10 Şubat 2010 Çarşamba 02:42

 ADnet  
Reklam için
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • Untitled Page
    ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    06/02/2010
    6 -12-15-17-36-41
    ŞANS TOPU
    03/02/2010
    3 -9-17-19-25-13
    SÜPER LOTO
    04/02/2010
    25 -26-32-35-40-51
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    3 Temmuz 2009

    Ertuğrul ÖZKÖK

     

    Bir günlüğüne okulu kırmak


    ÖNCEKİ gün Ankara Bilkent’te Mezzaluna restorandayım.Önümde bir bardak soğuk beyaz şarap duruyor.

    Etraf güzel insan dolu.

    Bazılarının "Beyaz Türk" diyerek küçümsediği ahali.

    Hiçbir şey umurumuzda değil, sohbet ediyoruz, sohbet bile değil, resmen gırgır geçiyoruz...

    Kendimi, Amerika’da güzel bir üniversite kampusunda hissediyorum.

    Üniversiteyi özlediğimi hissediyorum.

    Bir üniversite gecesini.

    Öğrencilik yıllarımı, öğretim üyeliği yıllarımı. Hepsini özlüyorum.

    * * *

    İçimde tuhaf bir duygu.

    Hani, bir şarkı başlar, aniden ağlamak istersiniz.

    Sevinçten mi, yoksa hüzünden mi bir türlü anlayamazsınız.

    Kalbiniz, hafiften çarpmaya başlar.

    Beyaz balina Aydın’ın nedensiz neşesi içinizden fırlar.

    O an anlarsınız ki, içiniz okulu kırmak istiyor.

    Çalışmak istemiyor, sorumluluk desen asla istemiyor.

    Toplumun gündemini ağır bir illet gibi, sırtından atıp, yükten kurtulmak istiyor.

    Ne belge, ne albay, ne Ergenekon, ne askeri yargı, ne liberal müstebitlik, ne bir şey.

    Hiçbir şey umurunda değil, sadece okulu kırmak, bir kafede oturup laklak etmek istiyor.

    Gelip geçene bakmak, kimine takılmak, kiminle dalga geçmek, dedikodu yapmak istiyor.

    Umutlanmak, durup dururken umutlanmak, neşeli, isterik kahkahalar atmak geliyor.

    İçiniz, sizin içiniz, işte oradan geliyor.

    Önceki gün, işte böyle bir gündü.

    Dün de öyleydi...

    Acaip okulu kırmak, kaçıp gitmek, kurtulmak, sere serpe oturmak, tenha bir restoran avlusunda öğle yemeği yemek istiyordum.

    Memleket başka telden çalıyordu, ben başka telden.

    Milli Güvenlik Kurulu toplanıyor, albaylar ifade veriyor, haber televizyonlarında yorumlar gırla gidiyordu.

    Bedenim meşgul, ruhumsa avare, abuk sabuk konuşuyordum.

    Dün yazıişleri toplantısına başlıyoruz.

    Gündeme bakıyoruz, haber yok.

    Albay fırtınası dinmiş, etraf sakin, hepimiz yorgun nazarlarla birbirimize bakıyoruz.

    Her birimiz ötekinden medet umuyor.

    Biri çıksa da, parlak bir fikir ortaya atsa diye bakıyoruz.

    Aramızdan biri, biraz çekingen, hatta bayağı ürkek konuşuyor:

    "Biraz şu ağır gündemden çıksak..."

    Aslında hepimiz hazırız, üzerine atlıyoruz.

    * * *

    Günlerdir, sanki yarın birileri askeri darbe yapacakmış gibi gibi fırtınalar estiren, bir daha hiç olmayacak mutasavver darbeleri ortaya atıp, sonra sanki kahramanca mücadele veriyor gibi afra tafra atanların üzerimize yıktığı gündemden kaçmak.

    Evet, bu öldürücü, boğucu, kahredici boğuk havadan, oradan kaçıp gidelim diyoruz.

    Güzel bir haber, umut verici bir gelişme, öyle kahkaha falan değil, hafif gülümsetecek bir şeyler arıyoruz.

    Biraz nefes alalım, biraz durup soluklanalım...

    Ne bileyim, hep birlikte okulu kıralım diyoruz.

    Şöyle milletçe toplu bir kalkışma.

    Cadı avcılarını, darbe hımhımcılarını, kafasını Ergenekon’la bozmuşları, şöyle elimizin tersiyle kenara itip, pencereden dışarı bakalım.

    Gri takımlı, asık suratlı, çatık çehreli, tekellüs hançereli adamlardan, kadınlardan kurtulup, sokaklarda volta atalım, oh yahu hayat varmış falan diyelim.

    Önceki gün, dün hep bunu istedim.

    "Guguk Kuşu" filminin son sahnesindeki gibi, camı pencereyi indirip, kaçmak, okulu kırmak, kurtulmak geldi içimden.

    Bir günlüğüne de olsa, ne Ergenekonunuz, ne belgeniz, ne rejim müdafileriniz, ne kendi kafanıza göre güya demokratikleşmeniz, ne şunuz, ne bunuz.

    Bugünlük, hepsini alın, başınıza çarpın diye haykırmak istedim.

    Yani bir günlüğüne okulu kırdım, yürüdüm gittim.



    Yazarlar Arşivi
    Ertuğrul ÖZKÖK
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    Karanlığa isyan

    Doğan HIZLAN
    Maslak’taki kongre merkezi yapılırken

    Tufan TÜRENÇ
    Aşk-ı Memnu ve RTÜK kafası...

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Asker gidince demokrasi gelir mi

    Mehmet Y. YILMAZ
    Sivilleşirken ‘öteki üniformalıları’ unutmayalım!

    Yalçın DOĞAN
    Benim insanlarım

    Özdemir İNCE
    Arthur Miller ile Harold Pinter’in işleri

    Ahmet HAKAN
    Bir polemikçi üstadını buldu

    Yılmaz ÖZDİL
    Aşk-ı Memnu

    Yalçın BAYER
    Tekel İçki’nin satışında muvazaa da sorgulanmalı

    Cüneyt ÜLSEVER
    Netice odaklı dış politika açısından İran!

    Latif DEMİRCİ
    Latif DEMİRCİ

    Şükrü KIZILOT
    Kızılderili avı ve ücretliler

    Hadi ULUENGİN
    İkinci Hintnâme

    Bülent DÜZGİT
    Bülent çiziyor

    Ayşe ARMAN
    Evde şenlik olacak Ayşe!

    Ege CANSEN
    Demokrasi, diktacılardan öğrenilir

    Eyüp CAN
    Bir kere de ciddiyet ilan etsek Sayın Bakan

    Mehmet Ali BİRAND
    Yargı, neden bilet fiyatlarına karışır?

    Rauf TAMER
    Yerinde say!..

    Cengiz ÇANDAR
    “Açılım” tıkanırsa; sınırlar açılmazsa...

    Ayşe ARAL
    En güzel oda benim odam

    Yonca TOKBAŞ
    Cesaretin ölçüsü ölmek değil yaşamaktır…

              Vuslat Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH