Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
23 Kasım 2009 Pazartesi 14:21
İstanbul 14ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • Untitled Page
    ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    21/11/2009
    10 -16-18-20-38-41
    ŞANS TOPU
    18/11/2009
    6 -7-14-15-26-11
    SÜPER LOTO
    19/11/2009
    9 -26-31-37-38-48
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    Paylaş Benimsayfam'da Paylaş
    Facebook'ta Paylaş Myspace'de Paylaş Twitter'da Paylaş
    6 Kasım 2009

    M. Rauf Ateş

     rates@capital.com.tr

    Küçük işletme gibi yönetmek lazım


    Pazartesi sabah Capital ve Ekonomist dergileri olarak oluşturduğumuz CEO Club’ın kahvaltı konuğu Muhtar Kent idi. Türkiye’nin önde gelen CEO ve işadamları, 80 milyar dolarlık Coca Cola’yı yöneten bu önemli yöneticiyi dinlemek için bir araya geldiler.

    Kahvaltı öncesinde programla ilgili konuşurken, bir konuda görüşünü özellikle rica ettim. Muhtar Kent’in konuşmasından sonra, bir başka etkinlikte, küçük işletmelere yönelik sunumum vardı. Küçük işletme sahiplerini, büyük işletme patronları gibi motive etmenin zorluğunu bildiğimden, onlara Muhtar Kent’in bir mesajını iletmek istiyordum.

    Sorum şu idi:
    ‘Küçük işletmeleri yönetmekle, büyük işletmeleri yönetmek arasında fark var mıdır? İkisinin ortak yönü nedir?’

    Küçükmüş gibi yönetmeli!

    Muhtar Kent’in yanıtı şöyle oldu:

    ‘Ben her gün Coca Cola’daki arkadaşlarıma büyük şirketi, küçük bir işletme gibi yönetmelerini öneriyorum. Çünkü, küçük işletmeler daha çevik, daha esnek ve hızlı oluyorlar.
    Onların dinamizmi ve uyum sağlama kapasitesini örnek almak lazım.
    O nedenle her fırsatta perakendecileri, bakkalları gezip, gözlemliyorum. Ayda 2-3 saatimi son satıcılarda geçiriyorum. Değişimi anlamaya, onların iş yapış şekillerini gözlemlemeye çalışıyorum.
    Sonuçta küçük ya da büyük… Her ikisi de işletmedir. Küçük de olan, büyükte olmayan özelliklere odaklanmak lazım.’

    Liderin 2 esas görevi

    Küçük işletme sahipleriyle Muhtar Kent’in bu vizyonunu paylaştım. Büyük ilgi gördü, ‘Bazıları büyükle küçük hiç aynı olur mu’ diye itiraz ettiler. Ancak, genelde olumlu bir hava oluştu.
    Muhtar Kent, aynı sohbette, ‘Küçük de olsa işletme liderlerini bekleyen’ önemli bir göreve dikkat çekti. O da ‘Liderin/CEO’nun devredemeyeceği iki görevidir’ diye konuştu ve onları sıraladı:
    1. Her ölçekte şirkette vizyon oluşturma liderin görevidir, kimseye devredilemez.
    2. Liderlik yeteneğine sahip olan yöneticilerin geliştirilmesini sağlamak ve onların kariyerlerini planlamak da devredilemez. Vizyonun tam ortasında yeni liderler yetiştirmek vardır.

    Bankaların ‘red oranı’ artınca otomobil alımı nakite döndü

    Krizin en derin şekilde etkilediği illerden Denizli ve Bursa’da konuştuğum otomobil bayilerinden dinlemiştim… Bankalar, KOBİ, esnaf ve fabrika çalışanlarına, özellikle otomobil kredisi açmakta isteksiz davranıyorlar. Geçmişte bu kitleyi otomobil sahibi yapanlar, şimdi ‘Ya batar ya işsiz kalırsa’ mantığı ile uzak durmaya çalışıyor.

    Denizli’de birkaç markanın bayiliğini yapan işadamı, ‘Alıcı olmasına rağmen, kredi onaylanmadığı için satış yapamıyoruz’ diye sıkıntısını dile getirmiş ve eklemişti: ‘Kredi kabul oranı yüzde 20’lere kadar düştü.’

    Otomobil ve KOBİ sorunlu

    Bankalar, kurumsal müşterilerine krediyi hiç kesmediler. Son aylarda konutta büyük bir kampanya yapıyorlar. En büyük sorun otomobil ile KOBİ’lerde yaşanıyor.
    Hafta içinde Nissan Türkiye’nin genel müdür yardımcısı İklim Sancaktaroğlu’ndan da benzer bir değerlendirme dinledim. ‘Bankalar, otomobil kredisinden uzak durdular, desteklemediler’ sözleriyle, gelişmenin altını çizdi:
    -Otomobil satışlarının yüzde 80’i kredi ile yapılırdı. Şimdi yüzde 70’i peşine döndü.
    -1100 adet Qashgai’nin yüzde 71’ini peşin sattık.
    -Ticari araçlarda kredi oranı yüzde 80 üstü idi. Şimdi yüzde 50’ye geriledi.
    -Geçmişte özensiz otomobil kredisi verenler, son aylarda musluğu anormal kapattılar.
    Kredi rakamları da onaylıyor

    Bankaların ‘geri çevirme’ stratejisinin yansımalarını rakamlarda da görmek mümkün… 2009 yılı ilk 6 ayında toplam otomobil kredisi 4.6 milyar TL olmuş, payı da yüzde 1.2 olarak gerçekleşmiş.
    Geçen yılın aynı döneminde kredi büyüklüğü 6.1 milyar TL, payı ise yüzde 1.7 düzeyindeydi. Aynı dönemde konut kredisinin büyüklüğü 23.7 milyar TL’den 37.4 milyar TL’ye çıkmış, payı yüzde 9.7’den yüzde 9.5’e gerilemiş.
    Bunlar kötü haber… İyi haber bir bankanın genel müdüründen… Diyor ki, ‘2010’da yeniden krediye odaklanacağız. Otomobil de bundan olumlu etkilenecek.’


    Domuz Gribi abartılıyor mu?

    Gördüğüm kadarıyla Türkiye’de ‘domuz gribi’ büyük bir panik yarattı. Bunu basının yanı sıra sokakta, hatta şirketler dünyasında da gözlemlemek mümkün…
    Son birkaç haftadır yaptığım iş toplantısı ya da buluşmasında, CEO ya da işadamlarının ‘öpüşmekten’ kaçındığını görüyorum. Bazı şirketlerin önlemler aldığını, aşı getirtmek için girişimler yaptığını duyuyorum.
    Dünkü toplantıda Ali Koç, Muhtar Kent’e, Coca Cola’nın ne yaptığını sordu. Muhtar Kent, bağış yaptıkları bir üniversitenin bu konuda kendilerine danışmanlık ve hizmet verdiğini, aşı işini de onların yürüttüğünü aktardı.

    Ali Koç ne düşünüyor?

    Ali Koç, gereksiz bir panik yaratıldığından, ‘aşı yapmayan cahildir’ havası yayıldığından dert yandı. Kent’in karşılığı ise ‘Ben hiç grip aşısı yaptırmam’ oldu.
    Sohbete katılan yöneticilerden ‘gereksiz panik’ havasını destekleyen görüşler yükseldi. Benzer görüşler, geçen hafta turizmcilerden de gelmişti. Onlar da abartıldığı görüşündeydiler.
    Ben uzman değilim. Ama Dünya Sağlık Örgütü’nün bir verisi var elimde. Veriler, belli başlı hastalıklara yakalanma ve ölüm oranını ortaya koyuyor. Buna göre, AIDS, kuş gribi, tüberküloz, SARS gibi hastalıklara yakalananlarda ölüm oranı, ‘domuz gribinden’ çok çok yükseklerde seyrediyor.
    Örneğin, tedavi edilmemiş AIDS hastalarında oran yüzde 85, tedavi altındaki AIDS’de yüzde 20, tüberkülozda yüzde 45.5 düzeyinde… Kuş gribinde bu oran yüzde 60’ı, SARS’da ise yüzde 9.6’yı bulmuş. ‘Domuz gribindeki’ oran yüzde 0.5 olarak hesaplanmış…
    Bardağa biraz dolu tarafından bakmakla birlikte, önlemleri de almakta yarar var diye düşünüyorum.


     



    Yazarlar Arşivi
    M. Rauf Ateş
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Doğan HIZLAN
    ‘Sonsuzlukla Diyalog’un yarattıkları

    Tufan TÜRENÇ
    İşte Tayyip Bey’in Türkiye’si...

    Mehmet Y. YILMAZ
    Engellilerin sokağa çıkma hakları

    Ahmet HAKAN
    Şerif Mardin de psikolojik harpçi mi?

    Vahap MUNYAR
    Türkçe bilmez Allah’tan korkmaz

    Ferai TINÇ
    Altan Öymen’den 50’li yıllar (Değişim ne kadar zor)

    Latif DEMİRCİ
    Latif Demirci

    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
    Kimin dinleneceğini sonradan öğrendi

    Erdal SAĞLAM
    Danıştay nükleer santral kararıyla herkesi rahatlattı

    Fatih ÇEKİRGE
    Belge bende

    Erkan ÇELEBİ
    ‘Yeni nesil hacker’ banka hesabı soyarken kurban bağışı da yapıyor

    Bülent DÜZGİT
    Bülent Çiziyor

    Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
    Sarmısak yetmez aşılanmak lazım

    Ayşe ARMAN
    Arabalardan soğumuştum hız tutkum yeniden alevlendi

    Rauf TAMER
    Hangi birini saysak?

    Nuray MERT
    Türkiye’nin tarihini yazsak yeniden

    Rahmi TURAN
    İşbirlikçi mi, günah keçisi mi?

    Ayşe ARAL
    Sen de mi ünlü oldun Ayşe?

    Noyan Doğan
    Sel hasarı yüzünden birilerinin çıkıp özür dilemesi gerekmiyor mu

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH