Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
08 Kasım 2009 Pazar 07:58
İstanbul 20ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    07/11/2009
    23-26-27-39-46-49
    ŞANS TOPU
    04/11/2009
    11-12-18-22-23-3
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    19 Kasım 2008

    Tufan TÜRENÇ

     tturenc@hurriyet.com.tr

    Bedii Faik’in Atatürk’ü


    PAZARTESİ günü Harbiye’deki Askeri Müze’nin İnönü Salonu’ndayız.

    Kürsüde ünlü gazeteci Bedii Faik...


    Bedii Bey Atatürk’ü anlatıyor.

    Sözcükleri kuyumcu ustalığıyla inci gibi dizerek hiç görmediğimiz bir Atatürk resmi çiziyor.

    Bedii Faik çok usta bir köşe yazarıydı.

    Özellikle onun kısa fıkraları hayranlık uyandıracak kadar keskin bir zeká ürünüydü.

    Bedii Bey mesleğinde çok büyük bir isim olduğu için Atatürk’ün çok yakınında olan politikacılar, düşünce adamları, yaşamının son dakikasına kadar onun yanında olan vefalı dostlarıyla birlikte olmuştu.

    Onlardan dinlediği Atatürk’le ilgili hiç duymadığımız anıları anlattı.

    Konuşması boyunca Atatürk’e dış kaynaklı yönlendirmelerle başlatılan saldırılara hem şaşıyor, hem büyük öfke duyuyordu.

    Bu saldırılar için kullanılan yazar çizer, akademisyen ve tarihçilere nezaket sınırını aşmadan çok ağır eleştirilerde bulundu.

    Bu kalem ve söz ustasının yaklaşık iki saat süren konuşması keşke bu salonla sınırlı kalmasaydı.

    Örneğin Falih Rıfkı Atay’dan dinlediği Atatürk sofrasını, sadece içki içilen, keyif yapılan yer değil, bir akademik masa olarak tanımladı.

    O masada Atatürk’ün nasıl sabırlı bir dinleyici olduğunu, çok önemli sorunların çözümünün o masada ortaya çıktığını ve ertesi gün hemen uygulamaya koyulduğunu örneklerle anlattı.

    * * *

    Bedii Faik, "Atatürk’e neden büyük diyorsunuz? Onu neden olağanüstü başarılı gösteriyorsunuz? Neden her yaptığını göklere çıkarıyorsunuz?" diye soranlara şu yanıtı verdi:

    "Büyük de ondan... Başarılıydı da ondan... Güzeldi, yakışıklıydı da ondan... Atatürk bir dehaydı da ondan..."

    Atatürk’
    ün çocukluğuyla ilgili elde fazla bir bilgi ve belge olmadığını, o nedenle onun o dönemi ile yazılan ve anlatılanların kesinlikle uydurma olduğunu söyledi.

    "Atatürk sıradan orta halli bir Osmanlı ailesinin çocuğuydu. Çocukluğunda hiçbir fevkaladelik yaşanmadığı için her çocuk gibi o dönemi ile ilgili bilgi ve belge toplanmamıştır. Daha sonra yapılan araştırmalarda da bir bilgi ve belgeye ulaşılamamıştır."

    Atatürk’ü karalamak, onu özellikle gençlerin ve çocukların gözünden düşürmek için büyük bir gayret sarf edildiğini vurgulayan Bedii Faik şöyle dedi:

    "Bu büyük adamı sürekli içki ve sigara içen, despot ve korkak biri olarak tanıtıyorlar. Ama bütün bunlar Atatürk’ün büyüklüğünden hiçbir şey alıp götürmüyor. O daha da büyüyor."

    Başbakan’la yemek

    MEĞER Başbakan Erdoğan ve eşi hanımefendi ile yemek yemek ne büyük bahtiyarlıkmış.

    Meğer yemek sahibi meslektaşımız ve AKP’li milletvekili eşi ne müthiş bir iş yapmışlar.

    Yemeğe davet edilen meslektaşlarımızın duydukları abartılı gururun nedenini ise anlayamadım.

    Acaba Başbakan ve eşi hanımefendi de meslektaşlarımızla birlikte oldukları için aynı gururu duydular mı?

    Aslında biz gazeteciler için en büyük gurur, devlet büyükleriyle yediğimiz yemekler değil, okurlarımızın gösterdiği sevgi olmalıdır.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Tufan TÜRENÇ
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    İyi mi ediyoruz?

    Doğan HIZLAN
    Elveda duvar!

    Özdemir İNCE
    ‘Nâzım Hikmet ruble karşılığı şiir yazardı’ (!) imiş

    Ahmet HAKAN
    Âlemlere akmış bir aceminin notları

    Enis BERBEROĞLU
    Beş polis topu aldı ve

    Yılmaz ÖZDİL
    İLAHİ AğDALET

    Vahap MUNYAR
    Şirketleri İstanbul’daki kulelerden oturarak yönetmek yok

    Yalçın BAYER
    Ölüme terk et sonra da gripten korumaya kalk

    Cüneyt ÜLSEVER
    ‘El Beşir hoş geldin!’ Bir düşünce haritası göstergesi

    Gila BENMAYOR
    GDO’yu tartışalım ama böyle değil

    Kanat ATKAYA
    Hişt, Yalı Mahallesi! İyi miyiz?

    Şükrü KIZILOT
    Kedi ve köpeklerin suçu ne

    Hadi ULUENGİN
    Batı tercihi (son)

    Erkan ÇELEBİ
    Domuz gribinden korkan aldı, stokta meyve sebze sıkacağı kalmadı

    Rauf TAMER
    Notlar Notlar Notlar

    Cengiz ÇANDAR
    Türkiye’yi İran-Sudan parantezinden çıkartmak...

    Rahmi TURAN
    ‘Masumları kesmedim!’

    Soner YALÇIN
    İran’ın Kürt Açılımı idamla son buldu

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH