Bunların çoğu ‘hayır’cı ama ‘evet’ çıksın ister
GEÇEN salı akşamı Cevahir Otel’deki iftarda Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’i izlerken, danışmanı önüne bir not getirdi:
- Devlet Bakanımız Hayati Yazıcı da şu anda otelde. Katıldığı toplantı bitmiş. Sizinle biraz sohbet edip, sonra ayrılmak istiyor.
Binali Yıldırım, danışmanlarıyla Yazıcı’ya haber gönderdi:
- Şu anda Ekonomi Gazetecileri Derneği’nden (EGD) arkadaşlarla sohbet ediyoruz. Sizi de buraya bekliyoruz.
15-20 dakika sonra Hayati Yazıcı bulunduğumuz salona girdi. Hazır yakalamışken, memur konfederasyonlarıyla yürütüp tamamladığı “toplu görüşme”yi sorduk:
- Sadece Memur-Sen imzayı attı ama memura 2011 için güzel zam verdik. 2011 Temmuz ayında en düşük memur maaşı 1534 lira olacak. Zammın bütçeye getireceği ek yük 10 milyar lirayı bulacak.
Ardından konu anayasa değişikliğiyle ilgili referanduma geldi. Yazıcı, Yıldırım’a döndü:
- Burada dost sohbeti gibi bir ortam gördüm.
- Evet... Bu arkadaşlar ekonomi yazarı ve muhabiri... Öyle sansasyon peşinde olmazlar...
- Madem dost sohbeti var. Küçük bir anket yapsaydın Binali Bey. Bakalım referandumda ne oy verecekler.
Yıldırım anında espriyi patlattı:
- Hayati Bey, bu arkadaşların çoğu “hayır”cı gibi görünüyor. Ancak, hepsinin gönlünde sandıktan “evet” çıkması yatıyor.
Sonra bir arkadaşımız kaygısını dile getirdi:
- “Evet” oyları fazla çıkarsa, “Çıkıp, ‘Evet’i tek başımıza savunduk, bu oylar AK Parti’ye gelmiş sayılır” havasına girmenizden korkarım.
Hayati Yazıcı yanıtladı:
- Bunun partiyle ilgisi olmadığını her yerde anlatıyoruz.
- Şimdi öyle olabilir ama 13 Eylül günü “evet”i görüp, tutumunuz değişirse...
- Böyle bir şey asla olmaz. İçimizden öyle davranmaya kalkan olursa da engelleriz.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, meydanlarda sık sık “hayır cephesi”ni sıralıyor:
- CHP, MHP, BDP, TKP, İşçi Partisi, Yarsav ve bir kısım medya.
Büyük Birlik Partisi (BBP) ve Saadet Partisi’nin (SP) “evet” oyu kullanacağını çok da öne çıkarmıyor.
Yani, “evet cephesi”nde AK Parti’nin “tek başına yürüdüğü” izlenimi veriyor...
Başbakan’ın tavrı dikkate alındığında sandıktan “evet” çıkınca “Bu AK Parti’nin başarısıdır” havasına girilmeyeceğini garanti etmek kolay mı?
Yurtdışında öğrenim gören öğrenciler oy kullanamıyor
ABD’nin Boston kentinde Berklee College of Music’te öğrenim gören kızım Sırma Munyar, çarşamba günü giderken sordu:
- Referandum için oy kullanmak istiyorum. Sandık nerede acaba?
- Pasaporttan geçtikten sonra bakman gerek.
Sırma pasaporttan geçti, doğru sandık başına gitti. 5 dakika sonra telefon etti:
- Oy kullanmama izin vermediler.
- Neden?
- Türkiye’deki ikametimi sildirmem gerekiyormuş.
- Nasıl olur. Buradaki ikametini sildiremeyiz ki. Sen henüz öğrencisin. Türkiye’den tümüyle kopuk değilsin.
- Başka türlü kabul etmiyorlar.
Ağustosun ikinci yarısında yurtdışında üniversite öğrenimi gören gençler dönüşe geçti. Bir bölümünün okulu açıldı, bazıları açılmak üzere. Örneğin, benim kızımın okulu 7 Eylül’de açılıyor.
Yani, 12 Eylül’de oy kullanmak için dönmesi mümkün değil.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), öğrencilerin oy kullanması için bir formül bulamaz mıydı?
Bursaspor’a destek Galatasaray, Fener ve Beşiktaş’tan fazla olamaz
TÜRK Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu, Torunlar Grubu’nun iftarında beni görünce sordu:
- Spor sayfanızda bugün çıkan haber doğru mu?
- Gazetemizde yer almışsa doğrudur. Sözünü ettiğiniz haber nedir?
- Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı’nın açıklamaları.
- Dikkatimden kaçmış, nedir sözleri?
- Manchester United maçına British Airways’le uçacaklarını söylemiş. İstediği havayolu şirketiyle uçabilir ama bize haksız eleştiri getirmiş.
- Nedir eleştirisi?
- Bursaspor’a sponsor olmak istemediğimizi söylüyor.
- Bursaspor formasında neden yoksunuz?
- Biz girmek istedik, onlar kabul etmedi.
- Neden?
- Kendisine, “Bursaspor, geçen sezonun şampiyonu. Bu nedenle Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe’ye hangi düzeyde destek veriyorsak, aynısını size de uygulayacağız” dedik.
- Anlaşamadınız mı?
- Daha çok şey istediler. Biz de, “Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’tan fazla destek veremeyiz” yanıtı verdik.
İftardan çıkışta gazeteye baktım, Yazıcı THY’ye bayağı yüklenmiş:
- THY, Şampiyonlar Ligi’ndeki rakibimiz Manchester United’e, Barcelona’ya sponsor oluyor. Bize destek vermiyor.
İbrahim Yazıcı, THY’yle görüşme yaptıklarına vurgu yapmış ama “Biz Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’a oranla daha fazla destek isteriz” ısrarına hiç değinmemiş.
Hamdi Topçu da buna içerlemiş:
- THY’nin hiç destek vermek istemediği şeklinde sözler söylemesi yakışık almıyor.
Bu çekişme, THY’nin işinin hiç de kolay olmadığını ortaya koyuyor...