|
|
 |
|
|
 |
|
20 Kasım 2008
|
vmunyar@hurriyet.com.tr
Sapphire iyi gidiyor tüketimde yavaşlama var
TABANLIOĞLU Mimarlık’ın düzenlediği "İstanbul and Beyond" başlıklı serginin açılışına katılmak üzere Londra’ya uçuyoruz.
Uçakta İstanbul’un en yüksek gökdeleni olacak Saphire projesiyle dikkatleri çeken Kiler Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nahit Kiler ile AKP Milletvekili kardeşi Vahit Kiler’le karşılaştım. Murat Tabanlıoğlu’nun imza attığı projeler arasında Saphire de var.
Nahit Kiler, Saphire’deki satış temposundan şimdilik memnun. Ancak, Zonguldak ve Kütahya’da planladıkları alışveriş merkezleri projeleri için "işi ağırdan alma" yolunu seçmişler.
Kütahya’daki projede Torunlar Grubu’yla yarı yarıya ortaklar. Son yıllarda gayrimenkulde atak yapan iki grubun ortak olduğu projede bile "bekle, gör" havasına girmesi bana çok anlamlı geldi. Nahit Kiler’e takıldım:
- Projeleri beklemeye almanıza Başbakan bozulmasın.
Biz de yavaşlamayı hiç istemeyiz ama global krizin gidişatını ve önümüzü görmemiz lazım. Gözü kara yatırım yapamayız.
Nahit Kiler, Londra’da dün akşam sergi açılışına katıldıktan sonra bu sabah Cannes’e uçtu. Rönesans İnşaat ve Torunlar’ın da aralarında bulunduğu 6 katılımcı ile birlikte Cannes’deki gayrimenkul fuarında Kiler de projelerini vitrine çıkardı.
Nahit Kiler, piyasadan çok önemli bir veri aktardı:
Kiler Marketler zincirindeki satışlarda yüzde 10 düşme yaşandı.
- Kiler’de bu kadar düşüş varsa, diğer zincir marketlerde de ciddi düşüşler yaşanıyor demektir.
Kiler’de gıda yoğun ürün satıyoruz. Dolayısıyla vatandaşın artık gıda tüketimini bile azaltmaya başladığı anlaşılıyor. İşten çıkarmaların etkisi burada kendini gösteriyor.
Nahit Kiler’e yanıbaşında oturan kardeşi Vahit Kiler’i işaret ettim:
- Vahit Bey, size yansıyan verileri Başbakan’a aktarsa piyasadaki sıkıntıyı daha iyi anlar. Çünkü, piyasadaki sıkıntılara dikkat çekip, çözüm isteyenleri sürekli azarlıyor. Belki Vahit Bey kendisini ikna eder. Piyasanın beklediği önlemler alınır.
Vahit Kiler, bu sözlerimi duyunca araya girdi:
Sayın Başbakan’a zaman zaman çeşitli konularda sunumlar yapıyorum. Her seferinde gerçekler neyse onu ortaya koyuyorum. Yakın zamanda piyasadaki gelişmelerle ilgili bir sunum yapmaya çalışacağım.
Başbakan Tayip Erdoğan, başta Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) olmak üzere hükümete, "Uluslararası Para Fonu’yla (IMF) bir an önce anlaşın" uyarısı yapanlara "Sizin talimatınızla mı iş yapacağım" diye sert çıktı.
AKP toplantılarında "meydan psikolojisi" ve seçim havasına girip, "IMF’ye ümüğümüzü sıktırmayız" dedi.
Arkasından, "Bizim de o çevrelere yakın adamlarımız var. Kriz tellallığı yapan bazı işadamlarının ’zula’larında en az 2 yıl yetecek paraları yatıyor" iddiasını ortaya attı.
G-20 zirvesine katılmak üzere gittiği Washington’da IMF Başkanı’yla görüştükten sonra biraz yumuşadı: "IMF’yle anlaşmaya çok yakın noktadayız."
Ancak, Ankara’ya dönüşünde yine birilerine çattı: "Boşalan kasalarınızı hükümetin doldurmasını beklemeyin. Dışarıdaki paranızı getirip sermaye artırın."
Başbakan madem bazı işadamlarının "zuladaki parasını" yakın çevresinden öğrendi. Piyasanın nabzını tutmak için de aynı yöntemi kullansa, Vahit Kiler’i bir an önce dinlese olmaz mı?
Eğer vatandaş gıdadan da kesmeye başladıysa, global kriz Türkiye’nin ümüğünü sıkmaya başlamış demektir...
|
 |
 |
|
|
|  |
|