|
|
| Yazarlar |
Arkadan vuranlarKarşıyı görürsün ama bazen yanını göremezsin. Kayserispor Başkanı Recep Mamur, kimlerle yemek yiyor, ne kararlar alıyorlar ortaklaşa. Özhaseki önce ondan hesap sorsun, sonra da nereden vurulduğunu anlasın. MARATON programı ekranlardan kalktığına göre, artık marka değerimiz yükselmeye başlayacak. Çünkü, bazıları öyle diyorlardı. Ama bakıyorum marka değeri daha kötü olmaya başladı. Müneccim değilim ama daha da kötü olacak. Nedeni ise çok basit... Türk insanı aptal değil Peki ne yapmak lazım o zaman? O zaman, kamuoyunu başka yerlere yönlendirmek lazım. Mesela, “MHK eğitimi az veriyor” demek lazım. Mesela, “Profesyonel hakemlik gelsin” demek lazım. Mesela, “Federasyon bu işten elini ayağını çeksin biz, ‘ben’ idare edeyim” demek lazım. Ama, eski çamlar bardak oldu. Bazı güçler Maratonu kaldırdılar. Ben bu konuda, “Hasan, Hüseyin dedi” diye isim veremem. Ama, şunu net söyleyebilirim. Maraton köküne kadar namuslu bir programdı. Hiç kimsenin yanında da karşısında da değildi. Bu kimlerin işine gelmedi onu bilemem. Türk insanı da o kadar aptal değildir. Bazı şeyleri net görür. Tablo ortada. Kayseri Belediye Başkanı ve Kayserispor’un Onursal Başkanı Mehmet Özhaseki bir beyanat verdi. Bayağı da sert. Herkes diyor ki “Olur mu böyle şey. Bu kadar net bazı şeyler söylenir mi?” Zaman her şeyin ilacıdır Özhaseki, Anadolu çocuğu ama Kayserililik var ya o da avantaj tabii ki. Fazla arkadan dolanmayı sevmez, “Haşırt” diye konuşur. İnce ince arkadan dolanmaz, cepheden söyler. Çünkü, arkadan dolanıp da kalçası, başı oynayanların ne yaptığını herkes görüyor. Ama, sevgili Özhaseki de bazı şeyleri göremiyor. Mesela karşıyı görürsün, yanını göremezsin. Kimi kastediyorum. Kayserispor Başkanı Recep Mamur’u. O kimlerle beraber yemek yiyor, ne kararlar alıyorlar ortaklaşa. Özhaseki önce ondan hesap sorsun. Dedim ya, insanlar karşıyı görürler ama yanlarındaki de sağlam duracak, onlarla beraber arkasında zannettikleri de. Yoksa, oradan vurulurlar. Sayın Özhaseki henüz nereden vurulduğunun farkında değil. Mamur’un anladığını görüyorum ama tren duraktan kalktı. Sivasspor Başkanı Mecnun Odyakmaz da bazı şeyler görecek, İstanbul BŞB’nin Başkanı Göksel Gümüşdağ da. Zaman her şeyin ilacıdır. Herşeyi daha net çıkarır ortaya. Şener geç de olsa doğruyu buldu ŞENOL Güneş Trabzon’a geldi. Trabzonspor kımıldadı. Kımıldar. Çünkü Ersun Yanal’dan sonra yabancı getirmek yanlıştı. Şenol’u, Ersun’dan sonra getirselerdi daha iyi olurdu. Acele ettiler. Ama olsun “Bir musibet, bin nasihattan iyidir” derler. Trabzonspor’un kesinlikle şampiyonluk yarışında olması gerekir. Hem seyirci, hem çevre, hem güç olarak üç büyüklerle başedebilecek tek takımdır Trabzonspor. Arkadaşım Sadri Şener ile konuştum. “Şenol Güneş geldikten sonra ben kurtardım” dedi. “Niye” dedim, “Artık çok şeyi düşünmüyorum, o düşünüyor rahat ettim, duman olmuşum” cevabını verdi. Ancak, “Kendim ettim, kendim buldum” diyemedi. İnsanların geç de olsa doğruyu bulmaları da bir meziyet. Taraftar kadın gibidir TABATA seyirciden şikayetçi. Diyor ki, “Oyuna girerken ve çıkarken niye aleyhte tezahürat yapılıyor?” Taraftar, kulübüne ve futbolcusuna sahip çıkmalıymış. Jerome Rothen. Ankaragücü’nün yeni transfer ettiği Fransız oyuncu. Bu futbolcu Monaco’da oynarken bir gece eğlence kulübüne gidiyor. O kulüpte Şansal Büyüka’nın oğlu Hazar Büyüka da var. Monaco, Şampiyonlar Ligi’nde mutlu sona ulaştığından Rothen’e inanılmaz sevgi gösterisinde bulunuluyor. Hazar soruyor Rothen’e, “Çok seviliyorsunuz, çok da övgü alıyorsunuz. Bunun sebebi nedir?” Cevap enteresan. Rothen diyor ki, “Taraftar kadın gibidir. İyi gününde vardır, kötü gününde yanında kimseyi bulamazsın”. Çocuk doğru söylemiş. Bunu yalnız futbolcuların değil herkesin düşünmesi lazım. Ayrıca da Tabata bu işte geride kalmış. Daha fazla bilgi almak için Rothen’i arayabilir. Hakem futbolu bilecek İLKER Meral. Hiç tanımam. Eczacıymış. İyi de bir insanmış. Olabilir. Ama, hakemliği derseniz bence çok zayıf. Neden? Elle oynamayı göremeyebilirsiniz, penaltı yaparlar göremeyebilirsiniz. Göremediğiniz yerde iterler, kalkarlar göremeyebilirsiniz. Ama kabak gibi gördüğünüz bir pozisyonda yani net bir pozisyonda ters karar verirsiniz, futbolcu sizin futbolu bilmediğinizi anlar. Haksızlık yapma Hıncal HINCAL Uluç, Ankara’daki suni zeminden bahsetmiş. Ve demiş ki, “Diğer zeminler çok mu iyi Erman niye konuşmuyor” Hıncal, bana kötüyü örnek gösterme. Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı, Kasımpaşa Recep Tayyip Erdoğan ve Trabzon Avni Aker Stadı, iğrenç bir hale geldiler. Ama, kışın bu şartlarında milletin yolda yürüyemediği Sivas 4 Eylül Stadı’nın zemininden niye bahsetmiyorsun. Ben ondan Hürriyet’teki Maraton’da bahsettim. Haksızlık yapma. Çapkın’ın gücü katil taksilere yetmiyor mu? 34 EZ 9134. Tarih 30 Ocak 2010. Yer Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üstü. Saat 10.45. Hyundai marka bir araba. Adam gaza basıyor, köprüyü geçerken zannedersiniz ki oradan araba geçmiyor, köprünün altından gemi geçiyor. Zaten ben de, “Ulan bu geminin dumanı amma da fazla” dedim önce, sonra da bu plakayı aldım. Ardından bir trafik ekibi geldi önüme ve sordum. “Bu ve bunun gibi arabaları niye bağlamıyorsunuz ve ceza kesmiyorsunuz” diye. Aldığım cevap enteresandı. “Bu tip arabaları durduruyoruz. Ruhsatlara baktığımızda muayene ve damgaları normal oluyor. Onun için de kilitleniyoruz” dedi trafik polisleri. Polisin böyle dediği bir yerde benim ceza kesme şansım zaten olamaz.
|
| 10 Şubat 2010 |
|