Küresel Âfetlerin motoru: Düzensiz nüfus artışı

Nüfus artışı insan sayısının artması demektir. İnsan sayısının artması ise belli bir yoğunluktan sonra, sadece makul ihtiyaçların değil, doğayı tahrip eden hırs, israf gibi olumsuzlukların artması olacaktır. Bu artışların sonucunun, doğanın tahribinde bir ilerleme olacağı ise tartışmasızdır.

Haberin Devamı

O halde, doğa tahribinin, deyim yerinde ise motorunu frenlemek, düzensiz ve hele hele niteliksiz nüfus artışını durdurmakla âdeta eşanlamlıdır.

 

Unutmayalım ki,bugünkü 6 milyarlık nüfusu beslemekte yetersiz olmaya başlayan yerküre, 2020’de 9 milyarı aşacak olan dünya nüfusunu besleyemeyecektir.

 

O halde, buna bugünden çare aramamak,insanlığın intiharı demektir.

 

Nüfus artışının insanlığı bir felakete doğru götürdüğünü açık ve kesin biçimde ilk kez söyleyen, İngiliz düşünürü protestan Robert Malthus (Rabırt Maltüs) oldu. Malthus’ü eleştirenler konuyu hep ekmek, ev, giysi meselesi olarak gördüler.

Haberin Devamı

 

MALTHUS’UN KEHANETİ

 

Bilindiği gibi Malthus (ölm.1834), insan nüfusundaki artışın geometrik, tarımsal maddelerdeki artışınsa aritmetik bir artış olduğunu ve bunun sonunun insanlığın aç kalması olacağını söylemiş ve nüfusun azıltılması için her türlü çareyi önermiştir. Bu çarelerin çoğu insanlık dışı, zalim çarelerdir.

 

Malthus, nüfusun azaltılması için ölümleri, salgın hastalıkları, kanlı kavgaları âdeta teşvik etmiştir. Onun bu tezlerini işleyen Essay on the Principle of Population’ adlı eseri, önerilen bu ‘çareler’ açısından bir insanlık suçu belgesi gibidir. Bunun içindir ki Malthus, sadece dine bağlı çevrelerce değil, materyalist-sosyalist çevrelerce de ağır biçimde eleştirilmiştir.

 

Malthus’ü birçok bakımdan biz de eleştirmekteyiz. Ancak, onun, nüfus artışının arz ettiği tehlikeye ciddî biçimde ilk dikkat çeken düşünür olarak anılmak, hatta takdir edilmek gibi bir hakkının olduğunu da inkâr edemeyiz.

 

Haberin Devamı

 Malthus’ün bazı isabetsizlikleri, bazılarının “Nüfus sınırsızca artabilir” yolundaki tezinin isabeti anlamına gelmiyor.

 

Gerçek şu ki, nüfusun frensiz artışı, sadece aş ve iş problemi açısından sıkıntı çıkarmakla kalmıyor, insan denen varlığın genetiğini, amaçlarını, özünü, doğanın dengelerini ve sonuç olarak da ideal bir dünyanın oluşumunu tehlikeye atıyor. Bu tehlike, gen şifrelerinin çözülmesiyle bile aşılamaz. Tam aksine, gen şifrelerinin çözümünden beklenebilecek yararları tehlikeye atacak bir numaralı sıkıntı da niteliği garanti edilmemiş nüfus artışıdır.

 

İnsan, yaratıcı ve sorumlu bir varlıktır. Nüfusun sınırsız-başıboş artışı insanı insan yapan bu iki değeri (yaratıcılık ve sorumluluk) yozlaştırıyor yahut yok ediyor.

Haberin Devamı

 

Karnı doyurulabilen kişileri Yaratıcı’nın idealindeki insan olarak görme zaafı, insanlığa büyük kayıplar verdirmiştir.

 

Biz şuna inanıyoruz:

 

İnsanlığın bugün en büyük meselelerinden biri, nüfus artışıdır. Bu mesele, insanlığın geleceğine yönelik tehditlerin de en büyüklerinden biridir.

Yazarın Tüm Yazıları