Avrupa Günü

BUGÜN "Avrupa Günü"!

"Gün"ler bir vesile. Günlerle, anma günleriyle ilgili yazılar yazmak hoşuma gidiyor. Çünkü hem anımsama ve bilgi tazeleme, hem de eleştiri fırsatı veriyor.

Avrupa Konseyi, 5 Mayıs 1949’da Belçika, Danimarka, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, İsveç ve İngiltere tarafından kuruldu. Merkezi Strasbourg’da (Fransa).

Gördüklerinden göz kirası isteyen, ebedi ve ezeli "Düşman Kardeşler" (!) Türkiye ile Yunanistan, 11 ve 12. üye olarak 9 Ağustos 1949 tarihinde Konsey’e katılmış.

Şu anda Belarus, Kazakistan, Kosova ve Vatikan dışında bütün Avrupa ülkeleri Konsey’in üyesi. Böylece, Avrupa Konseyi sayesinde, bir Orta Asya ülkesi olan Kazakistan’ın da Avrupa’da ikamet ettiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Kazakistan’ın Avrupa Konseyi’ne üye olmasına karşı olamam. En azından büyük şair, dostum Olcas Süleymanov’un memleketi olduğu için.

Türkiye’nin Avrupa’da olmadığı söyleniyor da...

SÜMERLER AKRABA

Oysa adı bile Türkçe! Durun, durun, hemen itiraz etmeyin! Yıllar yılı kuyruğuna teneke bağlanan mahalle kedisine çevrilen Güneş-Dil Teorisi son yıllarda uluslararası bilim çevrelerinde ciddiye alınıyor.

Başta Muazzez İlmiye Çığ olmak üzere yerli ve yabancı birçok bilim insanı Sümerliler ile Türklerin, Sümerce ile Türkçenin çok yakın akraba oldukları kanısında.

Öte yandan, kimilerini çıldırtacak bir başka iddiayı da anacağım. İsveç’in ilk tarih profesörü Sven Lagerbring (1707-1787), "Bizim atalarımız Oden’in yoldaşları Türklerdir. Bu konuda elimizde yeterli belge var. Onları Traklar ya da Getler olarak göstermek isteyenler var. Eleştirme gereği duymuyorum. Benim vardığım sonuçlar değişmiyor. Çünkü bunlar aslında Türklerle bir serüveni olan halklardır. Liderlerimiz rahatlıkla, atalarımızı Türkler ve Göçerler olarak gösteriyor" diyor.

Ben Prof. Lagerbring’in yalancısıyım ve bunları "Bilim ve Ütopya" dergisinin Nisan 2009 sayısından aktarıyorum.

AVRUPA: UYGARLIK DIŞI

Bilim ve Ütopya’nın 28-31 sayfalarında M.Ünal Mutlu’nun kaleme aldığı "Türkçe ve Kengerler (Sümerliler)" başlıklı bir makalesi var.

Yazarın iddiasına göre Avrupa sözcüğü Türkçe-Kengerce kaynaklı.

Avrupa sözcüğü, URUK/ERECH (Uygarlık) + BAR (Dışı) sözcüklerinden türeyip URUBA olmuş. Daha sonra EUROPE’a, Avrupa’ya dönüşmüş. "Avrupa"nın anlamı: "Uygarlık dışı".

Uygarlık o çağda Mezopotamya’da olduğuna göre Avrupa’nın uygarlık dışı olması çok doğal.

Son zamanlardaki bulgular, uygarlık merkezinin eski Yunan’da değil Mezopotamya ve Anadolu’da olduğunu gösteriyor.

EY ÇÜRÜK NEO-LİBERALLER

Önümüzdeki yıllarda Sümerlilerin Türk olduğu, Sümerli dili Kengerce’nin eski Türkçe olduğu yadsınmaz bir şekilde kanıtlanabilir. Ama bu, uygarlığın en önemli merkezinin 500-600 yıldır Avrupa olduğu ve Mezopotamya ile uzantısı bölgenin artık "Urukbar" (Uygarlık dışı) coğrafyada kaldığı gerçeğini değiştiremez. Değiştiremiyor! Ama neden?

AKP doğal olarak böyle şeylerle ilgilenmiyor. Türklerin ve Türkçenin Araplara ve Arapçaya akraba olmasını arzu ederdi.

Ey çürük neo-liberaller, AKP’nin Avrupa Birliği’ne girmek istediğine hálá inanıyor musunuz?
Yazarın Tüm Yazıları