Yazarlar
Fatih ÇEKİRGE  fcekirge@hurriyet.com.tr

Kendinizi Siirt’le kandırmayın


SİİRT Valisi diyor ki:

- Küçük çocuklara topluca tecavüz ettiği öne sürülen şüpheliler ailelerinin yanında...


Yani?

 

Şüpheliler dışarıda... Onlar dışarıda ve 1 yıldır soruşturma bir türlü bitmiyor.

 

Vahşet ortada... Polis var. Jandarma var. Vali var. Emniyet Müdürü var. Komutan var...

 

Adalet Sarayı var...

 

Ama soruşturma bir türlü bitmiyor.

 

Üstelik Siirt’teki insanlık dışı toplu tecavüz olayına bir de yayın yasağı konuyor. Tamam arşivlerimizden sildik o iğrençliği.

 

Vahşete susturucu taktık. Peki ne oldu?

 

Siirt’te 8 öğrencinin 2 yaşında bir çocuğa tecavüz ettiği gerçeği hafızalarımızdan da silindi mi?

 

Bu insanlık dışı vahşet, sinir uçlarımızdan çekildi mi?

 

Oluyor mu böyle?

 

Mardin’de taşlanarak karnındaki bebeğiyle birlikte öldürülen Şemse unutuluyor mu?

 

Çalıştığı tarlanın sahibi tecavüz edince annesi tarafından zehirli pide yedirilerek öldürülen 14 yaşındaki A.Ç. hayata geri mi dönüyor?

 

Ya evinin balkonunda asılı bulunan küçük H.A.?

 

Kayıp çocuklar. Kayıp ruhlar unutuluyor mu?

 

Acaba Siirt’te kaç küçük çocuk kayıp... Ya da Mardin’de. Belki Urfa’da, Zonguldak’ta, Adana’da, Antalya’da, İzmir’de...

 

Dikkat edin...

 

Siirt’teki vahşeti yapanlar öyle tinerci falan da değiller. Aniden gözleri dönmüş, delirmişler deseniz o da değil...

 

Planlıyorlar. Bu iğrençliği organize ediyorlar... Bir yatılı okul rezaleti yani.

 

Önce kızın çıplak fotoğraflarını çekiyorlar. Sonra “Bize küçük çocuk getir” diye şantaj yapıyorlar.

 

Kız 2 yaşında bir çocuğu getiriyor. 8’i birden çocuğa tecavüz ediyor...

 

İnanın ben buraya kadar olanları yazarken bile nefesim kesiliyor. İçimde volkanlar patlıyor. Ruhumda derin kraterler açılıyor. Çıldırıyorum...

 

Sonra çocuğu boğmaya kalkıyorlar. Beceremiyorlar. Bu defa kız 3 yaşındaki bir çocuğu getiriyor. Ona da tecavüz ediyorlar..

 

İşin en vahim tarafı. Tam 1 yıldır bu olayla ilgili bir iddianame oluşmamış...

 

Yani hâlâ soruşturma sürüyor...

 

Daha da beteri. Vali açıklıyor:

 

- O çocuklar tutuklu da değiller.

 

Delirmemek elde değil... Nasıl oluyor da bu dava açılmıyor? Bu vahşetin neresi hâlâ soruşturuluyor?

 

Acaba Adalet Bakanlığı bu sorunun cevabını arıyor mu?

 

Bende bir cevap var... O da şu:

 

- Dini bir baskı unsuru gibi algıladığı için çocuğa cinsel eğitimi yasaklayan aileler... Cinselliğin suç olduğunu varsayıp çocukları kapalı kapılar ardında bırakan toplumlar.

 

Sonuçta işte böyle bir “vahşet kültürü” üretiyor...

 

Kendimizi kandırmayalım. Siirt’teki olay Siirt’e özel değildir...

 

Anadolu’nun büyük bölümünde “dini” kapanmak olarak algılayanların yarattığı baskıdan üreyen bir acıdır bu...

 

İnsanı “yaratık” haline getiren bir baskı düzenidir bu...

 

İKİNCİ YAZI

 

Gerçek demokrasi için ısrar ediyoruz

 

BEN yazıyorum. Siz “devam” diye ısrar ediyorsunuz. Öyleyse tam demokrasi için peşini bırakmıyoruz.

 

1) Milletvekilini Meclis’te liderin oy makinesi haline getiren, “lidervekili düzeni” değişmedikçe. Yani siyasi partiler yasası yeniden yazılmadıkça...

 

2) Vekilini milletinden koparan dokunulmazlıklar kaldırılmadıkça...

 

3) Milyonlarca oyun çöpe gitmesine neden olan seçim barajı düşürülmedikçe.

 

Bu yapılan Anayasa değişiklikleri tam demokrasi için yeterli değildir.

 

Eğer inandırıcı olmak isteniyorsa, bu Meclis’in önce bu üç konuda bir uzlaşmaya gitmesi gerekiyor...




27 Nisan 2010
 
Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH