Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
10 Şubat 2012 Cuma 07:28
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 60163
DOLAR 1.7550
EURO 2.3310
€ / $ 1.3283
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 24/12/2011
21 - 23 - 26 - 31 - 39 - 47
ŞANS TOPU 20/04/2011
9 - 14 - 21 - 23 - 25 - 5
SÜPER LOTO 09/02/2012
19 - 20 - 29 - 33 - 34 - 52
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
Paylaş Benimsayfam'da Paylaş
Facebook'ta Paylaş Myspace'de Paylaş Twitter'da Paylaş
15 Mart 2010

Rahmi TURAN

 rturan@hurriyet.com.tr

Acıklı bir hikâye


MÜTHİŞ bir kış... Her taraf kar içinde... Dereler tepeler donmuş...

Kar yalnız çatıları örtmez, değil mi? Toprağı da örter. Bu örtü bazen bir metreyi geçer.


Kar her tarafı beyaz bir keçe gibi örtmüştü. Toprak gözle görülemiyordu. Toprağı görmek için karları süpürmek gerekirdi. Oysa bu işlem yalnız sokaklarda yapılır. Sokaklarsa asfalt ya da taş döşelidir. Üzerinde hiç yenecek bir şey bulunmaz.
Gıdasını yerden alan hayvancıkların durumunu bir düşününüz. Tüm dünyanın yüzü, şekersiz bir su dondurması kaplı... Bunu yemeye kalksalar hemen donacaklar!
* * *
İşte, yeryüzü böyle feci bir biçimde iken, bir bahçenin orta yerinde, mini mini serçecik titreyip duruyordu. Bir haftadır bir şey yememişti. 
Zavallı serçenin son yediği şey, bahçeden geçen bir çocuğun elinden düşürdüğü pasta parçasıydı. Artık işte ölecekti. Azrail çevresinde dolaşıyordu.
Serçe o denli aç, o denli bilaçtı ki... Açlıktan mini mini kanatlarını dizlerine vuruyor:
“Ölüyorum, ölüyorum!” diye ötmek istiyordu. Ama ötemedi. Çünkü sesi çıkmadı.
Minik serçecik açlıktan ölmek, soğuktan donmak üzere idi.
Onun bu umutsuz durumu, tüm evreni yaratan Allah’ın gözünden kaçmadı. Fırtına, tipi, bora içinde zavallı yaratığın yavaş yavaş can çekişmekte olduğunu gördü. Oraya ağır yüklü bir sürücü atı gönderdi.
At, serçenin bir buçuk metre uzağından geçiyorken, sanki ruhani bir ilhama mazhar olmuş gibi, gayet hayırlı bir şey yaptı. Yani oraya bir kucak taze gübre bıraktı.
“Gübre” deyip geçmeyiniz. İnsan için el, ayak, kuş için kanat, geyik için boynuz, vapur için baca, uçak için pervane ne ise “gübre” de tarım için odur.
Gübresiz ekip-biçme olmaz. Eğer atlar, eşekler, inekler, bu değersiz gibi görünen değerli maddeyi bize bağışlamamış olsalar, buğday yetişmez, tarlalar cansız kalır. Tarlalar çöl olduktan sonra, biz de açlıktan mahvoluruz.
* * *
Biz konumuza gelelim...
Serçecik, bir buçuk metre ötesinde gayet taze bir gübre yığını görünce mahmur gözlerini açtı. Tin tin sıçradı. Hafif, beyaz bir duman çıkaran bu koyu sarı maddenin başına geçti. İçindeki arpaları birer birer topladı. “Topladı” deyince bir yerde biriktirdi sanmayınız. Topladıkça yuttu. Boş kursakçığı doldu, davul gibi şişti. Donan ayaklarına hareket geldi. Kanatlarını kımıldattı. “Pırr” diye uçtu. Bahçenin yanındaki dama kondu.
Gübre yığınından yediği arpalarla iyice doyan kuş avazı çıktığı kadar ötmeye başladı: 
“Cik, cik, cik...”
Bu sırada bahçeye bir çocuk çıktı. Elinde bir av tüfeği vardı.
Damın üzerinde “Cik, cik, cik”  diye öten serçeye baktı.
Tüfeği kaldırdı. Cilalı, ceviz tahtasından yapılmış olan dipçiği, sağ omzunun oyluk kemiğine dayadı.
Onun bu durumunu serçe görmüyor, ha bire “Cik, cik, cik” diye ötüyordu.
Çocuk, güzel bir nişan aldı ve tetiği çekti:
“Bumm...”
Serçecik vuruldu... Ölüsü karların üzerine düştü...
* * *
Yukarıdaki yazının aslı İngilizce olup, birçok dilde yayınlanan bir hikâyedir. Türkçeye Ömer Seyfettin çevirmiştir.
Bu hikâyeden alınacak ders nedir?
Kıssadan hisse... İnsan, bir halt yediği zaman, damın üzerine çıkıp bağırmamalıdır!
Bugün, her şeyi berbat ettikleri halde ortaya çıkıp bağıranlara ders olur mu acaba?

Yazarlar Arşivi
Rahmi TURAN
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH