Bankalar direniyor ama faizde artış başlayabilir
GEÇEN haftanın son günlerinde küresel ekonomiye bağlı olarak iç piyasalarda yaşanan gelişmeler, dikkat çekiciydi.
Hisse senetleri hızla düşerken kurlarda da epeydir görülmeyen çıkışlar yaşandı. Buna karşılık Hazine kağıdının faiz oranları neredeyse yerinde çakılı kaldı.
Bunun nedeni çok açık: Hisse senedi piyasalarında yabancı hakimiyeti varken, Hazine kağıdında yerlilerin ağırlığı yüzde 90’ın üzerinde. Yani yabancılar Türkiye’de pozisyon aldıkları hisse senetlerini satıp, döviz alarak ülkelerine geri dönüyorlar. Buna karşılık küçük miktarda sahip oldukları Hazine kağıtlarındaki satışları, hisse senetlerine kıyasla çok düşük kalıyor. Buradaki yabancı satışlarının yarattığı boşluğu da bankalar tarafından yapılan alımlarla dolduruluyor.
Çünkü yerliler, daha doğrusu Hazine kağıdında büyük pozisyona sahip bankalar, faizler yukarı çıkarsa, ellerindeki yüklü portföyler nedeniyle zarar yazacaklar. Zarar yazmamak için faizlerin yükselmesini önl emeye çalışıyorlar, bu nedenle de gerekirse girip yabancıların sattığı Hazine kağıtlarını al arak, faiz artışını engelliyorlar.
Tüm bunların temel sebebi küresel bazda risk iştahında ciddi bir düşüş yaşanması... Yunanistan’dan sonra Portekiz ve İspanya’nın, beklendiği gibi zora girmesi, buna karşılık AB’nin, üye ülkelerde bu tür krizler çıktığında ne yapacağını bilememesi, paniği büyütüyor. Bunun yanı sıra, ABD’den de düzelmeyi gösteren veriler bir türlü gelmiyor. Düzelme gösteren verilerin de, geçmişe ilişkin kötü verilerin daha kötü rakamlarla revize edilmesi nedeniyle, aslında o kadar da iyi olmadığı ortaya çıkıyor. Yani moraller bozuk...
İşin kötüsü bu olumsuz hareketin devam edeceği yönündeki beklenti yüksek...
Gerçi geçen cuma gün bitiminde ABD’de piyasalar biraz düzelme yaşar gibi oldu, küçük bir artıyla kapandı ama bu artışın geçici olduğu kanısı hakim.
Peki, bizim bankalar, hisse senedi ve kurlardaki harekete rağmen Hazine kağıdı faizlerini bu seviyede tutmaya devam edebilecekler mi?
Kimsenin şüphesi olmasın ki; bankalar zarar etmemek için bu eğilimlerini koruyacaklardır. Ancak ne kadar başarılı olurlar, buna ne kadar dayanabilirler, işte orası şüpheli.
ARTIŞ KAÇINILMAZBankalar her ne kadar ellerindeki, yani daha önce ihraç edilmiş kağıtların faizlerini korumaya çalışsalar da, yeni Hazine ihalelerinde faizlerin yükselmesini pek engelleyemezler. Yine kendi kağıtlarını fazla etkilemesin diye, yeni kağıtlar konusunda da hassas olurlar ama şubat ayı yüklü geri ödemelerin olduğu, dolayısıyla yeni ihraçlar gerektiren bir ay...
Bu ay yapılacak Hazine ihalelerinde talebin azalması kaçınılmaz. Çünkü bankalar yeni kağıtlar konusunda, doğal olarak, “Biraz daha faizleri yükselsin de ondan sonra alalım ki kar edebilelim” yaklaşımında olacaklardır. Öyle olunca da bu ayki Hazine ihraçlarında talep azalacağı için faizlerin artması kaçınılmaz görülüyor.
Bu ay Hazine ihalelerinin dikkatli izlenmesi gerekir. İhalelerde düşük satış yapılıp Hazine’nin hazırdan yemesi olacağı gibi, kamu bankaları ve diğer kamu kurumlarının ihalelere yoğun olarak katılımlarını görebiliriz.
Bu tür dönemlerde Hazine ile bankalar elele verip, iki tarafın da işine geldiği için, bir süre faizleri fazla artırmadan tutmaya çalışabilirler ve bunda başarılı da olabilirler. Ancak böyle dönemleri daha önce de yaşadık; eğer kötüye gidiş süreci uzar ve kalıcı olmaya başlarsa, işte o zaman kimse faizleri tutamaz...
Hele ki harcamalar artarken, IMF anlaşması gibi bir çıpanız yoksa...