Ana Sayfa
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
05 Temmuz 2009 Pazar 00:40
İstanbul 30ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Piyasanet
  • Strateji
  • Euractiv
  • Şehir Rehberi
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür - Sanat
  • Astroloji
  • Sinema / Fragman
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Video
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    04/07/2009
    9-24-26-32-41-49
    ŞANS TOPU
    24/06/2009
    4-5-13-15-30-9
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    19 Kasım 2008

    Mehmet Ali BİRAND

     mabirand@e-kolay.net

    Almanya, Aydın Doğan’ı alkışladı


    Hiç abartmıyorum, Pazartesi akşamı Almanya, devletiyle, özel söktörüyle, medyasıyla Aydın Doğan’ı alkışladı. Türkiye’nin Başbakanı onu istediği kadar hor görsün, Berlin Doğan’ı övdü. Şimdiye kadar hiçbir Türk özel teşebbüs sahibine nasip olmayacak derecede onu yücelltti ve Ankara’ya ilginç bir mesaj yolladı.

    Çok  uzun yıllar Avrupa sahnesinde Türkiye’yi izledim. Türk bakanların ve Başbakanların karşı karşıya kaldıkları -zaman zaman küçültücü, zaman zaman sempatik- muameleleri gördüm. Ancak emin olun, Pazartesi akşamı  Berlin’in kremasını oluşturan 1000 kişinin önünde Aydın Doğan’a verilen ödül gibi bir törene tanıklık etmedim.

     

    Kimler yoktu ki...

     

    1000 kişilik elit bir grup vardı.

     

    Alman siyasetini oluşturan tüm partilerin üst düzey temsilcileri...  Medyanın tüm genel yönetmenleri...TV’lerin en tepedeki yöneticileri ve iş dünyasının en etkili isimleri.

     

    Tekerlekli sandalyesindeki İçişleri bakanı Dr. Schauble etrafındakilere  son gelişmeleri anlatıyor... Alman otomobil sanayinin halen tepesindeki isimler krizden kurtulup kurtulamayacaklarının hesabını yapıyorlar... Törene Alman başbakanı Merkel’in gelip gelmeyeceği fısıldanıyor.

     

    Bütün bu pırıltılı insanların ortasında da, yüzlerce fotoğrafçı ve kameramanın  Mr.Doğan... Mr. Doğan buraya bakın...” diye bas bas bağırarak star muamelesi yaptıkları Aydın Doğan vardı.  Gece onun onuruna düzenlenmişti.  Herkes oraya Altın Victoria ödül töreni için gelmişlerdi.

     

    Bu ödülü alan Aydın Doğan gibi görünüyordu. Ancak aslında ödül bir anlamda Türkiye’ye veriliyordu.

     

    Almanya Başbakanı Merkel, törenin ortalarında salona geldi. Dikkat ettim yanında sözcüsü, sekreteri ve bir tek koruması vardı. Sessizce salona girdi. Ne alkış, ne gürültü, ne de o geldi diye ayağa kalkan alkışlayıcılar grubuna rastladım. Demek ki toplantılara böylesine kibarca gelinebiliyormuş.

     

    Konuşmasında, Aydın Doğan’ı yere göğe koyamadı.

     

    Neden biliyor musunuz?

     

    Türk işçilerinin Almanya’ya uyum sağlayabilmesi için elinden geleni yaptığından dolayı... “Aydın Doğan Almanya için önemli bir insandır....” dedi.

     

    İçişleri bakanı Dr. Schauble, daha da ileri gitti Aydın Doğan’ın Türk-Alman ilişkilerine büyük katkısının  ayrıntılarını anlattı.

     

    Pazartesi gecesi gerçekten çok önemliydi.

     

    Almanya’da Türkiye’nin ağırlığına belki bazıları sinirlenecektir, ancak Doğan grubu, özellikle de Hürriyet’in etkinliği ortaya kondu.

     

    Kimseler kompleks duymasın. Ertuğrul Özkök  ile Bild genel yayın yönetmeni  Kai Diekmann’ın bu alanda  yaptıkları anlatılınca alkışlar daha da yükseldi. O gece bu iki genel yayın yönetmeni adeta omuzlarda taşındı. Zira kimselerin gerçekleşeceğine inanamadıklarını yapmışlardı.  İki toplumu kışkırtıp  tiraj peşinde koşmak yerine, zoru seçmişler ve kavga yerine dostluğu önermişlerdi.

     

    Aydın bey çok mutluydu.

     

    Etrafına sadece ailesini ve ailesine en yakın kişileri almıştı. Gerçekten de istediğiniz kadar şirket edinin, Pazartesi gecesi gibi bir gece yaşayamazsanız, bu parıltıyı, bu alkışı ve bu ödülü alamazsanız.

     

    Başbakan Merkel, hem konuşmasında, hem de program sonrasındaki davette tam birbuçuk saat kaldı. Aydın Doğan ile uzun uzun Türkiye’deki gelişmeleri konuştu. Başbakanı sordu. Bazıları belki çok şaşıracaklardır ancak, Aydın bey ısrarla konuşmasında iktidarı eleştirecek hiçbirşey söylemedi.

     

    Buradaki töreni izlerken, başta liderleri başta olmak üzere  bazı AKP’lilerin Doğan gurubuna hücumunu hatırlayıp ülkem adına üzüldüm  

     

    Davet sonrasında  tahmin edebileceğiniz gibi ben, Arzuhan Yalçındağ ve Vuslat Sabancı Merkel’i kuşattık ve terletinceye kadar Avrupa Birliğini tartıştık. Hele Arzuhan Yalçındağ Alman başbakanını açıkça sorguya çekti.  Merkel birçok şeyi yazılmamak kaydıyla anlattığı için burada size aktaramayacağım.  Ancak şu kadarını söyleyeyim AKP iktidarına eski sevecenliği kalmamış. Erdoğan’dan uzaklaştığı ve Türk hükümetinin AB konusundaki ısrarcılığından vazgeçmesinden memnunmuş gibi bir izlenim verdi

     

    Aydın Doğan geceki konuşmasında Merkel’in gözlerinin içine bakarak “Türkiye’yi AB yolunda engellemeyin. Biz size yük değil, zenginlik getireceğiz” demişti. Merkel’de bize  Türkiye’nin tam üyeliğine karşı olmadığını ancak, hemen gerçekleşecek bir üyeliğin Avrupa’yı sarsacağını tekrarladı.

     

    Nasıl anlatayım bilemiyorum. Amerika’daki G-20’ler toplantısından ayağının tozuyla gelmiş olan Merkel’in kriz konusundaki tahminlerini mi, Sarkozy ve Bush ile yaptığı görüşmelerin onu nasıl etkilediğini anlatışını mı yazayım, bilemiyorum...

     

    Özetlemem gerekirse Pazartesi gecesi Aydın Doğan ve Özkök’ün yönetimindeki Hürriyet Türkiye’nin gururuydu.  O pırıltılar içinde  koltuğumun altındaki dinci gazetelerin Aydın Doğan’a saldırılarıyla dolu manşetleri gözüme takıldı. Kendi kendime  Ne kadar hoyrat bir toplumuz” diye fısıldadım. Sonra döndüm ve gecenin sonunda mutluluktan gözleri parlayan  Sema-Aydın Doğan çiftine baktım.

     

    Taktir edilmenin mutluluğu  her ikisinin de gözlerinden okunuyordu.

     

    Galiba gecinin özetini Berlin’deki Büyükelçimiz Ahmet Acet yaptı: “Bu gece Türkiye adına  Almanya’yı fethettiniz, teşekkür ederim” dedi.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Mehmet Ali BİRAND
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Bekir COŞKUN
    İstanbul karşıdadır...

    Tufan TÜRENÇ
    Washington Post’taki makale yorumsuz...

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Recm meraklılarına bir bilanço

    Mehmet Y. YILMAZ
    Yargılanamayacak suçlu kalmasın

    Yalçın DOĞAN
    Elli tane var yine de yenisi aranıyor

    Özdemir İNCE
    "Türkiye’ye evet"

    Yılmaz ÖZDİL
    Maske

    Vahap MUNYAR
    Berlin’de meslek eğitimiyle 10 milyon Euro’ya ulaştı, modeli Türkiye’ye getirecek

    Yalçın BAYER
    HÖH 40 milletvekili bekliyor

    Şükrü KIZILOT
    Ortağın eşi ile birleşmeye teşvik yok

    Hadi ULUENGİN
    12 Eylül nasıl yargılanır

    Zeynep GÖĞÜŞ
    AB ve gece yarısı darbesi

    Bülent DÜZGİT
    Bülent Çiziyor

    Ege CANSEN
    Kapitalist Abdülhamit

    Mehmet Ali BİRAND
    Ruhban Okulu hikayelerinden bıktık…

    Eyüp CAN
    Türbanlı first-lady’lerin seçim kampanyası

    Rauf TAMER
    Saymakla bitmez

    Cengiz ÇANDAR
    'Demokratik eşik' aşılırken...

    Ayşe ARAL
    Hürriyet Towers'daki ilk günüm

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH