08 Şubat 2012 Çarşamba 06:02
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 60546
DOLAR 1.7540
EURO 2.3200
€ / $ 1.3211
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 24/12/2011
21 - 23 - 26 - 31 - 39 - 47
ŞANS TOPU 20/04/2011
9 - 14 - 21 - 23 - 25 - 5
SÜPER LOTO 02/02/2012
9 - 17 - 18 - 24 - 31 - 53
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
3 Temmuz 2009

Mehmet Ali BİRAND

 mabirand@e-kolay.net

Askeri eleştirelim derken, biraz…


Başlığa çıkardığım cümlenin sonu şöyle bitmeli “....biraz işin ucu kaçmıyor mu?” TSK’yı politikaya sokan komutanları en çok eleştirilenler arasında oldum. Ancak son zamanlarda, “eleştiri” adı altında hakarete varan konuşmalar yapılır oldu. Bu kampanyaya şimdi devletin valileri, hükümetin bazı üyeleri ve medya da katıldı. Eğer TSK içindeki aşırı veya müdahaleci zihniyeti değiştirmek istiyorsak, bunun yolu bu kurumu dövmek gururunu kırmak olmamalı.

Bu yazıyı, Bolu valisi Halil İbrahim Akpınar’ın  geçenlerde yaptığı  konuşmasını dinledikten ve bu konuşmaya Başbakan yardımcısı Arınç’ın olumlu tepkisini gördükten sonra yazmaya karar vermiştim. Ancak ardından öyle gelişmeler yaşandı ki, durum daha da gerildi.  Aslında başlık şöyle bitecekti “....biraz işin ucu kaçmıyor mu?” Bu cümle ne demek istediğini çok açıkça gösteriyor. Yine de, meramımı biraz daha ayrıntılı şekilde anlatmaya çalışacağım.

 

Benim yazılarımı, kitaplarımı okuyanlar, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) hakkındaki eleştirilerimi çok iyi bilirler.

 

TSK’nın, bu ülkenin en önemli ve en güvenilir bir kurumu olduğuna inanırım. Yerine bir başka yerden  güvenlik gücü getiremeyeceğimize göre, bu kurumun üstüne titrenmesi gerektiğini tekrarlarım. Ayrıca, eğitimi, disiplin ve ciddiyetiyle, ülkenin nice kurumundan daha iyi işlediğinin tanıklığını da yapmışımdır.

 

Bütün bunların yanısıra, yakın tarihimizde bu kurumu siyasete bulaştıran komutanları ve sivil kesimleri de sürekli eleştirmişimdir.

 

TSK’yı politikanın içine itenler, bunu vatanı korumak-kollamak amacıyla,  yasal yetkilerini kullanarak,  demokrasiyi rayına oturtmak için yaptıklarına inanmışlardır.

==================

TSK’YI YAKIN TARİHİMİZDEKİ

TUTUMLARI SİYASETE

MÜDAHELELERİNDEN

DOLAYI ÇOK ELEŞTİRDİM.

ANCAK  SORUMLULUĞUN

BİR BÖLÜMÜNÜN “HAYIR”

DİYEMEYEN SİVİL İKTİDARLARA

AİT OLDUĞUNU DA GÖRDÜM

==================

Bu yaklaşıma da hep karşı tutum aldım.

 

TSK, yakın tarihimizde bu ülkenin temel politikalarını etkilemiş, çoğunda siyasi iktidarların üstünde rol almış ve bir çok sorunun çözümünde engelleyici veya geciktirici bir yaklaşım benimsemiştir.

 

Bu noktaya gelinmesinde, tüm sorumluluğu askere de yüklemiyorum. Emekli Korgeneral Atilla Kıyat gibi bende  siviller ve özellikle sivil iktidarların  TSK’nın hiçbir yaklaşımına “Hayır” dememeleri, hatta adeta çanak  açmalarından dolayı bugünkü  konuma gelindiğine inanıyorum.

 

Yakın  tarihimize damgasını vuran TSK’nın yaklaşımlarına alışılmış gibiydi, ancak birkaç olay herşeyi değiştirdi.

 

Önce, soğuk savaş  bitti. Sovyetler Birliği  dağıldı. Tüm uluslararası dengeler ve değerler değişti. İnsan Hakları, özgürlükler ön plana çıktı.  Demokrasi, Türkiye dahil uluslararası temel yönetim sistemi oldu.

 

Diğer önemli değişim de, 2002’de  Ak Parti’nin (AKP) iktidara gelmesiyle yaşandı. O günden bu yana, TSK ile AKP arasındaki gerilim bitmedi. Kolay kolay da bitmeyeceğe benziyor.

==================

TSK ELEŞTİRİLEBİLİR 

VE ELEŞTİRİLMELİDİR DE.

ANCAK BU ELEŞTİRİLER

HAKARET NOKTASINA

GELİRSE  YARAR GETİRMEZ.

AKSİNE PATLAMALARA 

DAHİ YOL AÇABİLİR.

==================

Bugün gelinilen sürece bakınca, şöyle bir manzara ile karşı karşıyayız:

 

-         TSK Komuta kademesi çok şeyin değiştiğini, artık eski alışkanlıkların sürdürülemeyeceğini  görmeye başlamış komutanlar tarafından yönetiliyor.

-         Belki değişim istendiği kadar hızla gerçekleşmiyor, ancak artık bambaşka dengeler kuruluyor.

-         Bu değişimler yaşanırken Ergenekon davası, Belge olayı ve son Askeri yargılama yasası TSK üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Bu  arada, sivil kesimin bir bölümünden şimdiye kadar hiç görülmemiş bir sertlikte, adeta aşağılamaya varan bir kampanya sürüyor.

-         Daha da önemlisi, şimdi devleti temsil eden valiler (Bolu valisi Halil İbrahim Akpınar’ın  son konuşmasındaki gibi) dahi  dolaylı şekilde Askeri yerden yere vurabiliyor ve tutumlarından dolayı iktidar yetkililerinden övgü alabiliyorlar.  İktidar partisine üye veya yakın çevreler de çok hoyratça davranıyorlar.

 

Dikkat edecek olursanız, “eleştirilerden” söz etmiyorum. Siyasiler veya gazeteler TSK’yı eleştirebilirler, zaten eleştiriyorlar da.

 

Benim dikkat çekmek istediğim başka birşey.

 

TSK’yı köşeye sıkıştırmak, üstüne üstüne gitmek, açıkça  aşağılama artık öyle bir noktaya doğru gelmeye  başladı ki, tehlike sınırları zorlanır oldu.

Beklenmedik, bir patlama yaşayabiliriz.

 

Genelkurmay’ın kolayca kontrol altına alamayacağı gelişmelerle karşı karşıya kalabiliriz.

 

Başka ülkelerde de bu tip olaylar  yaşandı. Her birinin faturası ağır oldu.

 

Eleştirmekten vazgeçelim demiyorum. Eskisi gibi, “Yaşa Paşam, ne emredersen o olsun” diyelim de demiyorum.

 

Askeri denetleyelim, siyasete karışmasına karşı çıkalım, seçilmiş iktidarların önüne geçmesini engelleyelim... Bunu sadece, hakaret etmeden, aşağılamadan dövmeden yapalım.

 

Muhalefet, iktidarla askeri  çatıştırmaya kalkışmasın... Medya, olmadık komplo teorileri ve yalan yanlış suçlamalarla kampanya açmasın... TSK da artık kendini toparlasın ve genel yaklaşımını değiştirecek bir sürece girsin. Asıl işini yapsın. Sandıktan çıkan iradeyi kabul etsin. Ülkenin laik-demokratik sistemini, bıraksın, siviller korusun.

 

Aksi halde, beklenmedik bir anda, fena bir yol kazası yaşayabiliriz.



Yazarlar Arşivi
Mehmet Ali BİRAND
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH