10 Şubat 2010 Çarşamba 04:12

 ADnet  
Reklam için
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • Untitled Page
    ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    06/02/2010
    6 -12-15-17-36-41
    ŞANS TOPU
    03/02/2010
    3 -9-17-19-25-13
    SÜPER LOTO
    04/02/2010
    25 -26-32-35-40-51
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    3 Temmuz 2009

    Tufan TÜRENÇ

     tturenc@hurriyet.com.tr

    Ülkesini düşünen insanların ruh hali


    ÖZAL döneminin Devlet ve Enerji Bakanı rahmetli Sudi Türel’in cenaze töreninde çok sayıda politikacıyla karşılaştım.

    Uzun yıllar devlet yönetiminde bulunmuş olan bu insanların hepsi ama hepsi büyük bir üzüntü ve endişe içindeydi.

    Türkiye’nin geleceğinden hiç umutlu değillerdi.

    Hemen hepsi olayların giderek tırmanacağını görüyorlar ve bundan ülkeleri adına büyük korku duyuyorlardı. Bu korku hepsinin yüzüne yansımıştı.    

    Ben yıllardan beri tanıdığım ve zaman zaman birlikte olduğum bu insanları hiç böyle bir ruh hali içinde görmedim.

    Bu insanların birçoğu politikayı bırakıp köşesine çekilmişti.  

    Devlet yönetiminin inceliklerini bildikleri için bugün yaşananları anlamakta zorlanıyorlardı.

    Hepsinin ortak kanısı şuydu:

    “Bir ülke bu kadar gerginlik içinde yönetilemez. Hükümetlerin en önemli görevi ortamı normalleştirmek olmalıdır.”

    Yaptığımız konuşmalarda şu gerçek ortaya çıkıyordu:

    “Hiçbiri AKP hükümetinin iyi niyetli olduğuna inanmıyordu.”

    * * *

    Gerçekten de özellikle son iki yıldır yaşadığımız olaylar, bu insanların korkularının, endişelerinin ve üzüntülerinin haklı olduğunu ortaya koyuyor.

    AKP iktidarı sonunda amacına ulaştı ve bir korku toplumu yaratmayı başardı.

    İnsanlar artık birbirileriyle telefonla konuşmuyor.

    Bunun en büyük sıkıntısını biz gazeteciler çekiyoruz.

    Bilgi almak istediğimiz uzmanların, politikacıların, bilge insanların tümü “Telefonda söyleyemem” diyor.

    Başbakan ise yarattığı “polis devleti”nin gerekçesini şöyle açıklıyor:  

    “Rejimin temanatı Polistir.”

    “Ergenekon” adı verilen soruşturma ve yargılama sürecinde kullanılan usul ve normlar bir hukuk devletinde olağan karşılanabilir mi?

    Bu davada suçlu oldukları gerekçesiyle iki yıla yakın bir süre cezaevinde yatırılan insanlar var.

    Bunlar hâlâ neyle suçlandıklarını bilmiyorlar.

    Dünya çapındaki bilim adamları, akademisyenler, yazarlar, çizerler, gazeteciler, askerler, bürokratlar, aydınlar, toplum önderleri tutulup tutulup içeri tıkılıyor.

    * * *

    Atalarımız “Sabahın şerri, gecenin hayrından iyidir” demişler. “Sabah ola hayrola” demişler.

    Yılların deneyiminden süzülüp gelen bu sözlerin içerdiği gerçekler yadsınamaz.

    Gerçekten de gece alelacele yapılan işlerden hayır gelmez.

    AKP’nin, çok önemli bir yasayı gece yarısı yangından mal kaçırır gibi Meclis’ten geçirmesi iyi niyetle bağdaşmaz.

    Kimseye danışmadan, ilgili kurumlarla tartışmadan, Meclis’te varılan centilmen anlaşmasına uymadan yasa çıkarmanın ne  âlemi var.

    AKP iktidarı, kendisini dolduruşa getiren kötü niyetli, sığ düşünceli şakşakçılara kanmasın.

    Onların birçoğu dışardan yönetiliyor.

    AKP hükümeti gerçekleri görsün artık.

    İhracat tepetaklak gidiyor. İlk 6 aydaki erime yüzde 34’ü buldu.

    Türkiye bu yılın ilk üç ayında yüzde 13.8 küçüldü.

    Ülke hızla yoksullaşıyor, işsizlik çığ gibi büyüyor.

    Başbakan, Don Kişot gibi hayali düşmanlarla savaşmayı artık bıraksın, yapması gereken işlere baksın.



    Yazarlar Arşivi
    Tufan TÜRENÇ
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    Karanlığa isyan

    Doğan HIZLAN
    Maslak’taki kongre merkezi yapılırken

    Tufan TÜRENÇ
    Aşk-ı Memnu ve RTÜK kafası...

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Asker gidince demokrasi gelir mi

    Mehmet Y. YILMAZ
    Sivilleşirken ‘öteki üniformalıları’ unutmayalım!

    Yalçın DOĞAN
    Benim insanlarım

    Özdemir İNCE
    Arthur Miller ile Harold Pinter’in işleri

    Ahmet HAKAN
    Bir polemikçi üstadını buldu

    Yılmaz ÖZDİL
    Aşk-ı Memnu

    Yalçın BAYER
    Tekel İçki’nin satışında muvazaa da sorgulanmalı

    Cüneyt ÜLSEVER
    Netice odaklı dış politika açısından İran!

    Latif DEMİRCİ
    Latif DEMİRCİ

    Şükrü KIZILOT
    Kızılderili avı ve ücretliler

    Hadi ULUENGİN
    İkinci Hintnâme

    Bülent DÜZGİT
    Bülent çiziyor

    Ayşe ARMAN
    Evde şenlik olacak Ayşe!

    Ege CANSEN
    Demokrasi, diktacılardan öğrenilir

    Eyüp CAN
    Bir kere de ciddiyet ilan etsek Sayın Bakan

    Mehmet Ali BİRAND
    Yargı, neden bilet fiyatlarına karışır?

    Rauf TAMER
    Yerinde say!..

    Cengiz ÇANDAR
    “Açılım” tıkanırsa; sınırlar açılmazsa...

    Ayşe ARAL
    En güzel oda benim odam

    Yonca TOKBAŞ
    Cesaretin ölçüsü ölmek değil yaşamaktır…

              Vuslat Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH