Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
08 Kasım 2009 Pazar 13:33
İstanbul 20ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    07/11/2009
    23-26-27-39-46-49
    ŞANS TOPU
    04/11/2009
    11-12-18-22-23-3
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    22 Kasım 2008

    Ayşe ÖZEK KARASU

     akarasu@hurriyet.com.tr

    Zaten 6 kişi içmiyor peki ne demeye koyuyorsun o pahalı şarabı masaya


    G20 sofrasının panoramasına bakınca pahalı olduğu için eleştirilen şarabın aslında lüzumsuz olduğu derhal dikkati çekiyor. Ev sahibi George W. Bush dahil, masadaki 7 lider ağzına içki sürmedi.

    Sofrada bir Fransız varsa, ona caka satmak için en iyi şarabını ortaya sürebilirsin. Kimbilir belki beğenir de zafer duygusuna kapılırsın. O sofrada da bir Fransız vardı ama, şarapçı cinsinden değil. Alkol kullanmıyor, çay içiyor.

    G-20 sofrasından söz ediyorum. ABD Başkanı Bush’un küresel mali krizi görüşmek üzere Beyaz Saray’da kurduğu sofradan.

    Malum, zirve öncesi yemek davetinde ikram edilen Shafer Cabernet "Hillside Select" 2003, sorun oldu. Ekonomik krizi konuşmak için oturduğun masaya, şişesi 500 dolarlık California şarabı konulur mu diye tartışıldı. Ortama göre fazla lüks bulundu.

    Aslına bakılırsa Amerika’daki bazı yayın organları yemekte ikram edilen patlıcan fondüyü bile lüks buldu. Sanırım İsviçre usulü bir yemek diye.

    Sofranın panoramasına şöyle bir bakınca, medyanın gözüne batan şarabın aslında lüzumsuz olduğu derhal dikkat çekiyor.

    Bir kere masadaki Fransız, has Fransız değil. Etnik köken bakımından değil, şarap sevmemesi açısından. Macar göçmeni babanın oğlu Cumhurbaşkanı Sarkozy, nice zaman önce şarapçı olmadığını, daha doğrusu ağzına alkol sürmediğini ilan etti.

    Geçen yıl zenginler zirvesindeki basın toplantısına sarhoş bir edayla çıktığı için, "O gün alkollü müydünüz?" diye soruldu. O da "Asla, ağzıma içki koymam, sevmem" dedi.

    YEMEYİ, İÇMEYİ SEVMEYEN FRANSIZ OLUR MU

    Hatta bu yüzden şarap üreticileri ifrit oldu. "Ne zaman TV’yi açsak, adam jogging yapıyor. Yemeyi sevmiyor, içmeyi sevmiyor, bu adam Fransız kültürünü temsil etmiyor" diyen üreticiler çıktı. Eski Cumhurbaşkanı Chirac’ın şarabı nasıl da zevkle yudumladığına göndermeler yapıldı.

    Nitekim Sarkozy, G-20 yemeğinde de şarap içmedi.

    Yanında oturan Suudi Arabistan Kralı Abdullah’a da uyum sağladı böylelikle.

    Shafer Cabernet "Hillside Select" 2003, ya da yemekte ikram edilen diğer şarabın, 2006 mahsulü Landmark Chardonnay "Damaris Reserve"in tadına bakmayan ikinci kişi tabii ki Suudi Kralı’ydı.

    Başbakan Erdoğan’ın, kadeh kaldırmayı bile sevmediğini biliyoruz. Etti üç.

    Masadaki diğer bir Müslüman lider Endonezya Devlet Başkanı Susilo Bambang Yudhoyono’ydu ki, şerefe kadeh kaldırılırken elinde su vardı.

    Endonezya dünyanın en kalabalık Müslüman ülkesi ama, şarap üretmiyor tüketmiyor değil. Daha düne kadar sadece yabancılarla turistler ve üst tabaka şarap içiyordu. Şimdi ise özellikle başkent Cakarta’da orta sınıf arasında da yayılıyor. Hatta bu kesime hitap eden şarap kursları da var bol miktarda.

    HİNDİSTAN BAŞBAKANISUYLA KADEH KALDIRDI

    Dönelim sofraya. Masada şarap içmeyen beşinci konuk, Hindistan Başbakanı Manmohan Singh’ti. O bir Sih ve inancının gereklerini yerine getiren bir Sih’in şarap, sigara ya da herhangi bir ot içmemesi, vejetaryen olması gerekiyor.

    Manmohan Singh kibar bir Hintli olarak su ya da meyve suyuyla şerefe kadeh kaldırıyor.

    Altıncı kişi Arjantin Devlet Başkanı Cristina Fernandez. Arjantin’in güzel içimli şarapları var, Fernandez’in o şarapları içtiği de vaki. Ama G-20 sofrasında önünde sadece su kadehi doluydu. Neden, bilmiyorum.

    Topluluğun adı G-20. Ama masadakilerin sayısı 20 değildi. BM Genel Sekreteri, AB Komisyonu Başkanı, Dünya Bankası ve IMF’nin de başkanlarıyla sayıları 26’yı buluyordu.

    Ve aslında ev sahibi de içmiyordu. Bush yemeklerde şarap kadehini şerefe kaldırıyor ama, suyla devam ediyor. 40’ında dine dönüp alkolizmden kurtulduğu için.

    Ev sahibiyle birlikte etti mi yedi!

    Helen Mirren’in tecavüz lafı İngiltere’yi gerdi

    Kadın ya da erkekler, bir tecavüz mağdurunun provokatif davrandığını düşünüyor olabilir mi? Kurbanın kılık kıyafet, ya da davranışlarıyla cinsel saldırıyı davet ettiğini?

    Helen Mirren öyle bir laf etti ki, İngiltere bir haftadır bu soruları tartışıyor.

    Mirren bir süre önce, gençliğinde iki kez tecavüze uğradığını açıklamıştı. Çıktığı kişiler tarafından. Ancak şikayette bulunmamıştı. Geçen pazar The Sunday Times’ta yayınlanan röportajında ise o patlayıcı lafı etti. Kadınlar, bir şekilde tecavüz kurbanlarının "kaşındığını" düşünüyor dedi. Cümlesi tam olarak şöyleydi: "Tecavüz davalarında saldırganlar önemli cezalar almıyor, çünkü jürideki kadınlar, tecavüz mağdurunun aslında bunu istediğini düşünüyor. Mahkemeler de erkekleri korumak adına jüri heyetine mümkün olduğunca çok kadın seçiyor. Kadınların neden böyle düşündüğünü bilmiyorum, aklıma gelen tek neden cinsel kıskançlık."

    Bu laflar kamuoyunda bomba gibi patladı. Başsavcı Vera Baird köpürdü. Tecavüz mağdurlarının adalete başvurması için gösterdikleri onca çabaya, Helen Mirren’in darbe indirdiğini, bu lafların caydırıcı etki yapacağını, jüri seçimiyle ilgili sözlerinin tamamen asılsız, abes olduğunu söyledi. Mahkemelerde tecavüz kurbanlarına yönelik muameleyi iyileştirmek için kampanya yürüten Jill Saward da, Helen Mirren’i mücadeleye zarar vermekle suçladı.

    Ancak oyuncuya destek çıkanlar, Mirren’in gerçeğe parmak bastığını söyleyenler de oldu.

    Birçok davada tecavüzcülerin avukatlığını üstlenmiş bulunan Kirsty Brimelow, Mirren’i şöyle doğruladı: "Jürideki kadınların, mağdurlara sert davrandığı doğrudur. Özellikle de kurban olay sırasında içkiliyse, ya da saldırgan mağdurun tanıdığı biri veya eski erkek arkadaşıysa."

    Helen Mirren benim idolüm. Mahkemelerle ilgili sözleri doğru olabilir. Ancak "cinsel kıskançlık" konusunda bazı tereddütlerim var.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Ayşe ÖZEK KARASU
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    İyi mi ediyoruz?

    Doğan HIZLAN
    Elveda duvar!

    Özdemir İNCE
    ‘Nâzım Hikmet ruble karşılığı şiir yazardı’ (!) imiş

    Ahmet HAKAN
    Âlemlere akmış bir aceminin notları

    Enis BERBEROĞLU
    Beş polis topu aldı ve

    Yılmaz ÖZDİL
    İLAHİ AğDALET

    Vahap MUNYAR
    Şirketleri İstanbul’daki kulelerden oturarak yönetmek yok

    Yalçın BAYER
    Ölüme terk et sonra da gripten korumaya kalk

    Cüneyt ÜLSEVER
    ‘El Beşir hoş geldin!’ Bir düşünce haritası göstergesi

    Gila BENMAYOR
    GDO’yu tartışalım ama böyle değil

    Kanat ATKAYA
    Hişt, Yalı Mahallesi! İyi miyiz?

    Şükrü KIZILOT
    Kedi ve köpeklerin suçu ne

    Hadi ULUENGİN
    Batı tercihi (son)

    Erkan ÇELEBİ
    Domuz gribinden korkan aldı, stokta meyve sebze sıkacağı kalmadı

    Rauf TAMER
    Notlar Notlar Notlar

    Cengiz ÇANDAR
    Türkiye’yi İran-Sudan parantezinden çıkartmak...

    Rahmi TURAN
    ‘Masumları kesmedim!’

    Soner YALÇIN
    İran’ın Kürt Açılımı idamla son buldu

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH