10 Şubat 2010 Çarşamba 06:00

 ADnet  
Reklam için
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • Untitled Page
    ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    06/02/2010
    6 -12-15-17-36-41
    ŞANS TOPU
    03/02/2010
    3 -9-17-19-25-13
    SÜPER LOTO
    04/02/2010
    25 -26-32-35-40-51
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    4 Temmuz 2009

    Mehmet Y. YILMAZ

     mehmetyilmaz@hurriyet.com.tr

    Yargılanamayacak suçlu kalmasın


    ASKER kişilerin, askerlikle ilgili olmayan suçlarının sivil mahkemelerde yargılanabilmesinin önünü açacak değişiklik büyük olasılıkla Cumhurbaşkanı tarafından da onaylanarak yürürlüğe girecek.

    Bugün Hürriyet’te okuyacağınız bir habere göre, yasada önümüzdeki dönemde bir "ayarlama" yapılacakmış.

    Bu ayarlama sırasında Cumhurbaşkanlarının da milletvekilleri gibi dokunulmazlığa sahip olmalarını öngören bir değişiklik yapılacağı da bildiriliyor.

    Gördüğünüz gibi milletvekillerinin, yasama faaliyetleri dışındaki suçlardan yargılanabilmelerine olanak sağlayacak değişikliklerden yine haber yok.

    Milletvekili dokunulmazlığı zırhının arkasına saklanılarak istenildiği gibi suç işlemek yine serbest!

    Yolsuzlukların, rüşvetin, ihtilasın, her türden adi ve yüz kızartıcı suçun, milletvekilliği göreviyle ne ilgisi var?

    Milletvekilleri elbette siyasi faaliyetleri nedeniyle yargılanmamalı ancak adi suçlardan da yargılanamıyor olmaları, toplum vicdanını derinden yaralıyor.

    Her seçim döneminde gündeme gelen ama sonra hızla unutulan bu konuyu, geniş çaplı bir yargı reformuyla birlikte çözümlemek en doğru hareket olacaktır.

    Adil yargılanma hakkı nerede?

    ALBAY Dursun Çiçek hakkındaki "tutuklamaya yer olmadığı" kararının "delil yetersizliği" nedeniyle alındığı gazetelere yansıdı.

    "İslamcı medyanın" bu kararı beğenmediği iki gündür yayımlanan haberlerde ve başlıklarında açıkça görülüyor.

    Bu beyler kararlarını vermişler, Albay Çiçek’i yargılanmadan mahkûm bile etmişler. Kamuoyunda genel olarak "Ergenekon davası" diye isimlendirilen davadaki en büyük sorun da bu zaten.

    Savcılıktan ya da polisten sızdırılan, doğrulukları çoğu kez tartışmalı belgeler ve ifadelerle insanlar yargılanmadan suçlu ilan ediliyorlar ve yargı da bunu seyrediyor.

    Yaratılan kamuoyu baskısı nedeniyle "adil bir yargılama" yapılma olanağı da ortadan kalkıyor.

    Kaçma olanağı olmayan, bir bölümü hasta, evindeki, işyerindeki her köşesi aranmış, haklarındaki bütün deliller toplanmış insanlar, aylarca mahkemeye çıkmak için tutuklu olarak cezaevinde yatıyorlar.

    Tutuklama, giderek kendi amacından çıkıyor, bir cezalandırma yöntemine dönüşüyor.

    Dava nedeniyle ortaya atılan her ismin etrafında büyük fırtınalar koparılıyor, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir şekilde medya da o kişilerin "içeriye tıkılıp" belirsiz bir süre orada tutulmaları için yaygara yapıyor.

    Böyle bir ortamda "hukuk"tan söz etmenin ise hiçbir anlamı kalmıyor.

    Galiba ben de "emo"yum!

    İSTANBUL’da evden kaçan ve bir hafta sonra İzmir’de ortaya çıkan iki küçük kız çocuğunun "emo" olduklarını gazetede okuduğumda korkmuştum.

    "Satanizmden sonra başımıza bir de emo mu çıktı" diye! Meğerse o kadar da korkulacak bir şey değilmiş.

    "Emo", duygusal çocuklar anlamına geliyormuş.

    Kentleşmenin, gençleri etkileyecek ideolojilerin birer birer yok olup gitmesinin doğal bir sonucu.

    Kendilerini ifade etmek için buldukları bir yol. Giyim kuşamlarıyla, saçları ve dinledikleri müzikle farklı olmaya, kendilerini ifade etmeye çabalayan çocuklar bunlar.

    O yaşlardaki çocukları bu davranışları nedeniyle yargılayacak değilim elbette.

    Benim şaşkınlığım daha çok, ülkemizde bunca gazete, dergi, televizyon, radyo, internet sitesi varken, gazetecilerin iki çocuk kaybolana kadar bu akımın farkına varmamış olmalarından kaynaklanıyor.

    Rahmetli Ercan Arıklı, hayatta olsaydı eminim şöyle derdi: "Hepiniz uyuyorsunuz yavrum!"

    Gazetecilerin sokaklarda daha çok dolaşmaları gerektiğini gösteren bir uyarı oldu bu.

    Öte yandan "emo" olmak, hoşuma da gitmedi değil.

    Özgürlük, duygularına daha fazla teslim olmak, canını sıkan şeylerle oturup kavga edeceğine çekip gitmek bana da uygun geliyor.

    Gerçi artık sıkı tişörtler giyebilecek durumda değilim, saçlarımı taramadığımda da bir papaza dönüyorum ama sanırım bu şekil şartlarına uymam da gerekmiyor.

    Ancak, "küçük emo kardeşlerime" bir uyarı yapmam gereken yaştayım: Dünya, zannettiğimizden daha tehlikeli bir yer. "Fikri kaçışlarda" bir sakınca yok ama hiç bilmediğiniz kentlerde, hiç tanımadığınız insanların sizin duygusallıklarınızı anlama ihtimali o kadar da fazla değil.

    Hayatı iyice tanıyana kadar bu "kaçıp gitme" işini, sadece hayallerinizde gerçekleştirmenizde fayda var!



    Yazarlar Arşivi
    Mehmet Y. YILMAZ
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    Karanlığa isyan

    Doğan HIZLAN
    Maslak’taki kongre merkezi yapılırken

    Tufan TÜRENÇ
    Aşk-ı Memnu ve RTÜK kafası...

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Asker gidince demokrasi gelir mi

    Mehmet Y. YILMAZ
    Sivilleşirken ‘öteki üniformalıları’ unutmayalım!

    Yalçın DOĞAN
    Benim insanlarım

    Özdemir İNCE
    Arthur Miller ile Harold Pinter’in işleri

    Ahmet HAKAN
    Bir polemikçi üstadını buldu

    Yılmaz ÖZDİL
    Aşk-ı Memnu

    Yalçın BAYER
    Tekel İçki’nin satışında muvazaa da sorgulanmalı

    Cüneyt ÜLSEVER
    Netice odaklı dış politika açısından İran!

    Latif DEMİRCİ
    Latif DEMİRCİ

    Şükrü KIZILOT
    Kızılderili avı ve ücretliler

    Hadi ULUENGİN
    İkinci Hintnâme

    Bülent DÜZGİT
    Bülent çiziyor

    Ayşe ARMAN
    Evde şenlik olacak Ayşe!

    Ege CANSEN
    Demokrasi, diktacılardan öğrenilir

    Eyüp CAN
    Bir kere de ciddiyet ilan etsek Sayın Bakan

    Mehmet Ali BİRAND
    Yargı, neden bilet fiyatlarına karışır?

    Rauf TAMER
    Yerinde say!..

    Cengiz ÇANDAR
    “Açılım” tıkanırsa; sınırlar açılmazsa...

    Ayşe ARAL
    En güzel oda benim odam

    Yonca TOKBAŞ
    Cesaretin ölçüsü ölmek değil yaşamaktır…

              Vuslat Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH