 |
|
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
 |
|
|
59971
|
 |
|
|
1.7580
|
 |
|
|
2.3340
|
 |
|
|
1.3272
|
 |
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
 |
|
|
 |
|
21 - 23 - 26 - 31 - 39 - 47
|
 |
|
|
 |
|
9 - 14 - 21 - 23 - 25 - 5
|
 |
|
|
 |
|
19 - 20 - 29 - 33 - 34 - 52
|
 |
|
|
|
 |
|
|
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
 |
|
|
|
 |
|
|
 |
|
19 Kasım 2008
|
guzinabla@hurriyet.com.tr
’Ölürsen öl, mezarına geleceğimi sanma’ dedi
Sevgili Güzin Abla, senin yazılarını her zaman okuyorum.
24 yaşındayım. Hiçbir zaman sana yazacağım aklıma gelmezdi. Benim derdim o kadar yüreğimde büyüdü ki artık inan dayanamıyorum. Bundan 3,5 sene önce Güneydoğulu bir insanla tanıştım. Birbirimizi sevdiğimizi sandım ama maalesef bir tek ben sevmişim. Bu o kadar zordu ki, beni son zamana kadar bekletti ve sevmediğini söyledi. Benden hoşlanmış ama hiç sevmemiş. Benim yüreğimi yaktı. Sormadı yüreğimdeki yangını... Önemsemedi... Ben çok ağladım. O ise "Ölürsen öl mezarına geleceğimi sanma" dedi bana.
1.5 sene beraber olduk, her zaman iyiydik, her şeyi paylaştık bana ters gelen evlilikten önce cinselliği bile o istedi diye kabul ettim. Nedeni de tabii ki sevgiydi. Güzin Abla aradan 2 sene geçti ve her zaman benim düştüğüm duruma düşsün diye dua ettim, hep ağladım ve ona hep kızdım, bu süre zarfında onunla hiç konuşmadık.
Hep dilediğim, onun benden özür dilemesi ve ettiğini bulmasıydı. O gün yüreğim onu affetti, nedenini anlamadım. Hiç aramayan ben, bir hafta önce doğum günüydü, aradım, doğum gününü kutladım, medeni insan gibi. Bir iki gün sonra o aradı ve benden özür diledi ve benim ahımı çektiğini çok üzgün olduğu söyledi. Bana, benden sonra bir kızı sevdiğini ama maalesef olmadığını ve yüreğinin acıdığını söyledi. "Sen beni anlarsın" dedi öncelikle. Allah’ıma çok dua ettim kabul eyledi. O üzüldükçe ben de üzüldüm. Benim ahımın kalmadığını da gördüm. Bir iki aya kadar ailesinin istediği kızla sevmeyerek evlenecekmiş. "Allah mesut etsin" dedim. Çok sevdim Güzin Abla, demek ki olmayınca olmuyor. O yüzden buradan erkeklere sesleniyorum ne olur kimseye yalan söylemeyin. Bana yalan söyledi çok çektim. 3.5 sene öldüm, dirildim. Sevmek o kadar zormuş ki anlatamam. Sevmiyorlarsa neden yalan söylerler? Sevip sevmeyeceklerini anlamazlar mı? Güzin Ablacığım bu yüreğimdeki yangını nasıl yok ederim. Ben onu hálá çok seviyorum. Evlenecek olması beni kahrediyor. Bu ne biçim sevgi, al içimden Allah’ım diye dua ediyorum. Ne olur yardım et. RUMUZ: ÇIKAR YOLUM YOK
Sevgi bir yere kadar güzel kızım. Seni sevmeyeni daha ne kadar sevebilirsin ki? Hele böyle sana karşı acımasızca davranmış, "ölürsen öl" diyebilmiş bir kişiye karşı, bu seninki nasıl bir sevgi ki, hálá "yüreğimdeki yangın" diyebiliyorsun.
Bence sevilmemiş ve aldatılmış olmanın getirdiği bir ruh hali içinde hálá sevdiğini sanıyorsun. Sevilmemeyi kendine yediremiyorsun. Bırak ne hali varsa görsün. O da sevmediği bir kızla evlenmenin acısını yaşayacak. O da sevdiği kızdan karşılık görememenin ezikliğini yaşamış baksana... Hem onun ailesiyle anlaşabilecek miydin, baksana... Sen kendini bir an önce bu tutkudan kurtarmaya bak, çalışmıyorsan çalış.
Kendine yeni bir çevre edin. Bir takım kurslara git, yeni arkadaşların olsun. Düşüncelerini ne yap yap onun ortamından uzaklaştır. Kendi kendine "Beni sevmeyeni ben neden seveyim?" diye telkin ederek bu dertten kurtulacağına inanıyorum. Her şey düşüncelerde biter unutma.
3 ay önce tanıştık ama onunla 22 yıldır tanışıyor gibiyim
Sevgili Güzin Abla, ben 22 yaşında bir genç kızım, şimdiye kadar hiç kimseye bu kadar bağlanmamıştım. Onu 3 ay önce tanıdım ama onu sanki 22 senedir tanıyor gibiyim. Her şeyimiz birebirimize benziyor, zevklerimiz, düşüncelerimiz.... Ama şu son haftalarda benden uzaklaşmaya başladı. Ona nedenini sorduğumda hiçbir şey demiyor.
Mesela en son 3 gündür hiç ses çıkmadı ondan. Sonra hiçbir şey olmamış gibi benimle konuşmak istedi. Benim aşırı tepkimi görünce o da bana soğuk davrandı. "Beni neden o kadar merak ediyorsun?" diyor? Ben ne yapayım, cidden onu çok seviyorum ya da sevdiğimi sanıyorum ama onsuz hayat geçmiyor. Ben Fransa’da yaşıyorum; bana "Türkiye’deki kızlar daha iyi, onlar buradakiler gibi ne kapris yapıyorlar, ne de aksilik!" diyor! Ben bu gence karşı nasıl davranayım. RUMUZ: KAYIP AŞIK
Sevgili kızım, 3 aydır tanıştığın birini gördüğün gibi pek de iyi tanımıyormuşsun işte. 22 yıldır tanır gibi olman, sadece ona sevgi gözleriyle bakmandan kaynaklanıyor. Kısacası onu olduğu gibi değil, görmek istediğin gibi görüyormuşsun. İşte gerçek ortada.
Senin ilgi göstermeni, onu merak etmeni bile huysuzluk ve kapris olarak gören bu genç, sana aslında pek de değer vermiyor demek ki... Neden böyle sizi önemsemeyen erkeklerin peşine düşüyorsunuz, sevgili kızlarım...
Sizi seven, size değer veren, daha çok sizi arayan, üstünüze düşen birini sevmek çok mu zor? Sorduğun için söylüyorum, ona nasıl davranırsan değer verebilir, biliyor musun tıpkı onun sana davrandığı gibi... Arama, sorma, karşılaştığınızda ya da aradığında havadan sudan konuş. Sevgini ilgili belli etme. Belki o zaman, "Bu kıza ne oldu böyle?" diye seni önemser.
Yabancı bir kızı sevdim diye ailem beni dışlıyor
Sevgili Güzin Abla, her gün sayfanızı okuyorum ve sizi tebrik ediyorum, siz olmasaydınız bizim gibi gençler ne yapardı bilmiyorum. Size herkes adına teşekkür etmek istiyorum. Benim de pek çok genç gibi ailemle sorunlarım var.
Ben yurtdışında yaşayan bir gencim; bir senedir çıktığım bir yabancı kız var. Onu çok seviyorum; kendi aramızda onunla nişanlandık. Evlenmeyi düşünüyoruz, bunu aileme söyledim, çok tepki gösterdiler.
Bana "Seni evden kovarız" dediler. "Ailemize yabancı kız yakışmaz" dediler. Bir yandan da beni Türkiye’den hiç tanımadığım biriyle nişanlamışlar. Evlendirmeyi düşünüyorlar; bense o yabancı kızı çok seviyorum ve benim için Müslüman bile oldu. Ailem karşı çıkıyor, şimdi ne yapmam lazım? Bana yardımcı olursanız çok sevinirim. Ailemle sevdiğim arasında kaldım. RUMUZ: İKİ ARADA KALDIM
Ailelerin gençlere karşı bu kadar baskıcı, bu kadar despot, bu kadar anlayışsız davranması beni çok üzüyor.
Bazen yabancı bir gelin ya da damat ailelere karşı o kadar saygılı oluyor ki...
İlk başta böyle karşı çıktıkları için insanlar utanıyorlar bile...
Hem bu genç kız, sevdiği uğruna dinini bile değiştirmiş. Demek ki seni çok seviyor. Daha ne istiyorsun? Ailen daha ne istiyor? Önemli olan iki gencin birbirini fedakarlık edecek kadar sevebilmesi değil mi? Bazı yetişme tarzı sorunları bile bu sevgi karşısında yok olup gider. Sevgin için mücadele etmelisin oğlum.
|
 |
 |
|
|
|  |
|