Şükrü Küçükşahin
Şükrü Küçükşahin
Şükrü KüçükşahinYazarın Tüm Yazıları

Hani 28 Şubat yöntemleri yanlıştı

ÖZGÜN Ökmen, AKP hükümetinden önce Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı’ydı.

AKP iktidar olunca görevinden alınan Ökmen yargıya gitti.

İki yıl sonra göreve iade edildi; ama zamanın Müsteşarı Ömer Dinçer, hiçbir görev vermeyince Ökmen iki yıl da 10 metrekare bir odada oturdu durdu.

Bunda Ökmen’in, Dinçer hakkında "İntihal" kararı veren YÖK’ün üyesi de olmasının etkisi var mıydı yok muydu, yorum yapamayız.

Hiç görev verilmediği halde her gün 09-18 arası işe gidip gelen Ökmen, 22 Temmuz seçimlerinde, davet üzerine, CHP’den aday oldu.

Adaylık için istifa ettiği gün Başbakanlık önünde basın açıklaması yaptı.

CHP Ankara adayı olan Ökmen, seçilemeyince bakın başına neler geldi?

YANLIŞ ADRESLİ İMZASIZ İHBAR

Aday olup seçilemeyen AKP dönemi bürokratları, yasal hakları nedeniyle hemen eski görevlerine iade edildi; ama Ökmen’e farklı bir muamele yapıldı.

Ökmen, gecikmeli de olsa, boş müsteşar yardımcılığı makamı bulunduğu halde, yasaya aykırı olarak müşavirlik görevine atandı.

Çünkü, 30 Temmuz 2007 günü Başbakan Erdoğan’a, içinde isimsiz, imzasız, tarihsiz ihbar dilekçesi olan bir mektup ulaştı.

Mektubun üzerinde Haydar Düzgün adı ve bir adres yazılıydı; ama ne böyle bir adres ne de böyle bir isim olmadığı belirlendi.

Ancak amaç gerçekleşti; ilginçtir hemen aynı gün, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başbakan Erdoğan’ın önüne bir soruşturma onayı koydu.

Onay talebi, dilekçeye dayanıyordu; çünkü dilekçede Ökmen’in, istifası ardından Başbakanlık’tan çıkarken gazetecilere şunları söylediği yazılmıştı:

"Başbakanlık’ta zulüm gören birisi olarak, sadrazam emrinin yerine getirilmesine karşı, Cumhuriyeti savunan bir nefer olarak ortaya çıkıyorum."

Başbakan talebi okuyunca, onayı derhal verdi.

Müfettiş de hızlı çalıştı, bir hafta içinde sonuca ulaştı.

Ökmen’e, "Kademe ilerlemesini durdurma" cezası uygun görüldü.

Kararın anlamı, Ökmen artık daire başkanı dahi olamayacaktı.

RÖVANŞİST DUYGULAR

Bunun üzerine Ökmen, 2007 Ağustos’unda yeniden yargıya gitti.

Kısaltarak aktarayım; İdare Mahkemesi ve Danıştay’da disiplin cezası kaldırıldığı gibi Ökmen’in göreve dönüşü için "esastan" karar verildi.

Kararın 30 günlük uygulama süreci 5 Kasım 2008 günü başladı.

Tesadüf bu ya Ökmen’e, göreve başlama yazısı, yasal sürenin son günü olan 5 Aralık 2008’de, mesai saatinin tam bitiminde iletildi.

Müsteşarlıktan da teyit ettim; Ökmen kağıt üzerinde göreve başlatılmış; ama o gün bugündür hálá makam odasına oturabilmiş değil.

Bu arada Ökmen’in, yerine oturması gereken Müsteşar Yardımcısı’nın odasının kapı tabelası da aniden (!) "Başbakan Başmüşaviri" olarak değiştirildi.

Anlayacağınız, Ökmen’e oda kalmadı!

Odayı bırakın 25 gündür Ökmen’e araç, şoför, malzeme, personel desteği verilmediği gibi, hangi göreve bakacağı da bildirilmedi.

Yani adalet de hukuk da hak getire.

Ayrıca; yasaya göre Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı bayraklı bir odada oturtulmak zorunda; bunun ilk istisnası AKP döneminde yaşanmış oluyor.

Çok da şaşırmamak gerek; demek ki rövanşist duygular her şeyin önünde.
Yazarın Tüm Yazıları