10 Şubat 2012 Cuma 13:55
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 59984
DOLAR 1.7600
EURO 2.3310
€ / $ 1.3250
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 24/12/2011
21 - 23 - 26 - 31 - 39 - 47
ŞANS TOPU 20/04/2011
9 - 14 - 21 - 23 - 25 - 5
SÜPER LOTO 09/02/2012
19 - 20 - 29 - 33 - 34 - 52
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
12 Kasım 2008

Ertuğrul ÖZKÖK

 

Apartmanda hayat öpücüğü


ŞU sorunun gerçek cevabını çok merak ediyorum.Acaba Başbakan Erdoğan’ın, Güneydoğu’da bazı kişiler için söylediği, "Beğenmeyen, sevmeyen terk etsin" söylemi, ona oy kaybettirir mi?

"Ya sev ya terk et" muhabbeti kime ne kaybettirir meselesinde cevap arıyorsak, elimizde güzel bir örnek var.


Başbakan Erdoğan önceki yaz Hürriyet yazarı Bekir Coşkun’a kızıp, "Beğenmiyorsan ülkeyi terk et kardeşim" dediği zaman, bu sözler Hürriyet’e okuyucu kaybettirmedi.

Tam aksine getirdi.

Hürriyet’e karşı boykot çağrısı yaptığı zaman da aynı şey oldu.

Hürriyet’in tirajı düşmedi, tam aksine arttı.

Bu örnekten çıkarak benzer sonuca ulaşabilir miyiz?

Yani Erdoğan bu söyleminden dolayı oy kaybeder mi?

Güneydoğu’da belki.

Türkiye’nin geri kalan kısmında bu sözlerinden dolayı kaybedeceğini sanmıyorum.

Ama kaybedeceği çok önemli başka bir şey var.

Erdoğan kendisini bugünlere taşıyan ve parti kapatma davasında çok etkili olan "liberal entelektüel desteği" kaybedebilir.

Bunun daha şimdiden çok ciddi işaretleri var.

* * *

Bugün Hürriyet’te İtalya Başbakanı Berlusconi ile yapılmış bir mülakatı okuyacaksınız.

Eminim, bazı sözleri, Hürriyet okurlarının önemli bir bölümünü kızdıracak.

Çünkü Berlusconi, "Türkiye’de laik rejimin tehdit altında olmadığını" söylüyor.

Başbakan Erdoğan’ı büyük bir reformcu olarak gördüğünü belirtiyor.

Ayrıca ifade özgürlüğü konusunda önemli adımlar attığını ifade ediyor.

Oysa Avrupa Birliği’nin, daha geçen hafta yayınladığı İlerleme Raporu’nda, reformların ertelendiği, basın özgürlüğünün tehdit altında olduğu belirtiliyor.

Buna rağmen Avrupalı liderlerin gözünde Erdoğan’ın imajı hálá yüksek.

Bu destek nereye kadar gider?

Fazlasıyla kulak verdikleri aydınlardan gelen eleştirilere nereye kadar kulaklarını tıkayabilirler?

Batı kamuoyu bizimki gibi emosyonel değil, rasyoneldir.

Bir anlamda, denizler gibidir; geç ısınır, geç soğur.

Erdoğan’ın basına yönelik tutumu, İlerleme Raporu’na girecek kadar olumsuz etkiler yarattı.

Şimdi onun "Ya sev ya terk et" söylemi, Savunma Bakanı’nın "Ermeniler ve Rumlar gitmese milli devlet olur muyduk" sorusu da Brüksel’de bumerang etkisi yaratabilir.

* * *

Başbakan Erdoğan geçen cumartesi akşamı İstanbul’da Yeni Hayat Apartmanı’nda bazı aydınlarla bir araya geldi.

Katılımcılara baktım.

Son günlerdeki eleştirel konuma geçen çevreye pek itibar edilmemiş.

Onun yerine Can Paker gibi kayıtsız şartsız destekçi bir aydın kesimi tercih edilmiş.

Ben bu seçimi şöyle yorumladım.

Başbakan artık, kendi cenahından gelen eleştirileri de dinlemek istemiyor.

Bunu neye bağlamamız lazım?

Yorgun ve sinirli oluşuna mı?

Yoksa "tek adamlık" psikolojisinin, artık kalıcı bir karakter haline dönüşmesine mi?

İşte bu noktada tekrar Berlusconi’nin bugün yayınladığımız mülakatına dönüyorum.

Erdoğan, Batı dünyasındaki prestijini hálá sürdürüyor.

Ama yakın tarih bize şunları göstermişti.

Rahmetli Özal, Batı’da, gelişen dünyanın mucize yıldızı olarak kabul ediliyordu.

Gorbaçov, 20’nci yüzyıl tarihini değiştiren büyük reformcu olarak biliniyordu.

Her ikisi de dünya çapında liderler olarak kabul gördükleri, yani onların gözünde en itibarlı oldukları günlerde, ülkelerinde büyük siyasi hezimete uğradılar.

O yüzden Başbakan çok haklı.

İnsan "Ne oldum" değil, "Ne olacağım" diye bakmalı.

Böyle bakınca da Yeni Hayat Apartmanı’ndaki "hayat öpücüğü"nün hayat kurtarıp kurtarmayacağını merak ediyorum.



arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
Yazarlar Arşivi
Ertuğrul ÖZKÖK
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH