10 Şubat 2012 Cuma 16:42
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 59238
DOLAR 1.7660
EURO 2.3280
€ / $ 1.3178
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 24/12/2011
21 - 23 - 26 - 31 - 39 - 47
ŞANS TOPU 20/04/2011
9 - 14 - 21 - 23 - 25 - 5
SÜPER LOTO 09/02/2012
19 - 20 - 29 - 33 - 34 - 52
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
Paylaş Benimsayfam'da Paylaş
Facebook'ta Paylaş Myspace'de Paylaş Twitter'da Paylaş
23 Kasım 2009

Ayşe ARAL

 aaral@hurriyet.com.tr

Sen de mi ünlü oldun Ayşe?


Yıllar önce Orhan Ayhan'ın maç anlatırken ağzından kaçan “Vay anasını sayın seyirciler!” sözü bana cuk oturuyor şu sıralar.

Vay anasını! Ben pek ünlü olmuşum meğer. 

 

Bilirsiniz, kendimi hatamla sevabımla yazarım. Aldatılma yazısını da canımın çok acıtıldığı bir gün yazmıştım. Daha doğrusu o yazıyı sanki ben yazmadım, yazdırıldım. İlk cümleyi yazdım yazının sonu nasıl geldi inanın anlamadım.

 

Her şerden bir hayır bu işte. O yazıyla tüm hayatım değişti. Sizler de, o yazıma çok ilgi gösterdiniz. Aramızda çok güzel dostluklar kuruldu sizlerle.

 

Ayşe’yle yaptığımız röportaj sonrası, benim yeni cep numaram (eskisi kocaca sabote edildi bildiğiniz üzere) hiç susmadı…

 

Sürekli gazeteden arandım durdum. “Şu kanal aradı, şu yönetmen, şu yapımcı… Numaranızı verelim mi?”  diye. “Verin” dedim, işte o an bittim.

Ay herkes beni programına çıkartma derdinde. Son on beş günün ayaklı reytingi ben seçilmişim meğer. Çıkıp anlatıcam nasıl boynuzlandım diye! Ha arada babama hastalıklarıma da yer vereceklermiş sağ olsunlar..

 

“Sağolun ” dedim, teklifleri geri çevirdim bir tanesi dışında.

 

Bu hafta yeni evle ilgili de çok işim vardı. Elektrik, su, doğalgaz… Neymiş, üstüme almam lazımmış (Ayrıca çözemedim gitti; yaşadığım her evi bi şekilde mok basıyor sürekli. Vidanjörlerle bir arada yaşıyorum mecburen. Arkadaşlarım diyor ki, “Bolluk bereket…” Vidanjörcüler diyorlar ki, “Sebebi, tuvalet kağıdı”….)

 

 Neyse… Notere gittim, anneme vekalet vereyim de o alsın hepsini üstüne diye. Eski nüfus kağıdım değişmediğinden bin zorluk çıkarttılar sağ olsunlar.

“Git soyadını değiş gel” dediler..


“Ama” dedim, “Ne fark eder? Siz ‘Ayşe Aral’ yazın buna..”

 

Başladı mı tüm noter sevgi göstermeye. “Ay sen aldatılan yazarsın, kıyamayız” diye.

 

Acınası gözlerle işimi hallettiler..

 

Yeni evdeki eski çamaşır makinası taaruza geçti. Ayar falan dinlemiyor. Sen derecesini ayarlasan da o istediği derecede yıkıyor. Sevdiğim bir kot, iki kazak bebek sayz oldular.

 

Aradım servisini geldiler. Beyni yanmışmış. Netice: 600 TL!


“Bi düşüniyim” dedim. Servis ücretini öderken adımı verdim, arkadaş demez mi “Ay sen o musun? Anam da karım da ağladı senin yazına. Bizim kız okutmuş bunlara.. Ne 600’ü, ben şimdi bi kısa devre çekicem bu makinana, eskisinden iyi olacak. Bak gör. Ama şu kağıda ‘Elif’e ve Şükran bacıya sevgiler’ yaz bi de imzala…”

 

Gülsem mi, ağlasam mı bilemedim. Arkadaşla helalleştik, gitti..

 

Ertesi gün film galaları davetiyeleri gelmeye başladı bu sefer. "Kurtlar Vadisi"ni es geçtim, bıkmışım kurtlardan diye; ama "Yedi Kocalı Hürmüz"e gideyim dedim.

Hem kankam Gülse de nasıl olas. Zaten aynı gece hurriyet.com’un kokteyli de vardı. 
 

Olmuşum ünlü. Evden eski bir şey giyilmez ki. Attım kendimi bir butiğe, üzerimde eşofmanlar… İlk önce pek çelimsiz mi geldim ne, neye elimi atsam fiyatını söylediler direk! Hani, “Bizi uğraştırma, önce bir tipine bak” gibisinden…

 

Yine bir telefonla yırttım durumu, tam o sırada kuzenim Gamze aradı beni:

 

“Abla rezervasyonu senin adına yaptırıyım dimi?”

 

“Tabii canım, Ayşe Aral adına yaptır.”

 

Demin beni beğenmeyen butik eşrafı etrafımı sardı “Ay siz Ayşe Aral mısınız? Hani aldatılan… Ay ne için kıyafet bakıyordunuz? Ha gala mı? Tamam en güzelini bulalım çok şık olun. İnşallah orada sizi gerçekten mutlu edecek bir adam karşınıza çıkar.”

 

Ertesi gece, yeni kıyafetimi giyindim. Siyah mini bir elbise. Tek kollu, pek de seksi. "Turuvalı Helen" kıyafeti gibi.

 

Meşhur şurubum pasiflora elimde, düştüm yola. Hürriyet Gazetesi’ne doğru..

 

Gazeteye varınca ünlü olmanın verdiği havayla güvenliği “Selam, kolay gelsin” diyerek aşma girişiminde bulundum “Hoop” dediler, “Kimlik göster!..”

 

Karizmama atılan ufak çizikten sonra kendimi kokteylin yapıldığı salona attım. İçeri girebilene aşk olsun. Bacaklarıma kal geldi mi kapıda heyecandan!..

 

Hemen cepten Özgür Bolat’ı aradım “Gel beni al” diye..

Özgür geldi elinde bir bardak şarap, “İç şunu” dedi, “Rahatlarsın.”

Pasiflora arkası bir bardakta şarabı fondipleyince fazlaca rahatladım. Özgür’e baybay dedim ve gecenin en ağır toplarının olduğu masaya gittim. Merhabalar dedim oturdum. Sağ olsunlar beni memnuniyetle karşıladılar..

 

İyi ki de oturmuşum. Hayatımın en güzel deneyimlerinden birini yaşadım o masada. Aydın Doğan, Vuslat Doğan, Ertuğrul Özkök, patronum Fatih Çekirge, Doğan Hızlan, Özdemir İnce… Hepsini babadan amcadan zaten tanırdım yıllardır ama o masada bana gösterdikleri sevgi ve yakınlık kendimi başka türlü hissettirdi..

O masada,  ne siyaset vardı ne patronluk. Bir aile yemeği tadı vardı…


Konuşulanlar da hep bizlerin konuştukları gibi… Aydın Bey mi Özdemir Bey mi daha genç gözüküyor; Doğan amcanın hayata dair anıları; ortaya gelen köfte üzerine yapılan yorumlar; en iyi köfte tarifleri; sevgili Vuslat’ın herkese zevkle servis yapan Hüseyin’e gösterdiği abla kardeş sevgisi… Vs… Vs…

 

Bu keyifli saatlerden sonra birbirimizle vedalaştık, tam çıkarken başladım mı ağlamaya sular seller gitti benden… Uzun zamandır bu kadar zırlamamıştım… “Keşke babam amcam  yaşasalardı da o masada  biri sağımda biri solumda olsaydı… Benle de gururlansalardı” dedim...

 

Ama bir şekilde gördüklerine eminim. Hatta, yardım ettiklerine de…

 

Not-1: Çıkışta, Yedi Kocalı Hürmüz'ün galasına da uğradım. Hoş bi seyirlik. Şirin. Arada da komik, ama özellikle can dostum Gülse oyunculuğunun hakkını  bence bu filmde vermiş. Müjdat abi de süperdi…. Bu galayla ilgili başka yorum yapmayacağım; çünkü galadakilere kırgınım. Koca Ayşe Aral’ı tanımadılar valla!….

 

Not-2: Yukarıda dediğim gibi bir program teklifini kabul ettim. Bu akşam  Saba Tümer’in programına katılacağım….

 

İzzet Yıldızhan, valla tam dayaklıksın!….


Bu nasıl bir  kepazeliktir anlamadım gitti. Türkücü kardeşimiz bir sürü halt yemiş, bu da yetmemiş verdiği röportajda yaşadıklarını böbürlene böbürlene anlatmış.

Üç karısı, beş çocuğu varmış, hatta bu bir şey değilmiş, eğer isterse elli kadını aynı anda idare edebilirmiş. Tipik bir “gdo erkeği”…

Kendisinin genleriyle sıkı oynanmış ama işin ürkütücü yanı,  muhtemelen kendi çocuklarını da  bu kafayla yetiştirecek.

 

Oğulları büyüyünce üç beş hatun alacak, kızları da bir adamın üç beş karısından biri olacak.. Bu çocukların annelerinden de pek ümidim yok bu konuda. Baksanıza, peşinen kabullenmişler bir adamın nikahsız metresleri olmayı!

 

Bu tip beyni uyuşuk kadınlar, sizler bu adamların bu şekilde davranmasına izin verdiğiniz sürece bu tip adamlar daha çok haltlar işlerler. Sayenizde de kendilerini bir mok sanırlar, skoru yükseltmek için fırsat kollarlar! Siz de beş on kuruş için mıçınızı kırar oturur, sıranın size gelip adamın  gelmesini beklersiniz..

 

Neediyim sizlere, “Yuh yani!..” 



Yazarlar Arşivi
Ayşe ARAL
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH