Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
10 Şubat 2012 Cuma 16:51
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 59239
DOLAR 1.7660
EURO 2.3280
€ / $ 1.3182
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 24/12/2011
21 - 23 - 26 - 31 - 39 - 47
ŞANS TOPU 20/04/2011
9 - 14 - 21 - 23 - 25 - 5
SÜPER LOTO 09/02/2012
19 - 20 - 29 - 33 - 34 - 52
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
Paylaş Benimsayfam'da Paylaş
Facebook'ta Paylaş Myspace'de Paylaş Twitter'da Paylaş
10 Şubat 2010

Mehmet Y. YILMAZ

 mehmetyilmaz@hurriyet.com.tr

Sivilleşirken ‘öteki üniformalıları’ unutmayalım!


HRANT Dink cinayeti ile ilgili davanın 12. duruşmasında, Trabzon Emniyeti’nden istenen bazı bilgilerin gönderilmediği ortaya çıktı.

Söz konusu bilgi, bir dönem “polis muhbiri” olarak çalıştığı bilinen sanık Erhan Tuncel ile görevli polis memurları arasındaki telefon görüşmelerini içeriyor.


Trabzon Emniyeti’nin belgeyi göndermeme gerekçesi “polis memurlarının telefon bilgilerinin deşifre olmasının istihbarat zafiyeti yaratacağı” olarak açıklanıyor.


Hesapta “sivilleşiyoruz” ama bir önemli siyasi cinayetle ilgili olarak sorumlu olabilecek polis memurlarının soruşturulması engelleniyor
.


Bu da yetmiyor, mahkemenin istediği bilgiler “İstihbarat zafiyeti yaratır” gerekçesiyle gönderilmiyor.


Ama ordunun “kozmik odalarına” girmek, orada arama yapmak “güvenlik zafiyeti” yaratmıyor!


“Sivilleşme”
dediğimiz şey, belli ki sadece “asker üniforması” ile ilgili olarak algılanıyor.


Devlet kurumlarının hesap verebilirliği, Anayasa gereği millet adına egemenliği kullanan kurumlardan biri olan bağımsız yargının bu hesabı sorabilmesi sadece konu “asker” ise akla geliyor
.


Gerçekten çok ilginç bir ülkede yaşıyoruz.

 

Bu farkı Cumhuriyet Devrimleri yarattı

 

DÜN Hürriyet’in haber gündeminde arkadaşımız Savaş Özbey tarafından yazılmış bir haber okudum.


Buna göre Türkiye’deki büyük şirketlerin yönetiminde yer alan kadınların oranı İspanya’dan yüksek, Fransa’yla başa baş, İtalya’yı ikiye katlıyor
.


Benzeri bir kıyaslamayı Müslüman dünyanın ülkeleri ile yapsak, farkın çok daha büyük olduğunu da görecektik.


İspanya, Fransa ve İtalya, dini taassubun daha yoğun yaşandığı Katolik ülkeler.


Nerede dini taassup varsa, orada kadınlar ikinci plana itiliyorlar
.


Türkiye’de tablonun bu kadar farklı olmasını sağlayan şey, bugünlerde burun kıvırmanın moda olduğu Atatürk devrimleri ve laikliktir. Genel olarak
“Cumhuriyet projesi”dir!


Türkiye, bugün tersine çevrilmeye çalışılan o süreçten geçtiği içindir ki kadınlarını sosyal yaşamın içine sokabildi, onların üretici gücünden yararlanabildi
.


Bu araştırmanın bir benzerinin Türkiye’nin son yedi yılı için yapılması ne kadar iyi olurdu.


Yedi yıl önce, kamuda genel müdür, daire başkanı, müdür ve yardımcıları pozisyonunda kaç kadın vardı, şimdi kaç kadın kaldı?


Sayının giderek azaldığını, kadın olmanın Türkiye’de özellikle kamu kesiminde terfi etmek için bir engel olduğunu kişisel gözlemlerimizle çıkartabiliyoruz.


Acaba Devlet Personel Dairesi, bu tür bir istatistik tutuyor mu? Tutuyorsa, kamuoyuyla paylaşmak istemez mi?

 

Başbakan neden bu kadar öfkeli?

 

SON günlerde kiminle konuşsam aynı soruyla karşılaşıyorum: Başbakan neden bu kadar sinirli?


Başbakan ile yüz yüze konuşma olanağına sahip olmadığım için ancak tahmin yürütebiliyorum.


Bence bu sinirli görüntünün gerisinde iki şey yatıyor olabilir:


1- Başbakan da “Bugün seçim olsa oyunu kime verirsin” anketlerini görüyor
. Muhtemelen bizim gördüklerimizden daha çok sayıda! Ve oradaki tablo sinirini bozuyor. Partisinin gerilediğini, olası bir seçimde muhalefete düşebileceğini görüyor. Ve onun açısından bu tabloyu “vahim” kılan, bu seçimin son seçimi olacağını açıklamış olması. AKP’nin gerilediği bir ortamda, Cumhurbaşkanı olma rüyasının da suya düşeceğini fark etmiş olmalı.


2- Bir diğer olasılık
ise Başbakan’ın, bundan önceki seçim stratejisinin temelinin “mağduriyet” olması. Başbakan, mağduru oynamaya devam etmek istiyor. Ama sorun şu ki bu kez iktidarda ve üstelik ezici bir çoğunluğa sahip. Böyle bir ortamda mağdur rolü oynayabilmesi, ancak sağa sola çatarak, kendisine “haksızlık yapıldığını” göstermeye çalışması ile mümkün. Ama demokratik ülkelerde buna “haksızlık” değil, “muhalefet” deniliyor ki geriye elde sadece öfkeli ve sinirli bir insan görüntüsü kalıyor.


Ve bu öfkeli görüntü, kavgadan ve çatışmadan bunalmış insanların yaşadığı bir ülkede asıl sorunu daha da büyütüyor!


Asıl sorunun ne olduğu ise birinci maddede yazılı!



Yazarlar Arşivi
Mehmet Y. YILMAZ
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH