08 Şubat 2012 Çarşamba 05:58
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 60546
DOLAR 1.7540
EURO 2.3200
€ / $ 1.3211
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 24/12/2011
21 - 23 - 26 - 31 - 39 - 47
ŞANS TOPU 20/04/2011
9 - 14 - 21 - 23 - 25 - 5
SÜPER LOTO 02/02/2012
9 - 17 - 18 - 24 - 31 - 53
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
20 Haziran 2009

Ertuğrul ÖZKÖK

 

Siyasi papağanlık çetelesi


İÇİMDEN siyasi yazı yazmak gelmiyor.Ergenekon’un "E’sini" ağzıma almak istemiyorum.

Kendi kendime soruyorum.

"Yazsam ne yazarım?"

Artık hiçbirimiz yokuz. Bizler değil, "kanaatlerimiz" konuşuyor.

Kesin yargıya dönüşmüş, inançlar, kanaatler birbirine girmiş, ortalık toz duman.

Şu dünkü manzaraya bakın.

Ortada belgenin aslı yok, ama kimi gazeteye göre, imza kesinlikle albaya ait.

Kimine göre ise ona ait değil.

Ortalık "İleri sürüldü" haberlerinden geçilmiyor.

Kim ileri sürmüş, neyi sürmüş belli değil.

Oturup ben de bunu yazsam ne olacak?

Zaten herkes inanacağına inanmış, inanmayacağına ana avrat gidiyor.

İşte böyle bir ruh haleti içinde oturup, kendi kendime bazı soruları alt alta yazdım.

* * *

Türkiye’de darbe heveslileri bulunduğunu, bazı girişimler yapıldığını söylemek, askerin siyasetten elini çekmesini istemek ille de asker düşmanlığı mıdır?

Türkiye’de demokrasiyi savunmak için ille de asker düşmanlığı yapmak, her olayın altında asker parmağı aramak mı gerekir?

Ergenekon davasında bazı vahim hukuk hatalarının yapıldığını, kişilik haklarının ağır şekilde ihlal edildiğini söylemek, ille de "Ergenekonculuk yapmak" anlamına mı gelir?

Ergenekon’da derin bazı ilişkiler ortaya çıkarıyor, demokrasi yerleşiyor diye, en ağır insan hakkı ihlallerini görmezden mi gelmeliyiz?

Bir insan hem Ergenekon davasını çok önemseyip, hem de çok ağır biçimde eleştiremez mi?

Bir insan hem ordusunu sevip, ona haksızlık etmeyip, hem de Ergenekon davasında ortaya çıkarılan bazı pis ilişkilerin hesabının sorulmasını isteyemez mi?

Aydınlar, sorumlu vatandaşlar dünyası, "Ergenekon avukatları" ile "Ergenekon savcılarından mı" ibarettir?

Hükümetin icraatını eleştirmek, ille de hükümeti yıkmaya uğraşmak, darbecilik, "Ergenekonculuk" anlamına mı gelir?

Hükümetin yaptığı icraatların bazılarını veya hepsini beğenmek, beğendiğini söylemek, ille de "iktidar yalakalığı" mıdır?

Hükümeti desteklemek kadar eleştirmek de vazgeçilmez, bastırılamaz bir demokratik hak değil midir?

Taraf olup, yandaşlarımızın her hatasını örtmeli, en haklı oldukları durumlarda bile karşımızdakileri yerin dibine mi batırmalıyız?

Avrupa Birliği’ne girmeyi, yabancılara mülk satışını, özelleştirmeleri savunmak, desteklemek ille de "hainlik", "Amerikan uşaklığı", "Soros çocukluğu mudur?"

Avrupa Birliği’ne karşı olmak, yabancılara mülk satışına,özelleştirmelere, karşı çıkmak ille de, "ulusalcılık", "geri kafalılık mıdır"

Namaz kılmak, başını örtmek, üniversitede türbanın serbest bırakılmasını istemek, inançlı olmak, ille de

"gericilik" anlamına mı gelir?

Namaz kılmamak, üniversitede türbanın serbest bırakılmasına karşı olmak, başını örtmemek ille de "dinsizlik midir?"

Ve son soru.

Biz Ergenekon’da, şunda bunda ille de taraf mı olmalıyız? Bitaraf olmak, bertaraf olmak mıdır, olmalı mıdır?

* * *

Dün bu soruları alt alta yazdım, baştan sona okuyup, kendimce cevaplarını verdim.

Gördüğüm manzara şudur:

Bu ülkede, kanunları istediğiniz kadar değiştirin, istediğiniz anayasayı yapın.

Bu mantalite, bu kampçı psikoloji değişmediği sürece, demokrasinin ruhunu Misak-ı Milli sınırları içine sokamazsınız.

Bu ülkenin "aydın sınıfı", siyasetçisi, gazetecisi, şahsi kanaatlerin tek kesin gerçek olduğuna inandığı, demokrasinin tek tarifinin kendi tekelinde olduğuna inandığı sürece, siyasi yazı yazmanın ne anlamı var?

Köşe yazarlığının, gazeteciliğin "siyasi papağanlığa" dönüştüğü bir ülkede, siyasi yazı yazmışız, yazmamışız ne fark eder?

Sonunda mevzisine kilitlenmiş bin bilmem kaç köşe yazarı veya siyasi papağandan bir fazla veya bir eksik.

Ne fark eder...



Yazarlar Arşivi
Ertuğrul ÖZKÖK
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH