, kim (güzel davranışı ve) iyilikte bulunur da kendisini Allah’a teslim ederse, artık onun Rabbi katında ecri vardır. Onlar için korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır. ( Bakara, 112)”

SORALIM ÖĞRENELİM

-  Bayram namazından sonra Ankara’dan memleketim olan Mersin’e gideceğim, kurban kesmek zorunda mıyım? / (Cemil Kaynar/Ankara)
Bayramın birinci günü fecirden veya bayram namazının kılınmasından sonra Ankara’da -oturduğunuz şehirde- iseniz kurban size vacip olur. Ama bayram namazından önce Mersin’e gider ve 3. günü güneş batmasından sonraya kadar Ankara’ya dönmezseniz kurban size vacip olmaz. Nafile olur. Çünkü yolcu sayılırsınız.

-  Kurban etini yedi aileye bölmek zorunda mıyım? / (Sezen Ata/Isparta)
Kurban eti genel olarak üçe ayrılır. Bir kısmını kesen ve ailesi yer. Bir kısmı fakirlere dağıtılır. Diğer kısmı ise komşulara dağıtılır. Ancak kurbanı kesen kişi kalabalık ise etin tümünü yiyebilir. Kurbanın yedi aileye bölünmesi şart değildir.

-  Kurban keserken nelere dikkat edilmeli? / (Ziya Duyar/Çanakkale)
Hayvana acı verilmemeli. Kurban mutlaka uzman kişi kasap tarafından kesilmeli. Kurbanların kesim esnasında birbirlerini görmemeleri gerekir. Farklı tekniklerle hayvanın bayıltıldıktan sonra kesilmesi daha az acı verecekse bu tercih edilmeli. Hijyenikliğe, çevre temizliğine dikkat edilmelidir.

-  Kadın kurban kesebilir mi? / (Leyla Beyaz/Uşak)
Ehil olduktan sonra kadınlar da kurban kesebilirler.

-  Koyunun kurban edilmesi için bir yaşını doldurması şart mı? / (Şehab Kural/Eskişehir)
Altı ayını doldurmuş olan koyun bir yaşını dolduran koyun gibi gösterişli ise kurban edilebilir.



Arşive Ekle Yazdır Benimsayfam'da Paylaş Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş Arkadaşına Gönder

Yazarlar Arşivi
Nihat HATİPOĞLU
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH