Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
08 Kasım 2009 Pazar 12:38
İstanbul 20ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    07/11/2009
    23-26-27-39-46-49
    ŞANS TOPU
    04/11/2009
    11-12-18-22-23-3
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    22 Kasım 2008

    Pakize SUDA

     psuda@hurriyet.com.tr

    Kısa yazılar


    Olur tabii... Neden olmasın?

    İnsan ülkesinin başbakanıyla, cumhurbaşkanıyla, onların eşleriyle arkadaş olabilir...


    Onlara isimlerinin arkasına "Hanım", "Bey" gibi takılar takmadan hitap edebilir...

    Hele milletvekiliyse bu kişi, iyice doğal.

    Başbakanla, cumhurbaşkanı açısından bakarsanız olaya... "Mustafa"dan sonra Atatürk’ün yalnızlığına kahrolanlara sesleniyorum özellikle... İyi değil mi bu sosyallik? Bana sorarsanız şu ünlü yemek olayında bir tuhaflık yok.

    Tuhaflık, o yemek üzerine röportaj vermekte.

    Ne lüzum vardı?

    "Başbakanlıkla arkadaşlık"ı doğal olmaktan o röportaj çıkardı bana göre.

    Geçenlerde "Farkına varmak"la ilgili bir şeyler yazmıştım. Konunun öznesi Ajda Pekkan’dı.

    Şimdi de "Atatürk’ün farkına vardım" desem...

    Nasıl bir tepki vereceğinizi tahmin ediyorum ama acele etmeyin, sandığınız gibi değil.

    Okuma yazmayı söktüğümüzden beri Atatürk’le yatıp kalkıyoruz...

    Ve hakkında her şeyi bildiğimizi zannediyoruz...

    Biliyoruz belki de...

    Fakat Atatürk’ün bütün o işleri, Kurtuluş Savaşı’nı, koskoca bir imparatorluğun yerine yeni bir devlet kurmayı falan kaç yaşında yaptığının idrakında mıyız?

    Ben değildim.

    Gözümün önünde hep devlet dairelerinde, okullarda asılı fotoğraflardaki kırlaşmış saçlarıyla 50’sini geçmiş adam vardı. "Mahalle mektebi"nde bile neredeyse o adam.

    Oysa sadece 38 yaşındaymış Samsun’a çıktığında. Bakıyorum da etrafımdaki aynı yaşlarda erkeklere, kadınlara... Henüz nerede duracağına karar verememişlerin sayısı az değil.

    Cumhuriyeti kurduğunda 42 yaşındaymış. Şimdi 42 yaşındaki politikacıların gençliği haber oluyor gazetelere.

    Bir şirkete genel müdür olmaktan söz etmiyoruz, bir devlet kurmaktan söz ediyoruz, dikkatinizi çekerim.

    Aslında çocuklara sırf bu yönünü örnek göstersek, bunun altını çizsek yeter.

    Yaptıklarını daha da önemli kılıyor yaşı, bana sorarsanız.

    Gençler 38’i, 40’ı "artık ölünebilecek yaşlar" olarak görebilirler ama 38 yaş genç bir yaştır.

    Ha o yaşlara yukarıdan bakan biri olarak ben de yanılıyor olabilirim. Ama şu var ki ben gördüm 38’i, onlar henüz görmediler.

    "Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır" sözünden hareketle ben de naçizane bir veciz söz edeceğim. "Her sorumluluk sahibi kişinin yakınında bir sorumsuzlar ordusu oluşması tabiidir."

    Metrobüs, metro, şu bu...

    Hiçbiri Türkiye’de trafiğe çözüm değil.

    Kim biner metrobüse?

    Otobüse, dolmuşa binenler.

    Arabasından indirip metrobüse bindirebiliyor musunuz adamı?

    Yapamazsınız.

    Bu topraklarda kimse arabasından inmez.

    Bu gerçekle çözüm bulmak lazım trafiğe.

    Ya da büyük bir kampanya başlatılacak... Mustafa Koç’lar, Ömer Dinçkök’ler işlerine toplu taşıma araçlarıyla gidecekler mesela. Göstermelik değil ama.

    Yine de umutsuzum.

    Hiçbir şey sökmez bize.

    Ha, ne zaman Japonlaşır, sabahları evden koltuğumuzun altında bir kitapla çıkarız hepimiz, o zaman metrobüse de bineriz.

    MIŞ MUŞ

    Demet Akalın "En büyük aşkım Metin Tekin’di" demiş.

    Züğürtleyen tüccar veresiye defterini kurcalarmış!

     Obama Gül’ü arayıp "Yüz yüze görüşelim" demiş.

    "Özde zenci"yle "Sözde zenci" birarada!



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Pakize SUDA
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    İyi mi ediyoruz?

    Doğan HIZLAN
    Elveda duvar!

    Özdemir İNCE
    ‘Nâzım Hikmet ruble karşılığı şiir yazardı’ (!) imiş

    Ahmet HAKAN
    Âlemlere akmış bir aceminin notları

    Enis BERBEROĞLU
    Beş polis topu aldı ve

    Yılmaz ÖZDİL
    İLAHİ AğDALET

    Vahap MUNYAR
    Şirketleri İstanbul’daki kulelerden oturarak yönetmek yok

    Yalçın BAYER
    Ölüme terk et sonra da gripten korumaya kalk

    Cüneyt ÜLSEVER
    ‘El Beşir hoş geldin!’ Bir düşünce haritası göstergesi

    Gila BENMAYOR
    GDO’yu tartışalım ama böyle değil

    Kanat ATKAYA
    Hişt, Yalı Mahallesi! İyi miyiz?

    Şükrü KIZILOT
    Kedi ve köpeklerin suçu ne

    Hadi ULUENGİN
    Batı tercihi (son)

    Erkan ÇELEBİ
    Domuz gribinden korkan aldı, stokta meyve sebze sıkacağı kalmadı

    Rauf TAMER
    Notlar Notlar Notlar

    Cengiz ÇANDAR
    Türkiye’yi İran-Sudan parantezinden çıkartmak...

    Rahmi TURAN
    ‘Masumları kesmedim!’

    Soner YALÇIN
    İran’ın Kürt Açılımı idamla son buldu

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH