09 Şubat 2012 Perşembe 20:25
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 60163
DOLAR 1.7550
EURO 2.3310
€ / $ 1.3283
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 24/12/2011
21 - 23 - 26 - 31 - 39 - 47
ŞANS TOPU 20/04/2011
9 - 14 - 21 - 23 - 25 - 5
SÜPER LOTO 02/02/2012
9 - 17 - 18 - 24 - 31 - 53
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
4 Temmuz 2009

Mehmet Y. YILMAZ

 mehmetyilmaz@hurriyet.com.tr

Yargılanamayacak suçlu kalmasın


ASKER kişilerin, askerlikle ilgili olmayan suçlarının sivil mahkemelerde yargılanabilmesinin önünü açacak değişiklik büyük olasılıkla Cumhurbaşkanı tarafından da onaylanarak yürürlüğe girecek.

Bugün Hürriyet’te okuyacağınız bir habere göre, yasada önümüzdeki dönemde bir "ayarlama" yapılacakmış.

Bu ayarlama sırasında Cumhurbaşkanlarının da milletvekilleri gibi dokunulmazlığa sahip olmalarını öngören bir değişiklik yapılacağı da bildiriliyor.

Gördüğünüz gibi milletvekillerinin, yasama faaliyetleri dışındaki suçlardan yargılanabilmelerine olanak sağlayacak değişikliklerden yine haber yok.

Milletvekili dokunulmazlığı zırhının arkasına saklanılarak istenildiği gibi suç işlemek yine serbest!

Yolsuzlukların, rüşvetin, ihtilasın, her türden adi ve yüz kızartıcı suçun, milletvekilliği göreviyle ne ilgisi var?

Milletvekilleri elbette siyasi faaliyetleri nedeniyle yargılanmamalı ancak adi suçlardan da yargılanamıyor olmaları, toplum vicdanını derinden yaralıyor.

Her seçim döneminde gündeme gelen ama sonra hızla unutulan bu konuyu, geniş çaplı bir yargı reformuyla birlikte çözümlemek en doğru hareket olacaktır.

Adil yargılanma hakkı nerede?

ALBAY Dursun Çiçek hakkındaki "tutuklamaya yer olmadığı" kararının "delil yetersizliği" nedeniyle alındığı gazetelere yansıdı.

"İslamcı medyanın" bu kararı beğenmediği iki gündür yayımlanan haberlerde ve başlıklarında açıkça görülüyor.

Bu beyler kararlarını vermişler, Albay Çiçek’i yargılanmadan mahkûm bile etmişler. Kamuoyunda genel olarak "Ergenekon davası" diye isimlendirilen davadaki en büyük sorun da bu zaten.

Savcılıktan ya da polisten sızdırılan, doğrulukları çoğu kez tartışmalı belgeler ve ifadelerle insanlar yargılanmadan suçlu ilan ediliyorlar ve yargı da bunu seyrediyor.

Yaratılan kamuoyu baskısı nedeniyle "adil bir yargılama" yapılma olanağı da ortadan kalkıyor.

Kaçma olanağı olmayan, bir bölümü hasta, evindeki, işyerindeki her köşesi aranmış, haklarındaki bütün deliller toplanmış insanlar, aylarca mahkemeye çıkmak için tutuklu olarak cezaevinde yatıyorlar.

Tutuklama, giderek kendi amacından çıkıyor, bir cezalandırma yöntemine dönüşüyor.

Dava nedeniyle ortaya atılan her ismin etrafında büyük fırtınalar koparılıyor, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir şekilde medya da o kişilerin "içeriye tıkılıp" belirsiz bir süre orada tutulmaları için yaygara yapıyor.

Böyle bir ortamda "hukuk"tan söz etmenin ise hiçbir anlamı kalmıyor.

Galiba ben de "emo"yum!

İSTANBUL’da evden kaçan ve bir hafta sonra İzmir’de ortaya çıkan iki küçük kız çocuğunun "emo" olduklarını gazetede okuduğumda korkmuştum.

"Satanizmden sonra başımıza bir de emo mu çıktı" diye! Meğerse o kadar da korkulacak bir şey değilmiş.

"Emo", duygusal çocuklar anlamına geliyormuş.

Kentleşmenin, gençleri etkileyecek ideolojilerin birer birer yok olup gitmesinin doğal bir sonucu.

Kendilerini ifade etmek için buldukları bir yol. Giyim kuşamlarıyla, saçları ve dinledikleri müzikle farklı olmaya, kendilerini ifade etmeye çabalayan çocuklar bunlar.

O yaşlardaki çocukları bu davranışları nedeniyle yargılayacak değilim elbette.

Benim şaşkınlığım daha çok, ülkemizde bunca gazete, dergi, televizyon, radyo, internet sitesi varken, gazetecilerin iki çocuk kaybolana kadar bu akımın farkına varmamış olmalarından kaynaklanıyor.

Rahmetli Ercan Arıklı, hayatta olsaydı eminim şöyle derdi: "Hepiniz uyuyorsunuz yavrum!"

Gazetecilerin sokaklarda daha çok dolaşmaları gerektiğini gösteren bir uyarı oldu bu.

Öte yandan "emo" olmak, hoşuma da gitmedi değil.

Özgürlük, duygularına daha fazla teslim olmak, canını sıkan şeylerle oturup kavga edeceğine çekip gitmek bana da uygun geliyor.

Gerçi artık sıkı tişörtler giyebilecek durumda değilim, saçlarımı taramadığımda da bir papaza dönüyorum ama sanırım bu şekil şartlarına uymam da gerekmiyor.

Ancak, "küçük emo kardeşlerime" bir uyarı yapmam gereken yaştayım: Dünya, zannettiğimizden daha tehlikeli bir yer. "Fikri kaçışlarda" bir sakınca yok ama hiç bilmediğiniz kentlerde, hiç tanımadığınız insanların sizin duygusallıklarınızı anlama ihtimali o kadar da fazla değil.

Hayatı iyice tanıyana kadar bu "kaçıp gitme" işini, sadece hayallerinizde gerçekleştirmenizde fayda var!



Yazarlar Arşivi
Mehmet Y. YILMAZ
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH