Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
23 Ekim 2014 Perşembe 19:30
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 82406
DOLAR 1.7690
EURO 2.3580
€ / $ 1.3343
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 31/12/2011
2 - 8 - 25 - 27 - 30 - 47
ŞANS TOPU 12/02/2013
4 - 5 - 14 - 18 - 30 - 3
SÜPER LOTO 20/12/2012
19 - 23 - 26 - 28 - 36 - 49
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
Paylaş Benimsayfam'da Paylaş
Facebook'ta Paylaş Myspace'de Paylaş Twitter'da Paylaş
30 Mayıs 2010

Ertuğrul ÖZKÖK

 

İnsan nasıl ölür


ANNEM, babamın ölümünü şöyle anlattı:

“Sabah ezanından yarım saat önce uyandı. ‘Hafize, ben ölüyorum. Başıma otur bana Kuran oku’ dedi. Divana uzandı ve hemen yanındaki pencereyi açmamı istedi. Ben, ‘Şükrü saçmalama bir şeyin yok’ dedim. O, ‘Ben biliyorum’ dedi. Mecburen Kuran okumaya başladım. Elini omzuma koydu ve ‘Hakkını helal et’ dedi. Sonra üç kere hıçkırdı ve öldü. O sırada sabah ezanı okunuyordu.”
¡ ¡ ¡
Ölümünden bir yıl önce kendisine kanser teşhisi konmuştu.
Doktor teşhisini açıklarken hastane odasında ben de vardım.
Annem ağlamaya başlamıştı.
Ancak babamdan bizi şaşırtan bir tepki geldi.
“Hayır ben kanser değilim. Bu, benim tanıdığım bir ağrı ve 30 yıldan beri onu çok iyi biliyorum” dedi.
Başındaki dahiliye profesörü akrabamızdı.
“Şükrü Abi keşke öyle olsa ama maalesef kanser” deyince babam yine “Hayır kanser değil” diye itiraz etti.
Üç gün sonra biyopsi raporları geldiğinde hepimiz şaşırdık.
Babam kanser değildi.
Ölümden hiç korkmayan bir insandı.
Kanser olmadığını bilmişti.
Öleceğini de bildi.
¡ ¡ ¡
Üç hafta önce Kanyon’da bir sinema salonunda, Rusya’nın en büyük yazarı Tolstoy’un hayatını anlatan “Son İstasyon” filmini seyrediyordum.
Filmin sonunda hayretler içinde kaldım.
Tolstoy, Astapovo isimli küçük bir tren istasyonunda öldü.
Kendisine zatürree teşhisi konmuştu ve tren yolculuğu sırasında fenalaşınca, yola devam edememişti.
İstasyon şefinin odasına yatırılmıştı.
Filmin son sahnesi çok dramatikti.
Dünyanın en büyük yazarlarından biri orada küçücük bir odada hayata veda ediyordu.
Beni şaşırtan, yazarın son anını anlatan sahneydi.
Tolstoy bilinçsiz bir halde yatıyordu.
Artık öteki dünyaya geçmek üzere olduğu belliydi.
İşte o an, doktoru Duşen, kulağını onun ağzına yaklaştırarak, nefes alıp verişini dinlemeye başlar.
Önce “Birinci duraklama” der.
Arkasından “İkinci duraklama” diye devam eder ve sonunda başını kaldırır.
Tolstoy ölmüştür.
Tıpkı babam gibi.
Üç kere hıçkırarak.
¡ ¡ ¡
Tolstoy, mujiklerin nasıl öldüğünü merak ederdi.
O sahneyi seyrederken düşündüm.
“Acaba bütün insanlar böyle üç kere hıçkırarak mı ölür?”
Yani kalp, son durağa iki durağa uğrayarak mı gider?
Dün o ölüm sahnesi yine aklıma geldi.
Doğan Grubu’nun medikal bölümünün başındaki doktor Gündüz Tezmen’i arayıp sordum.
“Hayır böyle bir şey yok. Ben çok ölüm anına tanık oldum. Böyle bir tıp kuralı yok” dedi.
Rus köylüleri nasıl ölür bilmiyorum ama annemin anlattığına göre, babam aynı Tolstoy gibi ölmüştü.
¡ ¡ ¡
Herkes gibi ben de merak ederim.
Acaba ölüm nasıl bir şeydir?
“Köprü” Dergisi’nin 2001 Güz sayısında Nazmi Eroğlu’nun şu cümlesine rastladım:
“Ölüm hayatın en önemli, en gerçekçi, en riyasız yanını temsil etmektedir.”
O yazıdan, Tolstoy’la benim aramda da ortak bir şeyin olduğunu keşfettim.
Tolstoy, Paris’te bulunduğu yıllarda giyotinle yapılan bir idamı seyretmiş ve bu sahne onun hayatına, bir daha çıkmamak üzere kazınmış.
Ben de İzmir’de yapılan halka açık son idamı seyretmiştim.
Bu idam benim hayatıma, bugüne kadar silinmeyen bir damga vurdu.
Hayatım boyunca hep idam cezasına karşı çıktım.
O yüzden Tolstoy’un şu cümlesi benim de içimde çok özel bir yere oturuyor:
“Ölümün sırrını çözemedikçe, hayattaki hiçbir hareketin ve faaliyetin anlamı yoktur.”
¡ ¡ ¡
Dün bu yazıyı yazdıktan sonra Dennis Hopper’ın öldüğünü öğrendim.
“Easy Rider” filminin son sahnesi genç adamın ölümüyle biter.
40 yılda bu filmi kaç kez seyrettiğimi hatırlamıyorum.
Ama filmin sonundaki o genç ölümü hep hatırladım.
Tolstoy haklı, ölümün, özellikle de genç ölümün sırrı çözülmedikçe hayatın anlamını anlamak da kolay olmuyor.

Yazarlar Arşivi
Ertuğrul ÖZKÖK
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH