Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
08 Kasım 2009 Pazar 12:28
İstanbul 20ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    07/11/2009
    23-26-27-39-46-49
    ŞANS TOPU
    04/11/2009
    11-12-18-22-23-3
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    19 Kasım 2008

    Ertuğrul ÖZKÖK

     

    Başbakan salona nasıl girer


    SAHNEDE yan yana duran insanlara bakıyorum.Bir başbakan...

    Almanya Başbakanı Angela Merkel.


    Yanında bir başka siyasetçi.

    Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble.

    Bir işadamı.

    Dünyanın en prestijli araba markası Mercedes’in patronu Dr. Dieter Zetsche.

    Ve iki medya patronu.

    Biri Türk, öteki Alman.

    Doğan Yayın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan ve Almanya’nın en büyük medya kuruluşlarından biri olan "Burda"’nın sahibi Dr. Hubert Burda.

    * * *

    Siyasetçilerle gazetecilerin iyi ilişkide olması, sık rastlanan bir durum değildir.

    Diktatörlükleri bir yana bırakırsanız, medya-iktidar ilişkilerinin günlük güneşlik olması, daha çok istisnadır.

    Hatta şu bile söylenebilir.

    Bir ülkede iktidara yüzde yüz biat etmiş medya yaygınlaştıkça, rejimin özelliği demokrasiden otokratik, hatta totaliter renklere doğru kayar.

    Dışarıdan bakıldığında, Türkiye’nin hal ve gidiş istikametinin bu olduğu söylenebilir.

    Ama işin bir başka yanı daha var.

    Siyasetçilerle medya, insanlığın çok önemli bazı konularında ortak bir aklın ve makul bir fikrin yörüngesine girerse, bunun çok yapıcı sonuçları da ortaya çıkabiliyor.

    Önceki akşam Berlin’de mesleğimizde çok fazla rastlanmayan böyle bir işbirliğinin sonuçlarına tanık olduk.

    * *Ê *

    Alman Dergi Yayıncıları Birliği, geleneksel ödüllerini iki kişiye verdi.

    Yılın girişimcisi ödülünü Mercedes’in patronu aldı.

    İki toplum arasında "uyuma yaptığı katkıdan" dolayı da gazetemizin sahibi Aydın Doğan’a "Altın Victoria" ödülü verildi.

    Töreni gururla izledim.

    Almanya’nın önde gelen birçok şahsiyeti oradaydı.

    Başbakan Angela Merkel, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki G-20 toplantısından henüz dönmüştü.

    Yani daha jet lag’ı atmamıştı.

    Ayrıca o gün başka bir yerde daha konuşması vardı.

    Bu yüklü programa rağmen, törene katıldı ve çok güzel bir konuşma yaptı.

    Bu arada bir de espri yaptı.

    Başbakan Erdoğan’la birlikte Almanya’da Türk gençlerine konuşmuşlar.

    Merkel, "Türk gençleri Erdoğan’a pop star gibi çok ilgi gösteriyorlardı. Onlara, ’Ben de sizin başbakanınızım’ dedim."

    * * *

    Gelişmiş bir demokrasi kültürü ile, henüz olgunluğa erememiş şarkvari bir demokrasi kültürünün farkı, bir başbakanın salona girişinde kendini gösteriyor.

    Merkel, başka bir toplantıya da katıldığı için, ödül töreni başladıktan sonra salona girdi.

    Türkiye’de bir başbakanın salona girdiğini nereden anlarsınız?

    Önce bir kamera ve fotoğrafçı telaşı başlar.

    Bu telaş, yavaş yavaş çığ haline gelir ve sonunda, geçiş yolunun kenarında oturanların üzerine yıkılır.

    İkinci dalga ise koruma ordusu ile gelir.

    Merkel’in salona girişini hiçbirimiz fark etmedik.

    Çünkü yanında bir danışmanı, özel kalem müdürü ve bir korumasından başka kimse yoktu.

    Alman Başbakanı ön sıraya geldi ve Dr. Burda, Aydın Bey ve Daimler’in patronunun elini sıkıp yerine oturdu.

    Törenden sonra bir üst kattaki açık büfeye geçtik.

    Salonun bir bölümü, özel kişilere ayrılmıştı.

    Merkel’in orada kalışı 15 dakika olarak planlanmıştı.

    Ancak bir saatten fazla kaldı.

    Elindeki şarap kadehi ile, bizlerle uzun süre, son derece samimi ve rahat şekilde sohbet etti, şakalar yaptı.

    Orada da koruma terörü yoktu.

    Merkel’in davranışları hepimizin dikkatini çekti.

    İster kadın ister erkek, yanına kim gelirse gelsin, mutlaka ayağa kalkıp elini sıkıyor.

    Ayrılmak için yanına gelen herkese de aynı şeyi yapıyor.

    Gece saat 22.00’yi geçerken Başbakan Merkel de kalktı.

    Hepimizin teker teker elini sıktı ve aynı sempatiklikle ayrıldı.

    Büyük salonu baştan sona geçerken ve merdivenleri inerken onu takip ettim.

    Kalabalık yarılmıyordu bile.

    Merkel, geldiği gibi sessizce ve salonda açık büfede yemeğini yiyen insanlar farkına bile varmadan ayrıldı.

    * * *

    Yerleşik demokrasilerin kültürü farklı oluyor.

    Medyasına bakışı da farklı.

    Salonlara giriş çıkışı da...

    Çünkü oralarda milli irade kavramı, baskıcı ve keyfi bir zihniyetin lakabı değil, çoğulcu bir demokrasi ahlakının gerçek adı oluyor.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Ertuğrul ÖZKÖK
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    İyi mi ediyoruz?

    Doğan HIZLAN
    Elveda duvar!

    Özdemir İNCE
    ‘Nâzım Hikmet ruble karşılığı şiir yazardı’ (!) imiş

    Ahmet HAKAN
    Âlemlere akmış bir aceminin notları

    Enis BERBEROĞLU
    Beş polis topu aldı ve

    Yılmaz ÖZDİL
    İLAHİ AğDALET

    Vahap MUNYAR
    Şirketleri İstanbul’daki kulelerden oturarak yönetmek yok

    Yalçın BAYER
    Ölüme terk et sonra da gripten korumaya kalk

    Cüneyt ÜLSEVER
    ‘El Beşir hoş geldin!’ Bir düşünce haritası göstergesi

    Gila BENMAYOR
    GDO’yu tartışalım ama böyle değil

    Kanat ATKAYA
    Hişt, Yalı Mahallesi! İyi miyiz?

    Şükrü KIZILOT
    Kedi ve köpeklerin suçu ne

    Hadi ULUENGİN
    Batı tercihi (son)

    Erkan ÇELEBİ
    Domuz gribinden korkan aldı, stokta meyve sebze sıkacağı kalmadı

    Rauf TAMER
    Notlar Notlar Notlar

    Cengiz ÇANDAR
    Türkiye’yi İran-Sudan parantezinden çıkartmak...

    Rahmi TURAN
    ‘Masumları kesmedim!’

    Soner YALÇIN
    İran’ın Kürt Açılımı idamla son buldu

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH