CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın’ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı konusunda anlaşmalarının, SHP içinde ’bir grupta’ gerilime neden olduğu biliniyor.
Geçen hafta toplanan ve bir gün sürmesi beklenen Parti Meclisi toplantısında yaşanan gerilim ve tartışmalar da bunun en büyük kanıtını niteliğinde.
SHP’nin seçime katılmaması ve belli yerlerde CHP çatısı altında seçime girilmesi kararının alınması beklenen toplantıda kimi Parti Meclisi üyeleri bu kararın alınmasına eleştiri getirdiler. CHP ile girilen süreç nedeniyle kimi PM üyeleri SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın’a, SHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yula başta olmak üzere bu birlikteliğe sıcak bakan Merkez Yürütme Kurulu Üyeleri’ne (MYK) doğrudan eleştiri yöneltmeleri zaman zaman gerilimin yükselmesine ve tartışmaların alevlenmesine neden oldu. Bu hafta devam edilecek parti meclisi toplantısının da oldukça gerilimli geçmesi bekleniyor.
Ankara’daki siyaset dengelerine yön vermesi beklenen Baykal-Karayalçın işbirliği sürecinin sorunsuz tamamlanıp tamamlanmayacağını özellikle iki partinin yöneticileri, üyeleri ve seçmenleri merakla bekliyor.
Aksi bir senaryoda ise akıllara hemen "yakın tarihin en büyük siyasi fiyaskosu" olarak nitelenen Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu "işbirliği" geliyor. Her iki liderin başarısız birliktelik girişimi iki partinin de kaosa sürüklenmesine neden olmuştu.
Şimdi CHP’lilerde ve SHP’lilerde "Acaba işbirliğinde bir sıkıntı olur mu?" korkusu; AKP’de de "Acaba ikinci bir siyasi birliktelik fiyaskosu yaşanır mı?" beklentisi yaşanıyor.
Yeni Meclis’in aksaklıkları
BÜYÜKŞEHİR Belediye Meclisi bu hafta ilk kez yeni binasında toplandı. Belediyenin yeni binası eski otobüs terminalinin yerine yapıldı, geç de olsa açıldı.
Yeni binanın hizmete girmesiyle Büyükşehir Belediyesi’nin yıllardır dağınık olan birimleri toparlandı ve Başkan Gökçek’in de kabul ettiği gibi büyük bir eksiklik giderildi. Ancak yeni bina tam olarak bitirilmeden açılınca bir takım aksaklıkları beraberinde getirdi. Bu aksaklıkların en başında basın mensuplarına ayrılan ’kullanışsız’ bölüm geliyor.
Gökçek’in yokluğunda Meclis’e başkanlık yapan Seyfi Saltoğlu her ne kadar "Basın mensupları bizim başımızın tacıdır. O yüzden onları üst kata aldık" dese de olayın işlevsel yönü pek Saltoğlu’nun dediği gibi değil.
Yeni belediye binasına taşınılmadan önce belediye meclis toplantıları ASKİ toplantı salonunda yapılıyordu ve basın mensupları Meclis üyelerinin hemen arkasında yer alıyordu. Basın mensupları için çalışma ortamı bir hayli rahattı.
Ancak yeni binada "TBMM modeli" uygulanmaya başlandı. TBMM’de basın için ayrılan localara benzemeyen, sinema salonu koltuğu benzeri koltuklar medya mensuplarının çalışması için ayrılmış. Gazeteciler de iki büklüm işlerini yapmaya, objektifleri yettiği ölçüde fotoğraf çekmeye çalışıyorlar.
"Yeni meclisin yeni aksaklıkları önümüzdeki ay toplanacak Büyükşehir Belediye Meclisi’nde makul bir çözüme kavuşturulacak mı?" sorusu şimdiden basın mensupları arasında merak konusu oldu.