10 Şubat 2012 Cuma 16:47
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 59205
DOLAR 1.7660
EURO 2.3280
€ / $ 1.3178
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 24/12/2011
21 - 23 - 26 - 31 - 39 - 47
ŞANS TOPU 20/04/2011
9 - 14 - 21 - 23 - 25 - 5
SÜPER LOTO 09/02/2012
19 - 20 - 29 - 33 - 34 - 52
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
Paylaş Benimsayfam'da Paylaş
Facebook'ta Paylaş Myspace'de Paylaş Twitter'da Paylaş
23 Kasım 2009

Ahmet HAKAN

 ahmethakan@hurriyet.com.tr

Şerif Mardin de psikolojik harpçi mi?


28 ŞUBAT’ı düşünüyorum.

Gözlerim açık...


“İrtica”
haberleri nasıl da birden bire patlak vermişti.


Hele bir gün hiç unutmam Hürriyet, Sabah ve Milliyet aynı başlıkla çıkmıştı: “Kuran kurslarında ürperten yemin”.


Nasıl tırışkadan bir haberdi ve memleketin üç büyük gazetesi nasıl da manşete çakmıştı bu yalanı...


O gün Ufuk Güldemir’le karşılaşmıştım bir Ankara uçağında...


Bana üç gazetenin manşetini göstererek “Bugün gazeteciliğin öldüğü gündür” demişti...


* * *


28 Şubat’ta psikolojik harp taktikleri uygulanıyordu.


Hem de öyle saklı gizli bir şekilde değil.


Açıktan... Alenen...


Taciz vardı, saldırı vardı, yalan vardı, kara çalma vardı, andıç vardı, tehdit vardı, hile vardı, desise vardı...


Brifing vardı... Köşeye sıkıştırma vardı...


Vardı oğlu vardı...


* * *


Gelelim bugünlere:


Geçtiğimiz günlerde yandaş gazetelerin manşetlerinde “darbe ortamı yaratmak için yapılan basın yayın faaliyetleri” konulu haberler yayınlandı.


Yok, efendim Güzin Abla’ya üç mektup yollanmış... Beş internet sitesi kafaya alınmış... 10 dost gazetecinin isimleri saptanmış falan filan...


Bunların kesmeyeceğini düşünen “kraldan çok kralcılar”, yani sevgili yandaşlar, işin içine “Mahalle Baskısı” ve “Biz yoksa Malezya mı oluyoruz” tartışmalarını da katma gereği duydular.


Demek istedikleri şu:

“Mahalle Baskısı” ve “Malezya oluyoruz” tartışmaları da psikolojik harp kaynaklı tartışmalardır...

 

* * *


“Mahalle baskısı”
tartışmasını kim başlattı?


Şerif Mardin Hoca...


Peki Şerif Hoca, “Psikolojik Harp Dairesi”nin adamı mı?


“Mahalle baskısı”
na dair araştırmalar yaparak toplumu aydınlatan Binnaz Toprak ve Ali Çarkoğlu gibi saygın bilim insanları da mı özel harp dairesinden emir aldılar?


“Malezya mı oluyoruz?”
tartışmasını başlatan da AK Parti hükümetinin dostu ABD’li bir siyasetçiydi.


“Psikolojik Harp Dairesi”
nin adamı olması imkansızdı yani...


Ayrıca bu iki tartışmada da zerre kadar şike yoktu.


Her kafadan bir ses çıkıyor, herkes dilediği gibi yazıp çiziyordu...


Tek ses yoktu yani...


Mesela ben bu sütunlarda “psikolojik harp” falan dinlemeden her iki konuda da az kafa yapmadım.


28 Şubat’taki gibi değildi, atış serbestti yani...

 

* * *


Aslında tartışmayı kimin başlattığının da bir anlamı yok...


Ne yani?


Memlekette muhafazakarlığın nereye gittiğine dair şöyle gönül rahatlığıyla esip savuramayacak mıyız?


İçinde “irtica” geçmeyen...


“Kuran kurslarında ürperten yemin”
türünden belli bir odağın işi olmadığı besbelli olan...


Adam gibi yapılan...


Her “muhafazakarlık tartışması”na “psikolojik harp” damgasını vurursanız...


Nasıl çıkacak kardeşim karanlıklar aydınlığa?


* * *


Tayyip Erdoğan
’ı eleştirdin mi, “CHP’li” diyorlar.


“Memlekette muhafazakarlık nereye gidiyor? Mahallede baskı mı var?”
falan dedin mi, psikolojik harp taktikleri uygulamış oluyorsun...


“Malezya mı olduk?”
diye sorarsan, darbecilere ortam sağlamakla suçlanıyorsun...


“Bu iktidar biraz ceberut mu olmaya başladı ne?”
diye hafiften bir sorgulama sürecine girdiğinde, hop “askerin gizli bir planı” türünden laflar giriyor hemen devreye...


Sonra da kafamıza vuruyorlar:


“Ne yakınıyorsun birader, memleket demokrasiye gidiyor, sevinsene”
falan diye...


* * *


Hem bu “harp” sözcüğünün böyle ulu orta kullanılması da çok sorunlu, çok riskli değil mi Allah aşkına?


Bir siyasal tartışmanın içinde “harp” sözcüğünün ne işi var?


Eğer bir yerde “harp”ten söz ediliyorsa...


Birbirini boğazlamaya aday “iki düşman kamp”tan söz ediliyor demektir.


İktidarda olmak bu tür gerilimli ifadelerden uzak durmayı gerektirir.


Ama sanırım “iktidar yandaşı” olmak, bu türden bir sorumluluğu gerektirmiyor. 



Yazarlar Arşivi
Ahmet HAKAN
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH