Ana Sayfa
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
05 Temmuz 2009 Pazar 01:36
İstanbul 30ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Piyasanet
  • Strateji
  • Euractiv
  • Şehir Rehberi
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür - Sanat
  • Astroloji
  • Sinema / Fragman
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Video
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    04/07/2009
    9-24-26-32-41-49
    ŞANS TOPU
    24/06/2009
    4-5-13-15-30-9
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    13 Kasım 2008

    Ertuğrul ÖZKÖK

     

    Eğer biz milletsek


    BAZI anlar vardır, bir milletin bütün fertlerinin kalpleri, kalplerine karışıdır.

    Kimsenin bir şey söylemesine, bir çağrı, bir davet yapmasına gerek yoktur.


    Bir yerlerden ilahi bir ses gelir.

    Ve bir millet, aynı duygu etrafında saf tutmaya başlar.

    Dün gazeteye geldiğimde, daha bir gün önceden o ilahi sesi işitmiştim.

    Kurtuluş Savaşımızın son neferi de hayata veda etmişti.

    * * *

    O ses içinden diyordu ki:

    "Eğer biz bir milletsek...

    Eğer vatan dediğimiz bu toprak üzerinde bizi birbirimize bağlayan bir şeyler varsa...

    Eğer bu devlet, her şeyin bitti dediğiniz bir anda küllerinden doğmuşsa...

    Eğer o küller, binlerce, on binlerce, yüz binlerce insanın mücadelesi sayesinde onurlu bir devlet haline gelmişse...

    Eğer, o güneşi yeniden doğuran kahraman neslin son ferdi aramızdan ayrılmışsa...

    Evet işte öyle bir günse, hepimiz o ilahi sesi duyuyoruz demektir.

    Kendiliğimizden, kimseden talimat, emir, tavsiye almadan, beklemeden.

    Diyorum ya, dün işte böyle bir gündü.

    Telefonum çaldığında, içimden bir ses, "Son Mustafa’nın naaşı sadece musalla taşına sığmaz, millet töreni yetmez, devlet katafalkı da gerekir..." diyordu.

    * * *

    Bir gün önce Genelkurmay Başkanı törene katılacağını açıklamıştı.

    Dün CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "Ben de katılacağım" diyordu.

    Ama içimdeki ses, "Ya Meclis" diye haykırıyordu.

    Ya Yüce Meclisimiz, hepimizin iradesi...

    Çok beklemedim, telefon o sesi de getirdi.

    MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural arıyordu.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Köksal Toptan’a yazdığı dilekçeyi haber veriyordu ve hatırlatıyordu:

    "Kurtuluş Savaşı, Türkiye Büyük Millet Meclisi adına yapılmıştır."

    Arkasından, insanın ta kalbine dayanan o cümle:

    "Bu Meclis, gazidir..."

    Yani yarın gönlümüze uğurlayacağımız Son Mustafa gibi...

    Vural, TBMM Başkanı’na milletin dilekçesini veriyordu.

    Daha üç dakika geçmeden Yüce Meclis’in Başkanı dilekçeyi işleme koyuyor ve kararını bildiriyordu:

    "Son Mustafa, Meclis’in önünden devlet töreniyle İstanbul’a uğurlanacak."

    Önce milletin vekilleri uğurlayacak.

    Sonra milletin kendisi ve savaştığı silah arkadaşlarının ordusu.

    * * *

    Bazı anlar vardır, bir milletin bütün kalpleri, bütün yürekleri; bütün kalplerine, bütün yüreklerine karşıdır.

    Hepimiz aynı anda aynı şeyi hissederiz.

    Öyle anlarda devlet, milletine kavuşur.

    Millet de devletine.

    Bugün Cumhurbaşkanımızı orada görmek istiyoruz.

    Bundan önceki cumhurbaşkanlarımızı da.

    Başbakanımızı orada görmek istiyoruz.

    Bundan önceki başbakanlarımızı da.

    "Ya siz" derseniz, zaten hepimizin gönlü orada.

    Son Mustafa, fedakár bir neslin, cefakár bir kuşağın bize emanet bıraktığı son neferiydi.

    Bugün yerine getireceğimiz görev, işte bu kahraman nesle, Son Mustafa’nın naaşı etrafında saygı duruşudur.

    Onlar savaşmışlar, arkadaşlarını, yakınlarını kaybetmişler, yaralarını berelerini sardıktan sonra sessizce köşelerine çekilip İstiklal Madalyası’ndan başka hiçbir talepte bulunmadan sessizce ölümü beklemişlerdi.

    Onlar, bütün bir milletin saygı duruşunu sonuna kadar hak etmişlerdir.

    Bugün bir dönemi kapatırken, "Bizi hatırlayınız" diyenlerin kapılarını ardına kadar açmalıyız.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Ertuğrul ÖZKÖK
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Doğan HIZLAN
    Parisli nazik şoför arkadaşım

    Bekir COŞKUN
    Keneler...

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Benim güzel komşum

    Özdemir İNCE
    Nereye böyle Kemal Özer yoldaş

    Ahmet HAKAN
    Neredesin Bülent Arınç

    Enis BERBEROĞLU
    Veto ve onay ihtimali eşit

    Yılmaz ÖZDİL
    Çapkın

    Vahap MUNYAR
    ‘Krizden çıkıyoruz’ diyebilmek için işsizliğin azaldığını görmek gerek

    Yalçın BAYER
    AİHM’nin ‘Batasuna’ kararı AKP’ye ciddi bir hukuk uyarısıdır

    Cüneyt ÜLSEVER
    Fehmi Koru’ya cevaptır

    Ferai TINÇ
    Annelik izni

    Gila BENMAYOR
    Dünya Demokrasi Forumu 2023 yılında Mesudiye’de

    Şükrü KIZILOT
    Cennete gitme kararnamesi kayıp mı oldu

    Erkan ÇELEBİ
    Sirke 10 yıl yerinde saydı, elma ve narla 40 milyon doları yakaladı

    Rauf TAMER
    Tam bu mevsim

    Cengiz ÇANDAR
    İstanbul’u arkadan vurmak...

    Rahmi TURAN
    Eşekler ve insanlar!

    Soner YALÇIN
    Yazın dünyasının ünlü baba-oğulları

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH