|
|
 |
|
|
 |
|
18 Kasım 2008
|
O gün Kayseri'de ne demişti
GEÇEN hafta sorduğum soruyu tekrarlıyorum."Tek millet, tek devlet, tek vatan, tek bayrak" sloganı, "Beğenmeyen gitsin" salvosu, AKP’ye oy kaybettirir mi?
Liberal aydınlar, bu sözlere çok içerliyorlar.
Son bir aya kadar Erdoğan’ın en büyük destekçilerinden biri olan "Taraf" Gazetesi’nin dünkü manşeti şöyleydi:
"Erdoğan’ın milliyetçiliği, Çiller’inkinden daha tehlikeli."
Gazetenin sürmanşetinde ise şu ifade vardı:
"Bir yaşındayız."
Yani "Taraf" Gazetesi yayına başlayalı bir yıl olmuş...
* * *
O zaman şunu soralım:
Bir yıl önce aklınız neredeydi?
Bu soruyu soruyorum, çünkü Erdoğan bu sözleri ilk defa söylemiyor.
Liberal aydınların hemen hepsinin hafızası çok zayıf.
Bir soruyla onlara hatırlatayım.
Başbakan Erdoğan, 2007 seçimlerini hangi sloganla kazandı?
Mesela, 22 Temmuz’dan üç hafta önce Kayseri meydanında halka ne söyledi?
O gün ben oradaydım.
Mitingin ana sloganı şuydu:
"Tek millet, tek devlet, tek vatan, tek bayrak..."
Seçimin görünen sloganı buydu.
Bir de görünmeyen, mahalle aralarında hálá söylenen sloganı vardı:
"Müslüman cumhurbaşkanı seçeceğiz..."
Bunların ikisi de etkili oldu.
Erdoğan bu sloganlarla yüzde 47 oy aldı.
* * *
Peki, "Beğenmiyorsan terk et" sloganı yeni mi?
Hayır o da değil. 22 Temmuz’un üzerinden bir ay geçmeden bu slogan da ortaya çıktı.
Ama o zaman bu söz Kürtlere değil, Hürriyet Gazetesi’nin köşe yazarı Bekir Coşkun’a söylenmişti.
O günlerde liberal aydınların ağzından öyle yüksek sesli bir itiraz işitmemiştik.
Ama iş Kürtlere gelince sesler birden yükseliyor.
Sakın bunlara bakıp Erdoğan’ın sözlerini tasvip ettiğim anlamını çıkarmayın.
Tam aksine, her iki sloganı da tehlikeli ve bölücü buluyorum.
Amacım, Türk aydınına musallat olan bir çifte standardı deşifre etmek.
* * *
Son günlerde yoğunlaşan tartışma bir kere daha şunu gösterdi.
Erdoğan, "demokrat" bir kişiliğe sahip değil.
Kendisi olmak istese bile, geldiği çevrenin kültürü buna izin vermiyor.
O çevre "itirazdan" hoşlanmıyor.
Muhalefeti sevmiyor.
Sevmeyebilir.
Asıl tehlikeli olan; itiraz edeni, muhalif ses çıkaranı susturma arzusu ve kararlılığı.
İktidara geldiği günden beri Doğan Grubu’na karşı yürüttüğü baskı yöntemlerine bir bakın.
Son bir buçuk yıl içinde yapılanları alt alta yazdığınızda ortaya demokrasi açısından ürkütücü bir tablo çıkıyor.
Nitekim Doğan Grubu ve başka bazı yayın kuruluşlarına karşı yapılan baskılar, kendine yakın hissettiği çevrelere sağlanan imkánlar, artık Batı’nın da dikkatini çekmeye başladı.
Avrupa Birliği İlerleme Raporu’nda yer alan uyarıcı cümleler, ileride gelebilecek başka uyarıların ilk işareti olarak kabul edilebilir.
İşte bu nedenle, liberal aydınlardan gelen eleştirileri çok olumlu buluyor ve destekliyorum.
Umarım bu uyarıların Başbakan üzerinde de olumlu etkisi olur.
* * *
Tekrar baştaki soruya dönüyorum.
Erdoğan bu sözlerinden dolayı oy kaybeder mi?
Kanaatimce kaybetmez.
O kaybetmez, ama bu sözler, yerel seçim politikası olmaktan çıkıp kalıcı bir zihniyet haline dönüşürse, Türkiye çok şey kaybeder.
|
 |
 |
|
|
|  |
|