Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
08 Kasım 2009 Pazar 06:06
İstanbul 20ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    07/11/2009
    23-26-27-39-46-49
    ŞANS TOPU
    04/11/2009
    11-12-18-22-23-3
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    25 Haziran 2009

    Hadi ULUENGİN

     huluengin@hurriyet.com.tr

    Nihayet CHP mutlaka AKP


    DÜNKÜ "Radikal" gazetesinin manşeti aynen şöyleydi:

    "Nihayet Baykal da darbe karşıtı oldu"!


    Haberin içinde de, CHP Genel Başkanı’nın "TSK içinde cuntalar varsa, bu vahim" diye konuştuğu ve iktidar partisine, "12 Eylül’le hesaplaşmak istiyorsan, getir Anayasa’yı değiştirelim" çağrısı yaptığı belirtiliyordu.

    ***

    TABİİ, yukarıdaki manşetin bütün püf noktası; bütün gazetecilik becerisi; bütün anlam çağrışımı, cümlenin içindeki iki hayati kelimeye odaklanıyor.

    Birincisini, çok uzun uzun bir süreyi hatırlatan "nihayet" sözcüğü oluşturuyor.

    Diğeri ise, Deniz Baykal’ın b-i-l-e bu noktaya gelebildiğini vurgulayan, "dahi" anlamındaki "da" ekine tekabül ediyor.

    Ve, ah keşke!

    ***

    EVET ah keşke, çünkü yine aynı gazetenin Ankara temsilcisi Murat Yetkin’in sezinlediğine göre, CHP liderinin sözleri, "AKP’nin askerle arayı daha da bozmamak için nasılsa bu işe yanaşmayacağı varsayımından" kaynaklanmıştır.

    Ama yine de, velev ki öyle olsun, yukarıdaki ifade artık telaffuz edilmiştir.

    Ok yaydan çıkmıştır ve manşetlere ve kolektif hafızaya yazılmıştır.

    Deniz Baykal ister samimiyetle, ister hükümeti "frikikte bırakmak" için konuşmuş olsun, şimdi ortada "getir Anayasa’yı değiştirelim" demiş olan bir muhalefet önderi vardır.

    Dolayısıyla da, demokratik menzile ulaşmak için katedilmesi zorunlu asgari mutabakat yolundaki engellerden birisi, en azından teorik olarak ve kısmen, ortadan kalkmış sayılmalıdır

    Böyle bir gelişme ise asla ve asla yabana atılamaz!

    ***

    ATILAMAZ ve zaten de şimdi, AKP’nin Baykal’ın topunu havada yakalaması kesin bir zorunluluk oluşturmaktadır.

    En başta Anayasa’yı değiştirmek hedefi, iktidar partisinin demokratikleşmeyi gerçekleştirebilmek amacıyla "kolları sıvaması", bundan böyle mutlak bir yükümlülüktür.

    Yani, Yetkin’in deyimiyle, hükümetin "işe yanaşması" artık elzem hale gelmiştir.

    Daha somut biçimde söylersek, samimi veya oportünist, madem ki CHP önderi b-i-l-e yukarıdaki "teorik çıkış"ı n-i-h-a-y-e-t yapmıştır, o halde TBMM’de çoğunluğa sahip kurumun da işi pratiğe geçirmek için hemen ve derhal insiyatif alması gerekmektedir.

    AKP, Deniz Baykal’ın statüko ideolojisinde açmış olduğu "gedik"ten azami ölçüde yararlanmak durumundadır.

    Eğer Antalya milletvekili samimiyse, ne álá, militarizmin 12 Eylül’den beri dayattığı "kanuniyet"i (!) çöpe atmak imkánı doğacaktır. Ufkumuz sivil ve çoğulcu engine açılacaktır.

    Yok şayet değilse ve "şuna dokundurtmam, bunu elletmem" diyerek ipe un serecekse, bu takdirde de kendisinin gerçek niyeti kamuoyu önünde teşhir edilmiş olacaktır.

    Dolayısıyla, muhtemel sonuç ne olursa olsun, hamle sırası şimdi Erdoğan liderliğindeki partidedir ve veziri ileri sürmediği takdirde, affedilmez bir yanlışa düşecektir.

    ***

    ÜSTELİK, söz konusu "affedilmezlik" sırf yukarıdaki yanlışla sınırlı kalmayacaktır.

    Bugüne dek izlediği "pro-cihet-i askeriye" ve "kripto-ulusalcı" politikalardan dolayı CHP’yi ve önderini daima eleştirmiş olan Türkiye demokratları, bu defa da AKP ipe un serdiği takdirde, tabii ki aynı eleştirelliği kendisine yöneltmekten asla çekinmeyeceklerdir.

    Çünkü o demokratların kimseyle beşik kertmesi yoktur ve elleri, her kim olursa olsun, sivilleşme ve çoğulculuk yönünde ayak süreyen bütün siyasi kurumların iki yakasındadır.



    Yazarlar Arşivi
    Hadi ULUENGİN
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    İyi mi ediyoruz?

    Doğan HIZLAN
    Elveda duvar!

    Özdemir İNCE
    ‘Nâzım Hikmet ruble karşılığı şiir yazardı’ (!) imiş

    Ahmet HAKAN
    Âlemlere akmış bir aceminin notları

    Enis BERBEROĞLU
    Beş polis topu aldı ve

    Yılmaz ÖZDİL
    İLAHİ AğDALET

    Vahap MUNYAR
    Şirketleri İstanbul’daki kulelerden oturarak yönetmek yok

    Yalçın BAYER
    Ölüme terk et sonra da gripten korumaya kalk

    Cüneyt ÜLSEVER
    ‘El Beşir hoş geldin!’ Bir düşünce haritası göstergesi

    Gila BENMAYOR
    GDO’yu tartışalım ama böyle değil

    Kanat ATKAYA
    Hişt, Yalı Mahallesi! İyi miyiz?

    Şükrü KIZILOT
    Kedi ve köpeklerin suçu ne

    Hadi ULUENGİN
    Batı tercihi (son)

    Erkan ÇELEBİ
    Domuz gribinden korkan aldı, stokta meyve sebze sıkacağı kalmadı

    Rauf TAMER
    Notlar Notlar Notlar

    Cengiz ÇANDAR
    Türkiye’yi İran-Sudan parantezinden çıkartmak...

    Rahmi TURAN
    ‘Masumları kesmedim!’

    Soner YALÇIN
    İran’ın Kürt Açılımı idamla son buldu

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH