Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
05 Kasım 2009 Perşembe 12:22
İstanbul 17ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    31/10/2009
    2-3-9-15-31-38
    ŞANS TOPU
    04/11/2009
    11-12-18-22-23-3
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    3 Temmuz 2009

    Tufan TÜRENÇ

     tturenc@hurriyet.com.tr

    Ülkesini düşünen insanların ruh hali


    ÖZAL döneminin Devlet ve Enerji Bakanı rahmetli Sudi Türel’in cenaze töreninde çok sayıda politikacıyla karşılaştım.

    Uzun yıllar devlet yönetiminde bulunmuş olan bu insanların hepsi ama hepsi büyük bir üzüntü ve endişe içindeydi.

    Türkiye’nin geleceğinden hiç umutlu değillerdi.

    Hemen hepsi olayların giderek tırmanacağını görüyorlar ve bundan ülkeleri adına büyük korku duyuyorlardı. Bu korku hepsinin yüzüne yansımıştı.    

    Ben yıllardan beri tanıdığım ve zaman zaman birlikte olduğum bu insanları hiç böyle bir ruh hali içinde görmedim.

    Bu insanların birçoğu politikayı bırakıp köşesine çekilmişti.  

    Devlet yönetiminin inceliklerini bildikleri için bugün yaşananları anlamakta zorlanıyorlardı.

    Hepsinin ortak kanısı şuydu:

    “Bir ülke bu kadar gerginlik içinde yönetilemez. Hükümetlerin en önemli görevi ortamı normalleştirmek olmalıdır.”

    Yaptığımız konuşmalarda şu gerçek ortaya çıkıyordu:

    “Hiçbiri AKP hükümetinin iyi niyetli olduğuna inanmıyordu.”

    * * *

    Gerçekten de özellikle son iki yıldır yaşadığımız olaylar, bu insanların korkularının, endişelerinin ve üzüntülerinin haklı olduğunu ortaya koyuyor.

    AKP iktidarı sonunda amacına ulaştı ve bir korku toplumu yaratmayı başardı.

    İnsanlar artık birbirileriyle telefonla konuşmuyor.

    Bunun en büyük sıkıntısını biz gazeteciler çekiyoruz.

    Bilgi almak istediğimiz uzmanların, politikacıların, bilge insanların tümü “Telefonda söyleyemem” diyor.

    Başbakan ise yarattığı “polis devleti”nin gerekçesini şöyle açıklıyor:  

    “Rejimin temanatı Polistir.”

    “Ergenekon” adı verilen soruşturma ve yargılama sürecinde kullanılan usul ve normlar bir hukuk devletinde olağan karşılanabilir mi?

    Bu davada suçlu oldukları gerekçesiyle iki yıla yakın bir süre cezaevinde yatırılan insanlar var.

    Bunlar hâlâ neyle suçlandıklarını bilmiyorlar.

    Dünya çapındaki bilim adamları, akademisyenler, yazarlar, çizerler, gazeteciler, askerler, bürokratlar, aydınlar, toplum önderleri tutulup tutulup içeri tıkılıyor.

    * * *

    Atalarımız “Sabahın şerri, gecenin hayrından iyidir” demişler. “Sabah ola hayrola” demişler.

    Yılların deneyiminden süzülüp gelen bu sözlerin içerdiği gerçekler yadsınamaz.

    Gerçekten de gece alelacele yapılan işlerden hayır gelmez.

    AKP’nin, çok önemli bir yasayı gece yarısı yangından mal kaçırır gibi Meclis’ten geçirmesi iyi niyetle bağdaşmaz.

    Kimseye danışmadan, ilgili kurumlarla tartışmadan, Meclis’te varılan centilmen anlaşmasına uymadan yasa çıkarmanın ne  âlemi var.

    AKP iktidarı, kendisini dolduruşa getiren kötü niyetli, sığ düşünceli şakşakçılara kanmasın.

    Onların birçoğu dışardan yönetiliyor.

    AKP hükümeti gerçekleri görsün artık.

    İhracat tepetaklak gidiyor. İlk 6 aydaki erime yüzde 34’ü buldu.

    Türkiye bu yılın ilk üç ayında yüzde 13.8 küçüldü.

    Ülke hızla yoksullaşıyor, işsizlik çığ gibi büyüyor.

    Başbakan, Don Kişot gibi hayali düşmanlarla savaşmayı artık bıraksın, yapması gereken işlere baksın.



    Yazarlar Arşivi
    Tufan TÜRENÇ
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    Sürpriz yok

    Doğan HIZLAN
    Türk resminin Evliya Çelebi’si

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Seyyar morg şaşkınlığı

    Mehmet Y. YILMAZ
    Gel de Antalya’yı hatırlayıp kıskanma!

    Sedat Ergin
    Galiçya cephesinden AB tam üyeliğine

    Yalçın DOĞAN
    Erdoğan ne kadar demokrat?

    Ahmet HAKAN
    Remzi Gür’den açıklama

    Yılmaz ÖZDİL
    Kimler risk grubunda?

    Yalçın BAYER
    GDO’larla neler olacak

    Cüneyt ÜLSEVER
    Bir Ahmet Türk gözlemi

    Kanat ATKAYA
    Cabrio Çiçek Pasajı

    Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
    Akdağ’ın bakan olarak itibarı

    Erdal SAĞLAM
    Risk iştahı fazla gelince

    Şükrü KIZILOT
    Sigortalı sayısı hem artıyor hem azalıyor

    Hadi ULUENGİN
    Batı tercihi (II)

    Bülent DÜZGİT
    Bülent çiziyor

    Mehmet Ali BİRAND
    Kuzey Irak Kürtleri de bizi anlamalı…

    Rauf TAMER
    Bize dair

    Rahmi TURAN
    Hangi grip daha tehlikeli?

    Yonca TOKBAŞ
    Gargara yavrum gargara

    Özgür BOLAT
    Domuz eti neden haram?

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH