|
|
| Yazarlar |
BOTAŞ, MKEK ancak halka açılabilirÖZELLEŞTİRME İdaresi Başkanı Metin Kilci, küresel krizin özelleştirme kapsamına yeni alınacak kuruluşlarla ilgili çalışmaların ertelenmesine neden olduğunu, ancak ortalık sakinleşince yeni kuruluşların özelleştirme portföyüne alınacağını söylemiş. Ardından da "BOTAŞ, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK), Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) gibi kuruluşlar önümüzdeki dönemde özelleştirilebilir. Bunlar, kamu varlıklarının listesi esasında. Önümüzdeki süreçte bunların özelleştirmeleri, gerek Özelleştirme İdaresi, gerekse ilgili bakanlıklar tarafından gündeme gelecek" demiş. Metin Kilci, AKP döneminin en yeterli, en çalışkan bürokratlarından biri ve geçtiğimiz dönemde özelleştirmede sağlanan başarıyı herkes kabul ediyor. Kilci’nin "özelleştirilecek" dediği bu kamu kuruluşlarının, bildiğimiz klasik bir özelleştirmeye tabi tutulacağını, açıkcası zannetmiyorum. Olsa olsa bu kuruluşlar nitelikleri ve fonksiyonlarının da gereği olarak, ancak halka açılabilirler. Ayrıca bence halka açılmaları da çok yararlı olacaktır. ÖZEL SEKTÖR MANTIĞI İLE ÇALIŞIR En azından bu sayede daha rasyonel, profesyonel yönetimlere sahip olurlar, Borsaya açık olmanın gereği işlemleri çok daha şeffaf hale getirilir, yani özel sektör mantığı ile çalışmaya başlarlar. Çünkü bu konuda ciddi ve acil bir ihtiyaç var. Kilci’nin "özelleştireceğiz" sözünü eğer Milli Piyango’nun özelleştirilmesi yani tümüyle şirket satışı gibi algılarsak, işte o zaman çok büyük bir tehlike bizi bekliyor demektir. Artık herkes Gazprom’un adını biliyor. Gazprom sıradan bir şirket gibi duruyor ama Rusya Federasyonu’nun tümüyle söz sahibi olduğu bir şirket. Rusya ile Gazprom’un politikalarını birbirinden ayıramaz, ikisinin adımlarının birbirini tamamladığını görürsünüz. Gazprom örneği Avrupa’da da yaygınlaşıyor ve bu tür stratejik üretimlerde devletin hakimiyeti, giderek tüm dünyada artıyor. Çünkü bunların birbirinden ayrılamayacağı görülmüş durumda. Ayırmak isteseniz bile karşınızdaki oyuncunun kuralı farklı ve sizi bu kurala uymak zorunda bırakıyor. İşte BOTAŞ, MKEK bu özelliklere sahip. Belki TKİ’yi düzeltip satabilirsiniz ama silah üretimi yapan MKEK’yı, tüm doğalgaz ihtiyacını karşılayan BOTAŞ’ı, Milli Piyango gibi özelleştiremezsiniz. Bence Metin Kilci de tümüyle şirket satışını kastetmemiştir. KİT’LERDE İYİ YÖNETİM İHTİYACI Ama bu kamu şirketleri halka açılırsa, hem sermayenin güçlendirilmesi hem de rasyonel yönetim açısından çok büyük yararı olacaktır. Her şeyden önce, stratejik çıkarlar dışında, günlük yönetimlerinde siyasi kararların etkisi ortadan kalkacaktır. BOTAŞ’ın AKP Hükümeti döneminde ne kadar kötü yönetildiğini, bunun sorumlusunun da bizzat Başbakanın kendisi olduğunu biliyoruz. Aslında daha önceki hükümetler döneminde de BOTAŞ’ın zaman zaman kötü yönetildiğini, yolsuzluklar, usulsüzlüklerin, siyasi kararlar nedeniyle had safhaya ulaştığını gördük. Şimdi bu BOTAŞ, Rusya’nın devasa Gazprom şirketiyle oyun oynamaya kalkıyor ama bu oyunu oynayacak gücü hükümet tarafından elinden alındı. Dış piyasalara çıkıp kredi bile alamayan, borçları had safhaya ulaşmış, Ankara Belediyesi başta olmak üzere, önüne gelen borç takmış bir BOTAŞ aldığı gazın parasını ödemeye kalkışınca, her seferinde bir kriz yaşanıyor. Bu BOTAŞ küresel oyunu nasıl oynasın? Bu BOTAŞ’ı tümüyle satmak, Türkiye’nin tüm enerji politikasını da Rusya’ya bağlamak olur. Bu durumun sorumlusu kamu şirketlerini çiftlikleri gibi kullanan siyasi anlayıştır. "Aman oyumuzu etkiler doğalgaza zam yapma, aman elektrik fiyatlarını artırma" derseniz, hem BOTAŞ’ı hem de diğer enerji KİT’lerini, işte bu kadar batık duruma getirirsiniz. İşte bu tabloda BOTAŞ, MKEK gibi kurumlar tümüyle özelleştirilemezler. Ancak halka açık hale getirilmesi, bunun için yapılarının düzeltilmesi ve rasyonel yönetim şart görünüyor.
|
| 6 Ocak 2009 |
|