Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
08 Şubat 2012 Çarşamba 18:35
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 61178
DOLAR 1.7460
EURO 2.3160
€ / $ 1.3242
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 24/12/2011
21 - 23 - 26 - 31 - 39 - 47
ŞANS TOPU 20/04/2011
9 - 14 - 21 - 23 - 25 - 5
SÜPER LOTO 02/02/2012
9 - 17 - 18 - 24 - 31 - 53
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
Paylaş Benimsayfam'da Paylaş
Facebook'ta Paylaş Myspace'de Paylaş Twitter'da Paylaş
21 Şubat 2010

Özdemir İNCE

 

Tekel emekçilerinin sanata yansıması


1950’lerin en önemli tartışma konusu “Sanat toplum için midir, yoksa sanat, sanat için midir?” sorusu idi.

Sağcılar, tutucular ve biçimciler “sanat için sanat” formülünü ileri sürerler, solcular ise sanatın toplum için olduğunu savunurlardı. Sanatın hem kendisi hem de toplum için olduğunu savunan var mıydı? Anımsamıyorum. Aslına bakarsanız, o dönemin bu türden tartışmalarından geriye dişe dokunur bir şey de kalmadı.

DAYANIŞMA

Sorunu somutlaştırmak için Tekel işçilerinin direnişini ele alalım. İki ayı aşkın süredir özlük hakları için mücadele eden bir kitle var ve bu kitle kendileriyle aynı konumda olan Tekel işçilerini ve giderek bütün Türkiye çalışanlarını temsil ediyor. Temsil etmemiş olsa bile öyle varsayılabilir.

Tekel işçileri, bazıları pek bilincinde olmasa bile, dünyanın bütün çalışanlarını temsil ediyor ve simgeliyor. Dolayısıyla, bir özel dünyanın varlığı söz konusu. Bir duygusal ve zihinsel dayanışma. Bu dayanışma ruhuna kimileri ideoloji diyor. Eskiden ideoloji denince sadece komünizm ve sosyalizm anlaşılırdı. Tam polisiye bir durum. Kapitalizmin ve sağın herhangi bir ideolojisi yoktu sanki. Kapitalizm ve liberalizm insanlığın en doğal hali sayılırdı. Sol, sosyalizm falan, süne gibi mücadele edilmesi gereken zararlı böceklerdi. Hey gidi günler!

Diklenip, liberalizmin de kapitalizmin de bir ideoloji olduğunu ve bu ideolojinin “Bırakınız geçsinler, bırakınız yapsınlar!” ile simgelendiğini ileri sürenleri yasa dışına atarlardı. Çünkü sadece kapitalizm ve liberalizmin anayasa ve yasalara uygundu. O günlerden bugünlere geldik. Geldik de geldiğimiz yer 1950’lerden hiç de iç açıcı değil.

Ama bu fırsattan yararlanarak ideolojinin
tanımını yapalım: “Dünyanın nasıl olması gerektiğine dair ileri sürülen düşünceye ideoloji denir!”

DEMOKRASİ!

Anımsıyorum: 70’lerde bir gün bir Adalet Partisi ileri geleniyle konuşuyorduk. Yasaklı siyasetçilerin yasaklarının kaldırılmasının halkoyuna sunulacağı günlerdeydi. AP ileri gelenine “Abi, dedim, yasaklar kaldırılır da sizler siyasete dönerseniz ve seçimi kazanıp iktidara gelirseniz, ceza yasasının 141 ve 142. maddelerini (bu maddeler her türlü sol düşünceyi yasaklıyordu) kaldıracak mısınız?”

Abi dediğim siyasetçi şöyle cevap verdi: “Siz iktidara gelin ve bu maddeleri kaldırın. Eskiden olduğu gibi karşı çıkmayız!” Ben de, “İyi ama o zaman kendi 141-142’mizi kaldırır, size karşı bir 141-142 çıkartırız!” deyince, “Olur mu, bu ne biçim demokrasi” diye karşılık verdi. Bunun üzerine: “Ama abi, demokrasi haklarını alamayanlara haklarını vermek değil midir?” diye sordum. “Vallahi Özdemir, demokrasinin böyle bir şey olduğu hiç düşünmemiştik” dedi.

HAYDİ ARKADAŞLAR

Tekel işçilerinin direnişinde onlarca, yüzlerce roman, öykü, tiyatro oyunu ve şiir teması var.

Çocuklarından, ailelerinden uzakta, sıfırın altında bir soğukta çadırlarda yaşayan insanlar. Türlü kökenden, türlü inançtan, türlü coğrafya ve gelenekten gelen binlerce insan. Bu insanların hepsi bu konumlarının dışına çıkıp bir sınıfsal ideal çevresinde birleşmişler. Kimileri de, belki, bu idealin ilk kez farkına varıyor ve kendini bir emekçi olarak hissediyor.

Bu insanların şiiri, öyküsü, romanı ve oyunu yazılmaz mı? Haydi kalemleri ele alalım arkadaşlar! (Genç şair Onur Caymaz, bana gönderdiği bir e-postada Tekel Emekçileri üzerine bir şiire başladığını haber veriyordu ve benim bu yazıyı yazdığımdan haberi yoktu. Aferin ona!)



Yazarlar Arşivi
Özdemir İNCE
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH