Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
10 Şubat 2012 Cuma 00:43
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 60163
DOLAR 1.7550
EURO 2.3310
€ / $ 1.3283
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 24/12/2011
21 - 23 - 26 - 31 - 39 - 47
ŞANS TOPU 20/04/2011
9 - 14 - 21 - 23 - 25 - 5
SÜPER LOTO 09/02/2012
19 - 20 - 29 - 33 - 34 - 52
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
Paylaş Benimsayfam'da Paylaş
Facebook'ta Paylaş Myspace'de Paylaş Twitter'da Paylaş
9 Şubat 2010

Özdemir İNCE

 

Arthur Miller ile Harold Pinter’i hatırlamak


2005 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan Harold Pinter ile Arthur Miller çağımızın en büyük iki oyun yazarı. Harold Pinter’in Arthur Miller’ın 80. doğum günü için kaleme aldığı armağan yazıyı (yazının İngilizcesi internette var) birlikte okuyalım:

İSTANBUL’A GELİŞ

[17 Mart 1985’te İstanbul havaalanına ayak bastık. Türkiye’de Türk yazarlara yapılan zulüm ve işkence iddialarını araştırmak üzere uluslararası P.E.N. adına Türkiye’yi ziyaret ediyorduk. Yolculuğumuz bir terslikle başladı. İki bavulum vardı, biri gelmemişti. Başka şeyleri bir yana bırakalım, çorapsız kalmıştım. Bu yüzden Arthur bana kendi çoraplarından verdi. Pek de güzel çoraplardı. Dayanıklı. Onlarca yazarla tanıştık. Hapishanelerde işkence görmüş olan yazarlar hâlâ titriyorlardı ama bize içki ikram etmekte ısrar ediyor, titreyen şişelerden kadehlerimize içki dolduruyorlardı. Yazarlardan birinin karısı konuşamıyordu. Kocasını hapiste görünce bayılmış ve konuşma yetisini kaybetmiş. Kocası şimdi dışarıdaydı. Yüzü kocaman, kapanmaz bir yırtık gibiydi.

ELÇİLİKTE YEMEK

O sıralarda Türkiye’de, Birleşik Amerika’nın yüzde yüz onayıyla askeri diktatörlük vardı. Bizim geldiğimizi duyan Amerikan büyükelçisi, akıllıca bir iş yaptığını sanarak Arthur onuruna Ankara’daki Amerikan büyükelçiliğinde bir akşam yemeği verdi. Ben de Arthur’un yol arkadaşı olduğum için beni de davet etmek zorunda kaldılar. Daha ağzıma bir lokma bir şey koymuştum ki kendimi Amerika’nın siyasi müsteşarıyla Türkiye’de işkence olup olmadığı konusunda azılı bir tartışma içinde buldum.

Bu zırıltı yemek boyunca neşeli bir şekilde sürdü, sonunda Arthur konuşma yapmak üzere ayağa kalktı. Onur konuğu olduğu için söz onundu ve o da sözünü hiç sakınmadan söyledi. Demokrasi terimini ele aldı ve demokratik bir ülke olarak Amerika Birleşik Devletleri’nin dünyada, şu anda bulunduğumuz ülke de içinde olmak üzere, neden askeri diktatörlükleri desteklediğini sordu. “Türkiye’de,” dedi, “düşünceleri yüzünden hapiste olan yüzlerce insan var. Bu eziyeti Amerika destekliyor ve sübvanse ediyor. Bizim demokratik değerler anlayışımız nerede kaldı?” diye sorarak sözlerini bitirdi. Sözleri çok açıktı. Büyükelçi bu konuşmaya teşekkür etti

Yemekten sonra bir süre başımı belaya sokmamak için tablolara bakmaya gittim. Birden büyükelçi ile yardımcılarının bana doğru seğirttiklerini gördüm. Neden Arthur’un yanına gitmediler de benim yanıma geldiler, bilmiyorum. Belki de Arthur’un boyu onlara fazla uzun gelmişti. Büyükelçi bana, “Bay Pinter, buradaki durumun, gerçeklerin farkında olduğunuzu sanmıyorum. Unutmayın, Ruslar yukarıdaki sınırın hemen üzerinde oturuyorlar. Siyasal gerçekleri unutmamak gerekir, diplomatik ve askeri gerçekleri.”

ELÇİLİKTEN KOVULMA

“Ben bir tek gerçekten söz ediyorum,” dedim, “cinsel organlarınıza elektrik verilmesi gerçeği.” Büyükelçi, nasıl derler, şöyle bir diklendi ve bana, “Sör, siz burada konuksunuz,” diye parladı. Hani nasıl derler, yüzgeri dönüp gitti, yardımcıları da. Birden yanımda Arthur belirdi.

“Galiba kovuldum” dedim. Arthur hiç duraksamadan, “Ben de seninle geliyorum” dedi. Ankara’da -gönüllü bir sürgün olan- Arthur Miller ile birlikte Amerikan Bü-yükelçiliği’nden kovulmak hayatımın en gurur verici anlarından biriydi.]

(Yarın devam edeceğim.)

 



Yazarlar Arşivi
Özdemir İNCE
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH