Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
22 Kasım 2009 Pazar 12:26
İstanbul 14ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    21/11/2009
    10-16-18-20-38-41
    ŞANS TOPU
    18/11/2009
    6-7-14-15-26-11
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    3 Temmuz 2009

    Tufan TÜRENÇ

     tturenc@hurriyet.com.tr

    Ülkesini düşünen insanların ruh hali


    ÖZAL döneminin Devlet ve Enerji Bakanı rahmetli Sudi Türel’in cenaze töreninde çok sayıda politikacıyla karşılaştım.

    Uzun yıllar devlet yönetiminde bulunmuş olan bu insanların hepsi ama hepsi büyük bir üzüntü ve endişe içindeydi.

    Türkiye’nin geleceğinden hiç umutlu değillerdi.

    Hemen hepsi olayların giderek tırmanacağını görüyorlar ve bundan ülkeleri adına büyük korku duyuyorlardı. Bu korku hepsinin yüzüne yansımıştı.    

    Ben yıllardan beri tanıdığım ve zaman zaman birlikte olduğum bu insanları hiç böyle bir ruh hali içinde görmedim.

    Bu insanların birçoğu politikayı bırakıp köşesine çekilmişti.  

    Devlet yönetiminin inceliklerini bildikleri için bugün yaşananları anlamakta zorlanıyorlardı.

    Hepsinin ortak kanısı şuydu:

    “Bir ülke bu kadar gerginlik içinde yönetilemez. Hükümetlerin en önemli görevi ortamı normalleştirmek olmalıdır.”

    Yaptığımız konuşmalarda şu gerçek ortaya çıkıyordu:

    “Hiçbiri AKP hükümetinin iyi niyetli olduğuna inanmıyordu.”

    * * *

    Gerçekten de özellikle son iki yıldır yaşadığımız olaylar, bu insanların korkularının, endişelerinin ve üzüntülerinin haklı olduğunu ortaya koyuyor.

    AKP iktidarı sonunda amacına ulaştı ve bir korku toplumu yaratmayı başardı.

    İnsanlar artık birbirileriyle telefonla konuşmuyor.

    Bunun en büyük sıkıntısını biz gazeteciler çekiyoruz.

    Bilgi almak istediğimiz uzmanların, politikacıların, bilge insanların tümü “Telefonda söyleyemem” diyor.

    Başbakan ise yarattığı “polis devleti”nin gerekçesini şöyle açıklıyor:  

    “Rejimin temanatı Polistir.”

    “Ergenekon” adı verilen soruşturma ve yargılama sürecinde kullanılan usul ve normlar bir hukuk devletinde olağan karşılanabilir mi?

    Bu davada suçlu oldukları gerekçesiyle iki yıla yakın bir süre cezaevinde yatırılan insanlar var.

    Bunlar hâlâ neyle suçlandıklarını bilmiyorlar.

    Dünya çapındaki bilim adamları, akademisyenler, yazarlar, çizerler, gazeteciler, askerler, bürokratlar, aydınlar, toplum önderleri tutulup tutulup içeri tıkılıyor.

    * * *

    Atalarımız “Sabahın şerri, gecenin hayrından iyidir” demişler. “Sabah ola hayrola” demişler.

    Yılların deneyiminden süzülüp gelen bu sözlerin içerdiği gerçekler yadsınamaz.

    Gerçekten de gece alelacele yapılan işlerden hayır gelmez.

    AKP’nin, çok önemli bir yasayı gece yarısı yangından mal kaçırır gibi Meclis’ten geçirmesi iyi niyetle bağdaşmaz.

    Kimseye danışmadan, ilgili kurumlarla tartışmadan, Meclis’te varılan centilmen anlaşmasına uymadan yasa çıkarmanın ne  âlemi var.

    AKP iktidarı, kendisini dolduruşa getiren kötü niyetli, sığ düşünceli şakşakçılara kanmasın.

    Onların birçoğu dışardan yönetiliyor.

    AKP hükümeti gerçekleri görsün artık.

    İhracat tepetaklak gidiyor. İlk 6 aydaki erime yüzde 34’ü buldu.

    Türkiye bu yılın ilk üç ayında yüzde 13.8 küçüldü.

    Ülke hızla yoksullaşıyor, işsizlik çığ gibi büyüyor.

    Başbakan, Don Kişot gibi hayali düşmanlarla savaşmayı artık bıraksın, yapması gereken işlere baksın.



    Yazarlar Arşivi
    Tufan TÜRENÇ
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    Terazi karışmasın

    Doğan HIZLAN
    Şairleri kendi sesinden dinlemek

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Baba fallusu kesmek

    Özdemir İNCE
    MonoKL ve Madame Murcia

    Ahmet HAKAN
    Yabancı sulandırıcı

    Enis BERBEROĞLU
    Derin devletin yeni gözlük numarası

    Yılmaz ÖZDİL
    Tarihimizle yüzleşmeliyiz

    Vahap MUNYAR
    6 milyon metrekare vere vere150 bine indi, aile damgayı ‘Ora’yla vurma kararı aldı

    Yalçın BAYER
    Tunceli nasıl bir Dersim’di

    Cüneyt ÜLSEVER
    Etnik sayım

    Ferai TINÇ
    Önce gönül alma

    Gila BENMAYOR
    Nükleer kuşu bu kez hangi ülkenin başına konacak?

    Kanat ATKAYA
    Aylak Adam 50 yaşında

    Şükrü KIZILOT
    Yıldızhan’ın 56 dairesi ve ince bir nokta

    Erkan ÇELEBİ
    200 milyon dolarlık araç kiralama ‘Carvertising’ ile hareketlendi

    Rauf TAMER
    Zehir hafiye

    Cengiz ÇANDAR
    Dersim geri geldi; Tunceli gitsin artık...

    Rahmi TURAN
    İsyan, gül atarak bastırılmaz!

    Soner YALÇIN
    Bu da siyasi dejavu

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH