10 Şubat 2012 Cuma 05:04
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 60163
DOLAR 1.7550
EURO 2.3310
€ / $ 1.3283
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 24/12/2011
21 - 23 - 26 - 31 - 39 - 47
ŞANS TOPU 20/04/2011
9 - 14 - 21 - 23 - 25 - 5
SÜPER LOTO 09/02/2012
19 - 20 - 29 - 33 - 34 - 52
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
17 Eylül 2009

Hadi ULUENGİN

 huluengin@hurriyet.com.tr

Patriot tetiği


BEN Türkiye’nin “Patriot” füzesavar füze sistemleri edinmesine karşı çıkmıyorum.

Kabul, tabii ki “aman ha, mutlaka elzemdir” diye kesin bir hüküm de vermiyorum.


Fakat, bir rivayete göre fiyatı yedi, diğer bir rivayete göre ise bir milyar küsur dolar olan rampaların Ankara tarafından satın alınmasını öyle cevvel kalem de reddetmiyorum.

Yani, “bu krizde fahiş silah harcaması akıl kârı mı” diyenlere mesafeli duruyorum.

* * *

ZİRA evet, eğer gerekiyorsa, ister ABD ister, Çin menşeili olsun ve isterse 7 değil 17 milyara patlasın, TSK’yı füzesavarlarla donatmak “akıl kârı”dır. Tersi ise akıl fukaralığıdır.

Ve tabii ki hayır, bunu “cihet-i askeriye”nin suyuna gitmek için söylemiyorum.

Zaten aynı TSK’nın “güçlü ordu” şiarındaki militarizmi daha dün eleştiriyordum.

Peki, hangi nedenden dolayıdır ki hem nalına, hem mıhına bir tutum sergiliyorum?

* * *

İLKİN, daima “anti-militarist” oldum ama “anti-militer” uçuruma hiç atlamadım.

Oysa elmalarla armutları karıştırmayalım, bunlar apayrı şeylerdir.

TSK’nın da 1960 darbesinden beri girdabına kapıldığı “militarizm” kışla ideolojisidir.

Kendi kendine gelin güvey olan bu otoriter zihniyet hem sivil hayata müdahil olmak vehmine kapılır, hem de mesleki lonca dürtüsüyle, o hayatı o kışla nizamında tanzime kalkışır.

Üstelik, totaliter veya demokrat, söz konusu “militarizm” hariç her türlü rejimde kural oluşturan “tüfengi asker tutar, tetiği sivil çeker” ilkesini zerre kadar umursamaz.

Dolayısıyla, genel stratejilerin ve önceliklerin saptanması gibi en hayati; kadroların ve silahların seçimi gibi de en pratik kararlarda bile zerre şeffaflık göstermez ve tekeli gaspeder. 

İşte “militarizm” aynen budur ki, hepsini reddettiğim için de “anti-militarist”im!

* * *

BUNA karşılık “militer”, Türkçe’de “asker” denilen her şeydir. Tümlemesi ordudur.

Ve, şiddetten arınmış dünya bir ütopya olarak dahi hayal edilemeyeceğinden; artı, İsa Mesih hariç kimse şamar yedikten sonra diğer yanağını da gösterip “bir tane daha patlat” demeyeceğinden, o askere, o orduya, o TSK’ya hep ihtiyaç olmuştur. Vardır ve olacaktır.

Bu takdirde, “anti-militarist” değil “anti-militer” lâfazanlık vaazeden; yani şu güvercin simgesinin içindeki kuş beyniyle yetinen pasifizm, “militarizm” kadar tehlikelidir.

Hatta ötesi, Hitler gırtlağına kadar silahlanırken Paris’te savunma bütçesi bloke eden avanaklığın sonuçları ortada, bunlar dolaylı yönden bizzat o “militarizm”e de hizmet ederler.

Fakat aksine, “militarist” olmayan demokratik “militerler” pasifist şamataya pabuç bırakmaz ve 1979’da denendiği gibi, mevcut Sovyet nükleer füzelerine karşı kontra füzeler yerleştirmek kararında sıkı dururlarsa Moskova pes eder ki, pratik barış o zaman sağlanır.

* * *

İŞTE, farklı konjonktürde olsa bile, asla saldırı değil savunma silahı olan “Patriot” veya başka füzesavar füze sistemlerini de aynı ikili mantık çerçevesinde düşünmek gerekiyor.

Bir; evet artık “militarist” tabuyu kıralım. Tekeli TSK’ya bırakmadan, hem ülkemizin bu sistemlere ihtiyaç duyup duymadığı konusunu; hem de örneğin denizaltılar gibi taarruz üniteleri başta, genel silahlanma ufkumuzu stratejik boyutta ve enine boyuna tartışalım.

Bilhassa da şu şeffaf ve artık evrensel “profesyonel ordu” kavramına kafa yoralım.

Ancak iki; kaş yapayım derken göz çıkartıp ve bir yandan İran’ın atom silahıyla, diğer yandan da hem onun, hem Suriye’nin öyle füzenin “savar”ıyla falan değil basbayağı “atar”ıyla donandığını unutup, “Patriot bizim neymize” diye mavsal salmak gafletine düşmeyelim.

Çünkü, heyhat ama nesnel ve dosdoğru gerçek: barış çoğu defa namlunun ucundadır!

Ve yeter ki, hedef seçimini ve tetik çekimini “militarist” amaçla gaspetmemiş, fakat nişangâhı iyi bellemiş “militer” denetimimizde olsun, ona ancak güven ve şükran duyarız.



Yazarlar Arşivi
Hadi ULUENGİN
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH