Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
08 Kasım 2009 Pazar 04:14
İstanbul 20ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    07/11/2009
    23-26-27-39-46-49
    ŞANS TOPU
    04/11/2009
    11-12-18-22-23-3
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    4 Temmuz 2009

    Doğan HIZLAN

     dhizlan@hurriyet.com.tr

    “Hafif başlı” bir kitap


    AĞIR başlı sözü ne çok kullanılır. Genellikle de insanlar için. Ben dilde bir bozma için müsaade istiyorum. Özen Yula’nın Gizli Aşk Bu kitabı için, “hafif başlı bir kitap” tanımını yapacağım.

    Nedir bu kitabın özelliği? Okuyana, algılayana göre değişir.
    Cihangir’i, orada yaşayanları, semtin havasını biliyorsanız, bir mahalle monografisi diyebilirsiniz.
    İyi oyun yazarı Yula, sanki bir senaryo yazmış. Zaten kapağından itibaren başlayan göndermeler, bunu bilmek için çok da emek gerektirmiyor. Kapağındaki yazıları almazsam, kitabı iyi anlatmak mümkün değil.
    Bir ÖZEN YULA Kitabı. Film jeneriğinde/afişlerinde kullanılan bir üslup.
    GİZLİ AŞK BU.
    Müjde ve Şener. Şarkıları Okuyan: Mediha Demirkıran.
    HÜMEYRA / Özgü-Oktay / Uğur-Serra / Ayşenil / Lâle-Suzan / Hasibe-Menderes / Dolunay-Nurgül.
    “Tamamen Renkli.”
    Diyeceksiniz ki, kitabın kapağında olanları yazdıktan sonra, kitabı anlatmaya gerek yok.
    O kadar değil. Herkes bu semti bilmiyor, bu semtte yaşayanları da. Bir semtte yaşayanlar, çoğu zaman ilişkilerinde, komşuluklarında, aşklarında, dostluklarında, kızgınlıklarında aynı kaderi paylaşırlar. Adeta mahalle, onlara kendi kurallarını hissettirmeden belletir.
    Gizli Aşk Bu, Söz ve Bestesi Zeynettin Maraş’a ait olan, 1967’de bestelenmiş, bir zamanlar çok çalınan ve söylenen hâlâ da dinlenilen bir şarkı. Şarkının metnini yazıya aldım, çünkü gerçekten mahallede yaşananlara eşlik edecek bir şarkı.
    Gizli aşk bu, söyleyemem derdimi hiç kimseye / Zevke veda, neşeye de, veda artık her şeye / Arzular bir bir hayal oldu, baharımın gülleri soldu / Gönlüm hicran, hasret, gamla doldu.
    Sevdim amma görmüyor bak gözlerim hiç kimseyi / Gizli aşk bir gizli dertmiş, feda ettim her şeyi / Arzular bir bir hayal oldu, baharımın gülleri soldu / Gönlüm hicran, hasret, gamla doldu.
    Kitabı, Mediha Demirkıran’ın sözünü ettiğimiz şarkısını dinleyerek okudum. Bazı kitaplar vardır ki, daha ilk satırda bir sıcaklık yayar. Romanın insanlarını hem sever, hem de onlara acırsınız. Yaşamdan notlar gibi görünme mütevaziliğindedir ama, bütün bir hayatı kuşattığını fark edersiniz.
    Okurken, bu kadar yeter dediğim anlar oldu, bundan sonrası malûm, dedim. Ama elimden bırakamadım. Mahalledeki insanların günlük yaşamı içine karışıverdim. Semt ve mahalle kültürünü savunan, zaman zaman özlemini çeken benim gibi biri için doğrusu çok hoş bir kitap. Genç okurlar için daha da önemli, daha da tarihî değeri olan bir roman.
    Melodramları severim ben. İnsanların ömrünü belirleyen unsurlar, dramdan, trajediden çok, melodramlarda vardır.
    İhsan Yılmaz’ın sorusuna Özen Yula çok benimsediğim bir karşılık veriyor:
    “Yeşilçam filmi tadında bir Cihangir romanı Gizli Aşk Bu ve çok eğlenceli. Sizi yazmaya teşvik eden o döneme ait bir özlem miydi ya da saygı sunma mı?
    -Gizli Aşk Bu’nun hem eğlenceli hem de iç acıtan tarafları var. Genelde bütün okuyanlar bunu söylüyor. Ağlayanlar da çoğunlukta. Ben eğlenerek okuduklarını biliyorum bazı okurların. Neticede böyle bir roman okumak bana iyi gelirdi bugünkü, bu yaştaki ruh halimde. O nedenle de yazdım açıkçası. Hep hayatın acımasızlığını anlattım şimdiye dek. Şimdi ise masumiyet üzerine kafa yordum biraz. Bende Ertem Eğilmez filmleri o duyguyu uyandırır. Güzel insanların birlikte mutlu yaşadıkları ve hayatın acımasızlığına beraber dayanabildikleri, beraberlik ruhunun sadece futbol maçlarında değil, genel olarak bir insanlık hali gibi ortaya çıktığı o dönemler hepimiz için önemli. Neleri kaybettiğimizi de iyi görüyoruz o döneme baktıkça.”
    Şimdi bir Türk filmi mi seyrediyorsunuz, onların yanında oturup konuşmalarına kulak misafiri mi oluyorsunuz? Bunun yanıtını siz vereceksiniz.
    Gülünçle trajedi arasındaki o gidip gelmeler, sağlam bir tahlil ve yazma yöntemini gösteriyor.
    İçtenliğin, sevginin, kırılgan aşkların, onarılabilir kavgaların romanı.
    Severek okudum, sizin de severek okuyacağınızı umuyorum.
    (Bir Özen Yula Kitabı, Gizli Aşk Bu, Everest yayınları)

    DOĞAN HIZLAN’IN SEÇTİKLERİ

    Kâmuran Şipal Gece Lambalarının Işığında YKY
    A.Grosser Rilke İstanbul’da Bir Hoş Sada İş Bankası Kültür Yayınları
    Hasan Bülent Kahraman Post-Entelektüel Dönem ve Edebiyat Agora
    John Grisham Çaylak Remzi Kitabevi
    Halit Refiğ Ulusal Sinema Kavgası Dergâh Yayınları



    Yazarlar Arşivi
    Doğan HIZLAN
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    İyi mi ediyoruz?

    Doğan HIZLAN
    Elveda duvar!

    Özdemir İNCE
    ‘Nâzım Hikmet ruble karşılığı şiir yazardı’ (!) imiş

    Ahmet HAKAN
    Âlemlere akmış bir aceminin notları

    Enis BERBEROĞLU
    Beş polis topu aldı ve

    Yılmaz ÖZDİL
    İLAHİ AğDALET

    Vahap MUNYAR
    Şirketleri İstanbul’daki kulelerden oturarak yönetmek yok

    Yalçın BAYER
    Ölüme terk et sonra da gripten korumaya kalk

    Cüneyt ÜLSEVER
    ‘El Beşir hoş geldin!’ Bir düşünce haritası göstergesi

    Gila BENMAYOR
    GDO’yu tartışalım ama böyle değil

    Kanat ATKAYA
    Hişt, Yalı Mahallesi! İyi miyiz?

    Şükrü KIZILOT
    Kedi ve köpeklerin suçu ne

    Hadi ULUENGİN
    Batı tercihi (son)

    Erkan ÇELEBİ
    Domuz gribinden korkan aldı, stokta meyve sebze sıkacağı kalmadı

    Rauf TAMER
    Notlar Notlar Notlar

    Cengiz ÇANDAR
    Türkiye’yi İran-Sudan parantezinden çıkartmak...

    Rahmi TURAN
    ‘Masumları kesmedim!’

    Soner YALÇIN
    İran’ın Kürt Açılımı idamla son buldu

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH