|
|
| Yazarlar |
Bize kâr kalan...Kimbilir kaç kişi, 1 Ocak’tan itibaren perhiz’e girecekti.
-Yılbaşı geçsin, hemen. Kimbilir kaç kişi güya sigarayı bırakacaktı. Her sabah yürüyüşe başlayacaktı. Neler neler... Saymakla bitmez. *** Aslında Kurban Bayramının ertesi günü için planlanmıştı herşey. Verilmiş bütün sözler, en nazik randevular, en hayati toplantılar... Hepsi Bayram sonuna ertelenmişti ya... Ufukta bu def’a da Yeni Yıl gözüktü. -Bari Yılbaşı geçsin, öyle yapalım. Sağlık kontrolü, hatta ameliyat dahil buna. Tabii, keyfe keder şeyler de var:?Berbere gidilecekti. Saçınız sakalınız kesilecekti. Kapalıçarşı’da bir işiniz vardı hani, ne oldu? -Yılbaşı’ndan sonra. E hadi bakalım. Kilo vermeye başlayın. Yemeği kesin. Sigarayı bırakın. Ender Saraç’ın reçetesini uygulayın bakalım. Vakit tamamdır. Yıldırım Mayruk bekliyor sizi, ne oldu o elbise? Ay ne tembelsiniz... *** Hanımefendiler, Beyefendiler... Artık mazeretiniz kalmamıştır. Bayramlar bitti. Yılbaşı geride kaldı. Önünüz bomboş. Hiçbir tatil yok. Kaçamazsınız. Bir türlü hayata geçiremediğiniz projeler için düğmeye basın artık. Adam mı kovacaksınız? İşçi mi alacaksınız? Zam mı yapacaksınız? Terfi mi? Tayin mi? Ödül mü, aşk mı, rest mi, yoksa taze bir başlangıç mı, borç-alacak dahil hadi artık yahu. “Hele şu da geçsin, sonra bakarız” diyebileceğiniz hiç bir milat kalmadı. Ama bilirim ki siz yine birşey bulursunuz: -Hele şu seçimler bir geçsin... Öyle mi? E aşkolsun yâni.
|
| 6 Ocak 2009 |
|