Susurluk ve Ergenekon aynı fidanın 2 gülü mü?

ANKARAERGENEKON soruşturması karaya oturunca, mecburen Susurluk enkazında define aranıyor.

Susurluk mahkûmu eski özel harekátçı İbrahim Şahin’in krokilerine göre kazılan çukurlarda bulunan cephane bu yüzden heyecan yaratıyor.

Ve anlaşılan kafalarda;

"Ergenekon, Susurluk’un devamıdır"

"Veyahut Susurluk’un kılıç artıkları Ergenekon’un taşeronudur" denklemi şekillensin isteniyor.

Sonradan çıkan boynuz (Ergenekon), kulağı (Susurluk) geçti havası yaratılıyor.

Hakikaten öyle mi?

Belki aranızda bilen, duyan vardır...

Bir zamanlar Susurluk gibi derin meselelere kafayı fena taktım.

Yüzlerce makale, üç kitap yazdım.

Demem o ki, şimdi İbrahim Şahin gündemde ya...

Gelin size Şahin’le ilgili sadece tek sayfaya sığacak ilişki ağı çizeyim.

Siz de o kadarcık bilgiyi 1200 küsur sayfalık iddianame ile kıyaslayın.

Susurluk hangi maddi delillere rağmen aydınlatılamadı.

Ergenekon balonu nasıl üfürülüyor, kararı size bırakayım.

* * *

Tarihin çukurunda, 1980 öncesinde, Mehmet Ali Ağca’dan Abdullah Çatlı’ya kadar uzanan çok sayıda isme sahte pasaport düzenlenen (ve sonra Pasaport Dairesi yakılan) Nevşehir’de başlıyor tek sayfalık yolculuğumuz.

1978 yılında genç bir komiser, ilk görev yeri olan Nevşehir’in Kısıklı İlçesi’ne geldi. Kalacak yer bulamadı. Kederoğlu Ailesi ile tanıştı, bir süreliğine evlerinde yerleşti. Genç polisin adı İbrahim Şahin’di.

Kederoğlu Ailesi’nin beşi erkek, dördü kız 9 üyesi var. 1990’lı yıllarda TIR garajı işleten Avşar Kederoğlu’nun ismi Susurluk tutanaklarına sadece İbrahim Şahin’le dostluğu nedeniyle değil, Tarık Ümit’in kaçırılması olayı yüzünden geçti.

2 Mart 1995 günü Bağdat Caddesi’ndeki Divan Pastanesi’nden iki polis memuruyla birlikte ayrıldıktan sonra bir daha izine rastlanmayan Tarık Ümit, son olarak Avşar Kederoğlu üstüne kayıtlı cep telefonundan arandı.

Olayı araştıran Astsubay Ahmet Altıntaş, Kederoğlu’nu buldu. Kederoğlu telefonunu, polis memurları Ziya Bandırmalıoğlu ile Ayhan Akça’ya verdiğini söyledi. Altıntaş, Akça’ya ulaşamadı, soruşturmayı Şahin’in engellediğini ileri sürdü.

Susurluk davasında Şahin’e soruldu, o da anlattı: "Ben olayın ne olduğunu öğrenmek için astsubayı aradım. Bizim tahkikatı engellememiz söz konusu değil. Hatta durumu Mehmet Ağar’a bildirdim, o da jandarmaya söylemiş."

Tarık Ümit olayında adı geçen polis memuru Ayhan Akça, "kurye kız" Dilek Örnek’in taşıdığı ve uyuşturucu parası olduğu ileri sürülen dövizleri aklayan Azer Döviz’in ortaklarından birisine ait lüks BMW marka otomobili kullanıyordu.

Bir süre İbrahim Şahin’in yakın korumalığını yapan Ayhan Akça, polis lojmanlarından çıkarılınca Kederoğlu Ailesi’ne ait Avcılar semtindeki bir eve taşındı, ev kirası (1996 rakamlarıyla) 15 milyon liraydı.

* * *

Eğer Agarta’dan miras bin yıllık örgütten söz ediyorsanız...

Bir zahmet herhangi bir Ergenekon zanlısının tek sayfalık ilişki coğrafyasını çıkarsanız ya! Kim kiminle kaç yıldır tanışıyor, birlikte çalışıyor, otomobilini kullanıyor, evinde kalıyor, para yardımı alıyor, adam kaçırıyor falan...

Ama Susurluk kara deliğinin arkasına sığınıp muhalif isimlere gözdağı vermek daha kolay ve işe yarıyor, öyle değil mi?

Yine de, tıpkı Sabih Kanadoğlu’nun söylediği gibi... Ergenekon soruşturması, kör taşı misali, kapanmamış Susurluk hesabının temizlenmesine bir şekilde hizmet ederse... İlk bayram edecek inanın yine ben olurum.

Ama maalesef her geçen gün umudumu daha da yitiriyorum.

Karışmayın

Ergenekon davasına kimse karışmamalı. Hukukun yanlışı varsa yine hukuk içinde, adalet yara almadan düzeltilmeli. Bu ülkede herkesin güvendiği Yargıtay var, Hákim ve Savcılar Yüksek Kurulu var. Sabretmeyi, beklemeyi bilmeli.
Yazarın Tüm Yazıları