10 Şubat 2010 Çarşamba 03:47

 ADnet  
Reklam için
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • Untitled Page
    ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    06/02/2010
    6 -12-15-17-36-41
    ŞANS TOPU
    03/02/2010
    3 -9-17-19-25-13
    SÜPER LOTO
    04/02/2010
    25 -26-32-35-40-51
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    5 Temmuz 2009

    Altan Tanrıkulu

     altant@hurriyet.com.tr

    Harcamaya devam!


    FUTBOL Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener, Forbes Dergisi’ne yaptğı açıklamada, “UEFA kriterlerini uygulamaya kalksak 6-7 takımı Süper Lig’den düşürmemiz gerekir” demiş. İyi yapmış.. Borca harca bakmaya gerek yok..

    Transfere devam, harcamaya devam, vergi ödememeye devam..

    Federasyon olarak gelir artırmada uyguladıkları politikaları, alt yapı organizasyonlarını, futbolu tabana yayma projelirini alkışlamak gerek.. Ama

    Sayın Özgener’in unutmaması gereken bir şey var. 3 yıl sonra bazı kulüplerimiz çok önemli mal varlıklarını satmak zorunda kalırlarsa.. Borç yüzünden birçok şehir takımımız kulübün anahtarlarını belediye başkanlarına teslim ederse.. Logolarına, kupalarına haciz gelen takımlardan geçilmezse..

    UEFA’daki dosya sayımız üçe-beşe katlanırsa.. Bunun sorumlusu kim olacak?

    Tek önlem küme düşürmek midir? Kulüplerin ayaklarını yorganlarına göre uzatmasını sağlayacak tedbirleri almak federasyonun görevi değil midir?

    Rekabet, rekabet derken futbolun altına dinamit konduğu görülmüyor mu?

    Mehmet Topuz 9 milyon Euro artı Gökhan Emreciksin eder mi? Henüz bir sezonu doğru dürüst oynamış İsmail Köybaşı için 6.5 milyon Euro bonservis bedeli ödemek neyin nesidir? Yabancı transferlerinde dönen komisyonlar için “Bir dakika kardeşim” denemez mi?

    Neyse boşverin böyle soruları.. Harcamaya, çılgınlığa devam.. Bizim cebimiziden mi çıkıyor sanki? Devlet Baba sağolsun.. Vergiyi de affeder, stadı da yapar, kaynağı da oluşturur.. Size de tarihin en iyi ligini organize ettiğinizi açıklamak kalır..

     

    4-3-3 ve Galatasaray

     

    RIJKAARD, Barcelona’da başarıya ulaştığı 4-3-3 sistemini Galatasaray’a uygulamak amacında. Transferler de buna uygun yapılıyor. Arda, Kewell, Baros gibi bu sisteme uygun silahları da var. Keita gibi çok önemli bir yıldız da sağ kulvarda oynayacak. Orta sahada savunma yönü kuvvetli isim sayısı çok fazla. Bu yüzden Galatasaray gol yollarında çabuk çoğalan, çok atak yapan, seyir zevki yüksek bir futbol oynayacaktır. Geçen sezonun ilk yarısında bir ara yakalanan uyum yakalanırsa gol ortalamasının 3’e yaklaşması bile olası.

    Gelelim 4-3-3 oynayacak Galatasaray’ın zaaflarına... En büyük sıkıntı orta sahanın ortasında bütün pas trafiğini yönetecek, aynı zamanda savunma yönü güçlü, çabuk bir oyuncunun olmayışı. Arda çok çabuk, oyun zekası yüksek, lider özelliği fazla bir oyuncu. Ama savunma ağırlıklı bir oyun içinde kaybolup gidebilir. Mehmet Topal çok iyi kumaş. Onun da çabukluk sorunu var.

    Tek başına o bölgede ağır kalır. Ayhan, Xavi tarzı oyun kurucu modeline en yakın isim. Daha çok top kapan ve rakibi bozan özelliklerini kullandığı için ofansif yönü biraz geriye gitti. Rijkaard bu bölgeye kimsenin beklemediği bir ismi de yerleştirebilir. Örneğin Mustafa Sarp öne çıkabilir.

    Sistemin bir başka riski de savunmanın göbeğinde Servet-Gökhan-Emre Aşık gibi güçlü, havadan çok etkili ama hızlı hücumcular karşısında ağır oyuncuların varlığı. Emre Güngör, Puyol modeline en çok benzeyen isim. Geriye dönüşleri çabuk ve yerden etkili.

    Uzun bir sakatlık döneminden çıkan iki oyuncu Linderoth ve Uğur sistemin önemli parçaları olabilirler. Geçen sezon zaman zaman yıldızlaşan, zaman zaman tepki çeken Sabri agresif tavırlarını terk ederse büyük çıkış yapabilir.

    Rijkaard’ın bu dönemdeki en büyük avantajı son 10 yılda çok az teknik adama nasip olan bir kadroya sahip oluşu. Eğer 4-3-3’ün savunma aksaklıklarını giderecek çareler üretirse “keyif veren” bir Galatasaray seyredebiliriz..

     

    Gelmeyenler

     

    YAKLAŞIK bir aydır Fenerbahçe’nin yabancı transferleriyle ilgili haberleri okuyoruz. Poulsen, Onyewu, Keirrson gibi önemli yıldızların adı geçiyor transfer çalışmalarında. Üç oyuncu da Fenerbahçe’nin gücünü artıracak kalitede. Ama henüz net bir gelişme yok.

    Yani Fenerbahçe’nin transfer etmeye çalıştığı yabancılar şimdilik ortada yok. Kaptan Alex de ortada yok. Forvet Güiza da.. Kaleci Volkan, Lugano sözleşme yenilemediler. Özer imza sonrası ameliyat oldu. Dolayısıyla çalışmalarda onlar da yok. Bakalım bu kadar “yok” arasında Daum nasıl bir takım ortaya çıkaracak.. Yönetim Galatasaray ve Beşiktaş’ın yabancı ataklarına nasıl bir karşılık verecek? Mehmet Topuz, Özer, Bilica, Bekir’le kıpırdanan kadro “savaşan, mücadele eden takım” haline ne zaman kavuşacak?



    Yazarlar Arşivi
    Altan Tanrıkulu
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    Karanlığa isyan

    Doğan HIZLAN
    Maslak’taki kongre merkezi yapılırken

    Tufan TÜRENÇ
    Aşk-ı Memnu ve RTÜK kafası...

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Asker gidince demokrasi gelir mi

    Mehmet Y. YILMAZ
    Sivilleşirken ‘öteki üniformalıları’ unutmayalım!

    Yalçın DOĞAN
    Benim insanlarım

    Özdemir İNCE
    Arthur Miller ile Harold Pinter’in işleri

    Ahmet HAKAN
    Bir polemikçi üstadını buldu

    Yılmaz ÖZDİL
    Aşk-ı Memnu

    Yalçın BAYER
    Tekel İçki’nin satışında muvazaa da sorgulanmalı

    Cüneyt ÜLSEVER
    Netice odaklı dış politika açısından İran!

    Latif DEMİRCİ
    Latif DEMİRCİ

    Şükrü KIZILOT
    Kızılderili avı ve ücretliler

    Hadi ULUENGİN
    İkinci Hintnâme

    Bülent DÜZGİT
    Bülent çiziyor

    Ayşe ARMAN
    Evde şenlik olacak Ayşe!

    Ege CANSEN
    Demokrasi, diktacılardan öğrenilir

    Eyüp CAN
    Bir kere de ciddiyet ilan etsek Sayın Bakan

    Mehmet Ali BİRAND
    Yargı, neden bilet fiyatlarına karışır?

    Rauf TAMER
    Yerinde say!..

    Cengiz ÇANDAR
    “Açılım” tıkanırsa; sınırlar açılmazsa...

    Ayşe ARAL
    En güzel oda benim odam

    Yonca TOKBAŞ
    Cesaretin ölçüsü ölmek değil yaşamaktır…

              Vuslat Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH