23 Şubat 2012 Perşembe 09:46
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 60856
DOLAR 1.7570
EURO 2.3260
€ / $ 1.3276
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 24/12/2011
21 - 23 - 26 - 31 - 39 - 47
ŞANS TOPU 20/04/2011
9 - 14 - 21 - 23 - 25 - 5
SÜPER LOTO 16/02/2012
8 - 15 - 28 - 35 - 46 - 54
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
Paylaş Benimsayfam'da Paylaş
Facebook'ta Paylaş Myspace'de Paylaş Twitter'da Paylaş
29 Kasım 2009

Ertuğrul ÖZKÖK

 

G 18’de Bediüzzaman oturuyor


İstanbul’un en güzel sinema salonlarından birine gitmişsiniz.

Elinizde popcorn.

Yeriniz G 16.

Yan koltuk, G 18, boş.

Biraz sonra yaşlı bir adam gelip oraya oturuyor.

Başında sarık, giysileri farklı.

Biraz dikkatlice bakıyorsunuz, “Olamaz” diyorsunuz.

Koltuk komşunuz Bediüzzaman.

Yani Saidi Nursi.

Tabii bugün başınıza böyle bir şey gelmesi mümkün değil.

Ama 1920’li 30’lu yıllarda İstanbul’da yaşayan biri olsaydınız böyle bir şeyle karşılaşabilirdiniz.

¡   ¡   ¡

Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın sinema üzerine yazılarını topladığı kitabını okuyorum.

En çok ilgimi “Sinemada akrep ve yelkovanı aşmak” (*) başlıklı yazı çekti.

Bu yazıdan öğrendim ki, Saidi Nursi iyi bir sinema seyircisiymiş.

Bunun üzerine Dumanlı’yı arayıp, hangi filmleri severdi diye sordum.

Hangi filmlere gittiği konusunda onda bilgi yoktu.

Biraz araştırdım ve Ali Murat Güven’in 26 ocak 2007 tarihli Yeni Şafak Gazetesi’ndeki bir yazısına rastladım.

Orada 1921 yılına ait bir anekdot var.

Saidi Nursi bir gün öğrencilerinden Molla Süleyman ile Ayasofya’da namaz kıldıktan sonra yakındaki bir çayhaneye oturmuş.

Çayını içtikten sonra öğrencisine, “Haydi oğlum şöyle güzel bir film seyredelim” demiş.

Öğrencisi de benim gibi şaşırmış ve “Sinema mı” diye sormuş.

Saidi Nursi’nin cevabı şöyle olmuş:

“Bak Süleyman ben sinemaya başkalarının gittiği gibi gitmem. İbret için, dersler çıkarmak için film seyrederim”.

Birlikte Alemdar Sineması’na gitmişler.

O yıllarda henüz yerli filmler başlamadığı için, sessiz yabancı filmler varmış.

Bu arada yazıda önemli bir ayrıntı var.

“Bediüzzaman birinci mevkiden iki bilet almış.”

Film arasında öğrencisine sormuş.

“Anlat bakalım ne anladın bu filmden?”

Öğrencisi “Hiçbir şey” demiş.

Bediüzzaman bunun üzerine şunları söylüyor:

“İşte dünya da aynen sinema perdesine benzeyen bir yerdir. Kendisi sabit olmadığı gibi, içindekiler de fani; hiç durmuyor, akıp gidiyor. Onun için dünya hayatına hiç güvenme oğlum. Hayatlarımız izleğimiz bu film kadar kısa ve geçicidir.”

¡   ¡   ¡

Bu arada, Dumanlı’nın kitabından bir başka şeyi daha öğreniyorum.

Saidi Nursi, son günlerde Lost filminin yapımcılarının yeni moda ettiği “flash forward” yöntemini de uygulamış.

“Bir zaman Eskişehir Hapishanesi’nin penceresinde, bir Cumhuriyet Bayramı’nda oturmuştum. Karşımdaki lise mektebinin büyük kızları, onun avlusunda gülerek raks ediyorlardı. Birden, manevi bir sinema ile elli sene sonraki vaziyetleri bana göründü.”

Tam bir flash forward, ileriye bakış olayı değil mi?

Tabii bu arada benim içimdeki hınzır da hiç rahat durmuyor.

İnsanın, o yıllarda sinemaya gitmek için bu kadar ulvi ve entelektüel gerekçeler aramak zorunda kalması hüzünlü bir şey değil mi?

Ben, canım istediği, iyi zaman geçirmek, eğlenmek istediğim için sinemaya gidiyorum.

Yine de Saidi Nursi’nin bu fani ve insani keyfi yaşaması güzel bir şey.

¡   ¡   ¡

Kamusal alanda tanınmış insanların, böyle, bilinmeyen hakikatlerinin ortaya çıkması, bulunması çok hoşuma gidiyor.

Bazen “Ekşi Sözlük”te, hakkımda yazılanlara bakıyorum ve “Aman Allahım, bu canavar ben miyim” diye soruyorum.

Çünkü içimdeki “ben”in, hakkımda çizilen o portreyle hiç ilgisi yok diye düşünüyorum.

Çoğumuz, sinemada G 18 numaralı koltukta oturan Saidi Nursi gibiyiz.

Mesela Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak’ın dünyanın en büyük “Sumo güreşi” uzmanlarından biri olduğunu bilir misiniz?

Ben, pop müzikte çok iddialıyım.

Bakın bu kitap Ekrem Dumanlı’nın sinema tutkusunu anlatıyor.

Bu yanlarımız anlatıldıkça, belki hakkımızdaki yargılar, önyargılar da biraz insafa gelir.

 

(*) Ekrem Dumanlı; “Sinemaya Farklı Yerden Bakmak”, Zaman Kitap, Ekim 2009



Yazarlar Arşivi
Ertuğrul ÖZKÖK
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH