10 Şubat 2012 Cuma 12:34
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 60057
DOLAR 1.7590
EURO 2.3320
€ / $ 1.3253
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 24/12/2011
21 - 23 - 26 - 31 - 39 - 47
ŞANS TOPU 20/04/2011
9 - 14 - 21 - 23 - 25 - 5
SÜPER LOTO 09/02/2012
19 - 20 - 29 - 33 - 34 - 52
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
19 Kasım 2008

Ertuğrul ÖZKÖK

 

Başbakan salona nasıl girer


SAHNEDE yan yana duran insanlara bakıyorum.Bir başbakan...

Almanya Başbakanı Angela Merkel.


Yanında bir başka siyasetçi.

Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble.

Bir işadamı.

Dünyanın en prestijli araba markası Mercedes’in patronu Dr. Dieter Zetsche.

Ve iki medya patronu.

Biri Türk, öteki Alman.

Doğan Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan ve Almanya’nın en büyük medya kuruluşlarından biri olan "Burda"’nın sahibi Dr. Hubert Burda.

* * *

Siyasetçilerle gazetecilerin iyi ilişkide olması, sık rastlanan bir durum değildir.

Diktatörlükleri bir yana bırakırsanız, medya-iktidar ilişkilerinin günlük güneşlik olması, daha çok istisnadır.

Hatta şu bile söylenebilir.

Bir ülkede iktidara yüzde yüz biat etmiş medya yaygınlaştıkça, rejimin özelliği demokrasiden otokratik, hatta totaliter renklere doğru kayar.

Dışarıdan bakıldığında, Türkiye’nin hal ve gidiş istikametinin bu olduğu söylenebilir.

Ama işin bir başka yanı daha var.

Siyasetçilerle medya, insanlığın çok önemli bazı konularında ortak bir aklın ve makul bir fikrin yörüngesine girerse, bunun çok yapıcı sonuçları da ortaya çıkabiliyor.

Önceki akşam Berlin’de mesleğimizde çok fazla rastlanmayan böyle bir işbirliğinin sonuçlarına tanık olduk.

* *Ê *

Alman Dergi Yayıncıları Birliği, geleneksel ödüllerini iki kişiye verdi.

Yılın girişimcisi ödülünü Mercedes’in patronu aldı.

İki toplum arasında "uyuma yaptığı katkıdan" dolayı da gazetemizin sahibi Aydın Doğan’a "Altın Victoria" ödülü verildi.

Töreni gururla izledim.

Almanya’nın önde gelen birçok şahsiyeti oradaydı.

Başbakan Angela Merkel, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki G-20 toplantısından henüz dönmüştü.

Yani daha jet lag’ı atmamıştı.

Ayrıca o gün başka bir yerde daha konuşması vardı.

Bu yüklü programa rağmen, törene katıldı ve çok güzel bir konuşma yaptı.

Bu arada bir de espri yaptı.

Başbakan Erdoğan’la birlikte Almanya’da Türk gençlerine konuşmuşlar.

Merkel, "Türk gençleri Erdoğan’a pop star gibi çok ilgi gösteriyorlardı. Onlara, ’Ben de sizin başbakanınızım’ dedim."

* * *

Gelişmiş bir demokrasi kültürü ile, henüz olgunluğa erememiş şarkvari bir demokrasi kültürünün farkı, bir başbakanın salona girişinde kendini gösteriyor.

Merkel, başka bir toplantıya da katıldığı için, ödül töreni başladıktan sonra salona girdi.

Türkiye’de bir başbakanın salona girdiğini nereden anlarsınız?

Önce bir kamera ve fotoğrafçı telaşı başlar.

Bu telaş, yavaş yavaş çığ haline gelir ve sonunda, geçiş yolunun kenarında oturanların üzerine yıkılır.

İkinci dalga ise koruma ordusu ile gelir.

Merkel’in salona girişini hiçbirimiz fark etmedik.

Çünkü yanında bir danışmanı, özel kalem müdürü ve bir korumasından başka kimse yoktu.

Alman Başbakanı ön sıraya geldi ve Dr. Burda, Aydın Bey ve Daimler’in patronunun elini sıkıp yerine oturdu.

Törenden sonra bir üst kattaki açık büfeye geçtik.

Salonun bir bölümü, özel kişilere ayrılmıştı.

Merkel’in orada kalışı 15 dakika olarak planlanmıştı.

Ancak bir saatten fazla kaldı.

Elindeki şarap kadehi ile, bizlerle uzun süre, son derece samimi ve rahat şekilde sohbet etti, şakalar yaptı.

Orada da koruma terörü yoktu.

Merkel’in davranışları hepimizin dikkatini çekti.

İster kadın ister erkek, yanına kim gelirse gelsin, mutlaka ayağa kalkıp elini sıkıyor.

Ayrılmak için yanına gelen herkese de aynı şeyi yapıyor.

Gece saat 22.00’yi geçerken Başbakan Merkel de kalktı.

Hepimizin teker teker elini sıktı ve aynı sempatiklikle ayrıldı.

Büyük salonu baştan sona geçerken ve merdivenleri inerken onu takip ettim.

Kalabalık yarılmıyordu bile.

Merkel, geldiği gibi sessizce ve salonda açık büfede yemeğini yiyen insanlar farkına bile varmadan ayrıldı.

* * *

Yerleşik demokrasilerin kültürü farklı oluyor.

Medyasına bakışı da farklı.

Salonlara giriş çıkışı da...

Çünkü oralarda milli irade kavramı, baskıcı ve keyfi bir zihniyetin lakabı değil, çoğulcu bir demokrasi ahlakının gerçek adı oluyor.



arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
Yazarlar Arşivi
Ertuğrul ÖZKÖK
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH