Her yer alışveriş merkezi olmuş
KAPIKULE Sınır Kapısı tesislerinin ’modernizasyonu’ törenine giderken, TEM’in Selimpaşa kesimindeki Karayolları park yerinde karşılıklı olarak iki ’alışveriş’ merkezi doğmuş...
1990’larda
İstanbul-Kapıkule otoyolunun faaliyete geçişi ile birlikte
Karayolları belirli yerlerde otopark için
’cepler’ oluşturarak bunları yap-işlet-modeli ile
Kaya grubuna vermişti.
Amerika’daki modele göre; buralarda bir akaryakıt istasyonu, WC, büfe ve belki de bir parça-lastik satış yeri kurulabilecekti. Yürümediğini biz de görüyorduk. Demek ki burasını
METRO grubu devralmış ve bol dükkanlı bir
’site’ ve onun yanına da bir alışveriş merkezi açmış. Yoğunluğu görünce şaşırdık.
TEM de E-5 gibi
’caddeleşiyor’ giderek. Yöresel ürünlerin satıldığı mağazaya girdiğimizde ne yazık ki
Trakya’ya özgün bir şey bulunmuyordu.
Örneğin Tekirdağ köftesi, Edirne ciğeri ve badem ezmesi,
Edirne peyniri, peynir helvası,
Tekirdağ şarabı gibi...
Trakya bölgesinde öncelikle
Akçaabat köftesi olur mu?
METRO yolcu ulaşımında öne geçen bir firmanın otobüs sayısı her geçen gün artıyor. Esenler Otogarı,
METRO’nun kontrolüne girmiş. Yerel otobüs firmalarına bünyesinde birleştiriyor.
Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya’ya çok sayıda otobüs çalıştırıyor.
Trakya’nın verimli toprakları yağmalanıyor; her yer inşaatla kaplı. Buğday-ayçiçeği ekilmiş tarlanın yanında tuğlalar yükseliyor.
’İstanbul 2010-Avrupa Kültür Başkenti’ nedeniyle sanayinin
Trakya’ya doğru daha da
’öteleneceği’ görülüyor. Bu arada endişeli bir bilgi verelim:
Küçükçekmece ve
Büyükçekmece göllerinde kışın
’verimli’ sanılan yağışlara rağmen su seviyesini iyi durumda görmedik.
İstanbul’da su tasarrufuna ciddi olarak başlanması gerek.
Trakya Üniversitesi’nin
’Çevre/Ergene Havza Planı’ ve Büyükşehir Belediyesi’nin kontrolündeki
’İstanbul Metropolitan Planlama ve Kentsel Planlama Merkezi’ için yılların emeğini veren öğretim üyelerinin bu konudaki emeklerine yazık! Ortaya çıkan bir
’disiplin’ yok.
Ergene nehri, Çorlu ve Çerkezköy’deki sanayi atıkları ile mahfoldu.
Aynı zamanda
Silivri sınırlarında 1. sınıf tarım arazisine yapılan cezaevi kompleksinde mahkum ve tutuklu sayısı 10 bine yaklaştı artık. O da felaket habercisi... Çünkü kanalizasyon arıtılmadan
Çanta deresine salınıyor.
Kınalıköprü’deki yazlıkçıların feryatları şimdiden başladı.
Saroz’u da unutmayın;
Ergene’nin atıklarıyla aşırı ölçüde kirleniyor; bir-iki yıla kadar balık neslinin iyice tükeneceğini de şimdiden haber verelim. Hani
Saroz kurtarılacaktı.
Kapıkule’yi bir de Edirneliye sorunKAPIKULE kapısının adı, 1960’ların başlarında işçilerimizin
Avrupa’ya göç etmeleriyle öne çıkmıştı. Buranın ilk inşaatını yapan müteahhidin ödenek yokluğundan ne zorluklar çektiğini hatırlarız. Bu yenileme sanıyoruz dördüncü oluyor. 330 bin metrekarelik bir alanda yenilenen
Kapıkule’den geçen yıl 4.8 milyon giriş çıkış yapılmış. 702 bin de araç geçmiş.
TOBB’a bağlı Gümrük ve Turizm İşletmeleri AŞ (GTİ),
Türkiye’deki 14 gümrüğün yenilenmesini üstlendi dört-beş yıl önce... Yap-işlet-devret modeli ile 20 yıllığına bu yerleri
TOBB, kendi şirketi
GTİ’ye çalıştırıyor.
GTİ’ye
, 132 oda ve borsa ortak.
Kapıkule, 1.5 yıl önce 132 milyon TL keşif bedelle,
’Mavi Enerji Operasyonu’nda adı geçen Ankara merkezli
Öztaş İnşaat’a ihale edilmişti. Sahibi
Mehmet Öztaş aranıyordu, böyle bir törende teslim oldu mu diye soramadık. TOBB Başkanı
Rifat Hisarcıklıoğlu, tesisin yenilenmesi için 130 milyon TL harcadıklarını söyledi. Gerçekten
Kapıkule dağınıklıktan kurtarılmış. Dünyada ikinci büyük ve en hareketli sınır kapısı olmuş. (Meksika’dan sonra)
SETUR ÇALIŞTIRIYOR
Edirne esnafı,
Kapıkule’den hiç memnun değil. Zaten ilk darbeyi çevre yolu ile yiyen
Edirne, şimdi de bu alana ayrıca bir alışveriş merkezinin yapılması ile
Bulgaristan’dan gelen müşterilerini de kaybetmek üzere...(Nitekim bu yazıyı yazarken
Setur’a çok sayıda Bulgar vatandaşı geldi. Bulgarlar da karşı tarafa böyle bir freeshop yapacakmış!)
Gümrük sahasındaki, eskiden sayıları 23 olan freeshop firmasının imtiyazı ellerinden alınmış. Açılan ihaleyi de
Koç grubuna bağlı
Setur almış.
Setur, alışveriş merkezinin iki katındaki 38 dükkanının kiralanmasında da yetkili kılınmış. Üst kattaki dükkanlardan,
Edirneliler kiralar mı veya kendilerine tahsis verilir mi, bilemeyiz.
GTİ, Setur’un freeshop satışlarından %37’sini
’kira bedeli’ alacakmış. Her iki taraf için de iyi bir iş.
Açılış töreninde WC’nin paralı olması
’espri’ konusu oldu;
TOBB üyeleri ve siyasetçiler arasında.
SINIR TİCARETİ ’TEKLEŞTİ’Edirneli bir işadamı yanımıza sokularak kulağımıza şunları fısıldadı:
"Dikkatinizi çekerim, Edirne sınır ticaretinden yararlanamıyor.Ama bu yöntem Kapıkule’de bir şirket eliyle oluşturulmuştur. Setur’un alışveriş yerine markalar getiriliyor;
Boyner ve
Kütahya Seramik de gelecekmiş.
Outlet mağazaları açılacakmış. Peki
Edirneliye ’size buradan yer verelim’ diye niye soran olmadı? Yoksa bu mağazalar
Ankara’dan mı dağıtıldı?"
İki uçak geldiTOBB’un oda ve borsa başkanları
Ankara’dan iki uçakla
Çorlu Havaalanı’na gelip karayoluyla
Edirne’ye geçerek törene katıldılar.
5000 kişilik yemek, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı
Bülent Alamut’un yemek şirketi
Also tarafından karşılandı.
TOBB Başkanı
Rifat Hisarcıklıoğlu, AB’yi,
TIR kotalarının daraltarak
’birlik hukuku’na ve anlaşmalara bağlı olmadığını belirterek bu hükümlere uymasını istedi.
Avrupa’ya açılan
Kapıkule’nin geçmişini dileriz
Trakya Üniversitesi bir tez haline getirir; ya da Ticaret ve Sanayi Odası bir belgesel yaptırır.
Başbakan
Erdoğan, çok keyifliydi, alışveriş ve freeshop bölümünü gezdi. Bu geziye TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ve az sayıda yönetim kurulu üyesi eşlik etti.
Bulgaristan’ın AnkaraBüyükelçisi
Branimir Meladonov ile Edirne Konsolosları (Bulgaristan ve Yunanistan) da törenin davetlileri arasındaydı.
Verim düşük kalite iyiEdirne Ticaret Borsası Başkanı
Mustafa Yardımcı’nın sorunu ise tarımdı: "Bölgemizde buğdayın verimi düşük ancak kalitesi iyi. Müjdeli bir açılış yapıyoruz; bu sabah da (dün) ilk buğday hasadı borsamıza geldi. 750 Krş’tan aldık ve altın hediye ettik... Bu yıl ortalama buğday fiyatı 475 Krş. civarında olur bölgede."